GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:112
Tarih:21.07.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA YAVUZ AYDIN (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin millî ürünümüz olan fındıkla ilgili vermiş olduğu grup önerisi üzerine İYİ Parti Grubum adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, geçtiğimiz hafta bu kