GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:113
Tarih:22.07.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA HAKAN ŞEREF OLGUN (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; zamanında da yapılsa, erken veya baskın da olsa siyasi partiler olarak artık seçim sürecinde olduğumuzun bilincindeyiz. Demokratik bir seçim sürecinin en temel şartı millet iradesinin sandığa eksiksiz yansımasıdır, bunun da en önemli güvencesi seçim güvenliğidir. Öncelikle vatandaşlarımızın bu konuda müsterih olmalarını diliyoruz. İYİ Parti olarak seçim güvenliği çalışmalarımızın startını verdik. Hukuk ve Seçim İşleri Başkanlığımız koordinasyonunda 81 ilimizi kapsayan kapsamlı bir çalışma programını hayata geçiriyoruz. İl ve ilçe teşkilatlarımızla bir araya gelerek sandık görevlilerimizin eğitiminden seçim kurullarındaki hukuki süreçlere, seçmen çalışmalarından dijital seçim yönetim sistemlerine kadar geniş kapsamlı atölye çalışmaları yapacağız. Çünkü biz seçim güvenliğini yalnızca seçim günü alınacak tedbirlerden ibaret görmüyoruz. Seçim güvenliği bugünden başlayan, sandıkların kurulmasıyla devam eden, oy verme işlemi, oyların sayımı ve dökümü, tutanakların düzenlenmesi, veri giriş süreçleri, itiraz mekanizmaları ve seçim sonuçlarının kesinleşmesine kadar devam eden bütüncül bir hukuk sürecidir. Seçim güvenliği yalnızca siyasi partilerin değil demokratik hukuk devletinin ve millet egemenliğinin de en temel güvencelerinden birisidir. Anayasa'mızın 67'nci maddesi vatandaşlara seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkını güvence altına almıştır. Bu anayasal hakkın gerçek anlamda kullanılabilmesi ise ancak seçimlerin serbest, adil, şeffaf ve dürüst bir ortamda gerçekleştirilmesiyle mümkündür. Aynı şekilde, Anayasa’nın 79'uncu maddesi seçimlerin genel yönetim ve denetimini Yüksek Seçim Kuruluna vermiş, seçimlerin düzen içinde yönetilmesini ve dürüstlüğünü teminat altına almıştır. Dolayısıyla, seçim güvenliği yalnızca idari bir organizasyon değil, doğrudan anayasal bir yükümlülük ve hukuk devleti ilkesinin vazgeçilmez bir unsurudur.

Burada önemli bir hukuki gerçeğin de altını çizmek isterim: Yeni kurulan veya kurulacak siyasi partiler ile 2023 seçimlerinde ilgili ilçede ilk 5 sırada yer almayan siyasi partiler seçime girmeleri hâlinde sandık kurullarına üye veremeyecek, yalnızca müşahit görevlendirecektir. Bu nedenle, sandık kurulu üyesi verme hakkına sahip siyasi partilerin sorumluluğu çok daha büyüktür. Sandık kurulu üyelerinin görevlerini mevzuata uygun şekilde yerine getirmeleri seçim sonuçlarının güvenilirliği açısından hayati önem taşımaktadır. Aynı şekilde, müşahitlerin de seçim mevzuatından kaynaklanan haklarını etkin biçimde kullanmaları sandık çevresindeki hukuka aykırılıkların zamanında tespit edilmesi ve gerekli itiraz mekanizmalarının işletilmesi bakımından büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle, seçim güvenliği yalnızca birkaç partinin omuzlarına bırakılacak bir mesele değildir. Seçim güvenliği demokrasiye inanan herkesin ortak sorumluluğudur. Sandığa atılan her oyun sahibi aziz milletimizdir. Bu nedenle, korunması gereken yalnızca siyasi partilerin oyları değil, milletimizin egemenlik hakkıdır.

Bu anlayışla, önümüzdeki günlerde bütün siyasi partilere buradan çağrıda bulunuyoruz: Partilerüstü bir anlayışla çalışacak ortak bir seçim güvenliği platformu oluşturma arzumuzu paylaşıyoruz. Bu platform seçim güvenliği konusunda bilgi ve tecrübe paylaşımını sağlayacak, seçim günü ortaya çıkabilecek hukuki sorunlarda koordinasyonu güçlendirecek, sahada görev yapan sandık kurulu üyeleri ve müşahitlere verilecek hukukçu desteği konusunda iş birliğini geliştirecek, seçim mevzuatındaki uygulama farklılıklarının giderilmesine katkı sunacak ve millet iradesinin sandığa eksiksiz yansıması için ortak bir dayanışma zemini oluşturacaktır. Amacımız siyasi rekabeti ortadan kaldırmak değil, demokratik rekabetin hukukun güvencesi altında gerçekleşmesini sağlamaktır.

Sandıkta siyasi rekabet elbette olacaktır ancak sandığın güvenliği konusunda rekabet değil, hukuk konuşmalıdır; ayrışma değil, dayanışma öne çıkmalıdır çünkü seçimlerin meşruiyeti yalnızca sandığın kurulmasıyla değil, seçim sürecinin her aşamasında hukuka uygun davranılmasıyla sağlanır. Hukukun üstünlüğüne olan güvenin korunması seçim sonuçlarına duyulan toplumsal güveni de güçlendirecektir. Güçlü demokrasilerin ortak özelliği yalnızca seçim yapmaları değil, seçimlere herkesin güven duymasını sağlayabilmeleridir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

HAKAN ŞEREF OLGUN (Devamla) - Bu vesileyle, seçimlerin şeffaf, adil, güvenli ve hukuka uygun şekilde yürütülmesi, millet iradesinin hiçbir şaibeye mahal bırakılmaksızın sandığa tam ve doğru şekilde yansımasının sağlanması amacıyla, yapılması gereken iş ve işlemlerin tespiti ve alınacak önlemlerin belirlenmesi amacıyla verdiğimiz araştırma önergemize desteklerinizi bekliyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti, YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar)