GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:112
Tarih:21.07.2026

CEVDET AKAY (Karabük) - Sayın Başkanım, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Söz konusu kanun teklifi 22 kanunda ve 2 kanun hükmünde kararnamede değişiklik yapıyor, 34 maddeden oluşan bir torba yasa. Tabii, Anayasa'ya uygunluk denetimi Meclis İç Tüzüğü'nün 38'inci maddesine göre yine yapılmadı. Yine tali komisyonlarda görüşülmesi gerekiyordu, o da İç Tüzük 23, 34 ve 37'nci maddelere aykırı bir şekliyle uzmanlık alanına göre tali komisyonlarda görüşülmedi. Görüşmeler esnasında 30 maddeyle başladı, 4 tane aniden gelen madde ihdaslarıyla beraber önümüze 34 madde olarak geldi ve devam etti. Burada da bu maddelerin nasıl hazırlandığı ve nasıl mesleki örgütlerle görüşülmeden önümüze geldiği, ilgili komisyonlarda görüşülmesi gerekirken önümüze geldiği hususlarıyla ilgili eleştirilerimize de cevap verilmedi. Etki analiziyle ilgili yeterli değildi rapor, etki analizi yeterli şekliyle yapılmamıştı.

Şimdi, bu ihdas edilen maddelerden 3'ü gerçekten çok kritik. Nükleer enerji santralleriyle ilgili burada damga vergisi muafiyeti, KDV iadesiyle ilgili hususlar ve kurumlar vergisinde azalmaya sebep teşkil eden istisna, indirimler ve muafiyetler var. Şimdi, 2026 yılı bütçesinde bir rakam vardı; "tahsilinden vazgeçilen vergiler" diye tabir ettiğimiz, vergi harcamaları kalemi olarak görülen 3 trilyon 5 milyarlık bir rakam. Şimdi, bu rakamın içerisinde siz buradaki muafiyet, istisna ve indirimleri düşünmüş müydünüz; onu sorduk, cevap alamadık. O zaman, bu 3 trilyon 5 milyar rakamını yanlış tahmin etmiş oluyorsunuz. Bu, muafiyet, istisna ve indirimlerle ne kadarlık bir vergi kaybı teşkil edecek?

Şimdi, bakın "örtülü sermaye" denilen bir şey var. Oradaki sermayenin 3 katı sınırını aşan bir borçlanma yaptığınız zaman ona ödediğiniz faiz giderlerini kurumlar vergisi matrahından düşüyorsunuz. Nükleer enerji santrali yapan firmalar için, lisans alan firmalar için bu oran 0,50 olarak uygulanırken şimdi 0,25 olarak uygulanıyor yani 1 milyar sermayesi olan bir şirketin 3 milyara kadar örtülü sermaye kabul edilmediği, üzerinde bir kullanım olduğunda -örneğin 6 milyarken sınır şimdi 12 milyar kullandığında da- bu faiz giderini matrahtan düşebilecek, gider kaydedebilecek yani bu 6 milyarlık tutar yüzde 40'tan borçlansa 2 milyar 400 milyon yapar. Kurumlar vergisi olarak da 600 milyonluk kurumlar vergisinde bir firma için düşüş sebep teşkil eder. Yirmi beş yılda da 15 milyarlık bir rakam. Siz bir taraftan bu kadar harcamadan, tahsilden, vergi tahsilinden vazgeçerken, bunları tahsil etmezken burada emeklilere 23.550 TL'yi reva görüyorsunuz. Emeklilere bu reva değildir. Bununla geçinilmesi mümkün değil. Açlık sınırı olmuş 36 bin, yoksulluk sınırı olmuş 116 bin. 17,76'lık TÜİK enflasyon oranıyla -ki gerçek enflasyon çok daha fazla- asgari ücrette 5 bin lira erime olmuş, en düşük emekli aylığında 3.552 TL erime olmuş, bu zammı layık görüyorsunuz. Biz teklif veriyoruz, kanun teklifi de verdik, bütün buradaki muhalefet partileri Komisyonda teklif verdiler. En düşük emekli aylığının net asgari ücrete bağlanması, net asgari ücretin de bizim teklifimiz 45.800 TL olması, altı ayda bir böyle kanun teklifiyle ilgili görüşme yapmayalım diye ifade ettik fakat maalesef bu teklif kabul edilmedi. Yine, ortalama emekli maaşı 24.200 TL. Şimdi, bu da yetersiz, bunların da artması gerekiyor. Seyyanen zam talep ettik. Çalışanlara verilen, memurlara verilen 2023 yılındaki seyyanen zammın arttırılmasını -ki 25 bin lira civarında yapıyor- verilmesini ve her kademedeki emeklinin kendi maaşına seyyanen zam yapılmasını teklif ettik, bu da kabul edilmedi yani bir taraftan altı ayda faiz giderlerine 1 trilyon 464 milyar öderken bir taraftan, buradan sermaye kesimine aktardığınız bu tutarların bize izahı mümkün değil, bunu kabul etmemiz mümkün değil.

Değerli milletvekilleri, şimdi, bu kanun teklifinde Kültür ve Turizm Bakanlığını ilgilendiren ve Ulaştırma Bakanlığını ilgilendiren birtakım sinema gelirlerinin desteğiyle ilgili... Örneğin, döner sermaye işletmeleri geliri var Kültür ve Turizm Bakanlığında; bu, döner sermaye işletmeleri sakıncalı. Bakın, 2021 yılında o zamanın Maliye Bakanı Sayın Lütfi Elvan demiş ki: "Döner sermaye işletmelerini azaltacağız, kapatacağız; bütçe birliği içerisinde bu harcamaları bütçeden yapacağız, bu gelirleri buraya aktaracağız." Ama maalesef bu böyle olmuyor. Sayıştay raporlarında ciddi tenkitler var, usulsüzlükler var, israf var. Bu döner sermaye işletmelerinin denetlenmesiyle ilgili büyük sıkıntı var, Meclisin bu denetimi ele alması gerekiyor. Bu tip harcamaların buradan yapılmaması ve bizim açımızdan da takip edilmesi gerekiyor.

Bir diğer husus da İşsizlik Sigortası Fonu'yla ilgili. Şimdi, İşsizlik Sigortası Fonu'nun büyüklüğü aşağı yukarı 678 milyarı buldu; bu Mart rakamı, şimdi 700 milyarın üstüne geçmiştir. Ciddi gelirleri var, bu gelirlerin yüzde 15'iyle imalatçıları desteklemekle ilgili 2028 yılı sonuna uzatım yapılıyor. Bu üç yılda bu rakamın 188 milyar olması tahmin ediliyor istihdamla ilgili -3.500 liralık destekten bahsediyorum- ama bir taraftan geçtiğimiz dönemde İşsizlik Sigortası Fonu'na olan devlet desteğini yüzde 1'den binde 5'e indiriyorsunuz, o zaman için 65 milyarlık bir rakam yapıyor, 2026'daki rakam 51 milyar. Turizmcilere verilecek destekte de 5,3 milyarlık bir maliyetten bahsediyoruz. Devlet hem İşsizlik Sigortası Fonu'na katkıyı azaltmış oluyor hem bir de devlet bütçesinden yapılması gereken harcamaları maalesef İşsizlik Sigortası Fonundan karşılıyor; bu da yanlış bir uygulama. İşsizlik Sigortası Fonu işsizleri desteklemek için var, eğer istihdama destek verilecekse, işverene destek verilecekse devlet bütçesinden aktarılması gerekir, ilgili bakanlık bütçesinden aktarılması gerekir. Bu hatalı uygulamadan da vazgeçilmesi gerekir.

Genel aydınlatma giderleriyle ilgili kıymetli milletvekillerimiz konuştu. Bu 2 kere geldi, 2024 Temmuzunda ve 2025 Ekiminde bütçe görüşmelerinden bir gün önce geldi. O zaman Plan ve Bütçe Komisyonunda bütün Komisyon üyeleri olarak buna itiraz ettik. Belediye gelirlerini, il özel idare gelirlerini azaltan ve hizmetlerde sıkıntı yaratacak bir uygulama olduğunu ifade ettik. Şimdi aynı teklif tekrar geliyor. Kanundaki oran yüzde 10, 2014 yılından itibaren yüzde 20 uygulanıyor, 3 kat artış, Cumhurbaşkanına da 2 kat artış yetkisi veriliyor yani yüzde 60 vergi gelirlerini belediyelerin kesiyorsunuz, belediyelerin hizmet yapmasını engelliyorsunuz, il özel idarelerinin de hizmet yapmasını engelliyorsunuz. Bu kanun teklifinin buradan çekilmesi gerekiyor.

Buradaki olumlu uygulama şudur: 2030 yılına kadar Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından aktarılan bu desteğin devam etmesi uygun fakat oranların eski oranlarda kalması ve Cumhurbaşkanı yetkisinin 2 kat olarak da kullanılmaması gerekiyor. Şimdi gelire ihtiyaç varsa, Bakanlığın da gelirine ihtiyaç söz konusuysa buradan bir şeyi bir daha ifade edelim: Şimdi, elektrik dağıtım şirketlerinin TEDAŞ'tan olan alacakları var değil mi? TEDAŞ bu firmalara borçlarını ödüyor, Bakanlık ödüyor, Bakanlık eliyle ödüyor ama aynı firmalar TEİAŞ'a borçluyken TEİAŞ bu alacaklarını alamıyor. E, bu alacakları tahsil edin, borç varken bir firmaya ödeme yapmak, bu borcu mahsup etmeden olmamalı. Bunun bir kanunla düzeltilmesi gerekiyor. Hemen kanun teklifi yapıp en azından borcun mahsuplaşma sistemiyle ödenmesi ve Bakanlık bütçesinin daha uygun hâle gelmesi gerekiyor. Yıllar itibarıyla Bakanlık bütçesi de sürekli azalıyor. 2025 yılında 45 milyar olan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesi bu kanunun geçirileceğini düşündüğünüz için 36 milyara çekiliyor. Bütün bakanlıklar arasında bütçesi düşen bir bakanlık, yüzde 20 oranında düşüş var; bir de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığında bir düşüş var, yüzde 48 oranında, onun sebebi belli ama. Bu hatalı uygulamalardan mutlaka vazgeçilmesi gerekiyor.

Değerli milletvekilleri, özetle, bu teklif metninde imalatçıların, turizmcilerin, esnafın, çiftçinin KOBİ'nin yararlanacağı bir düzenleme yok. Emekliler haricinde de bakıyorsunuz, intibak yasasıyla ilgili bir düzenleme yok, vatandaşlık maaşıyla ilgili bir düzenleme yok. BAĞ-KUR priminin 7.200'e düşürülmesiyle ilgili bir düzenleme yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

CEVDET AKAY (Devamla) - Teşekkür ederim Başkanım.

Taşerona kadro yok, intibak yasasıyla ilgili bir düzenleme yok. Bütün bu hususların bu kanun teklifiyle düzelmesi mümkün olurdu ama her şeyden önce kaynakların etkin ve verimli kullanılıp israfın önlenmesi ve bu bütçe imkânlarının dar gelirliden; emekliden, işçiden, esnaftan, çiftçiden yana kullanılmasının önünün mutlaka açılması gerekiyor.

Bu yüzden, biz bu kanun teklifine "Hayır." diyoruz.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Sağ olun, var olun. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)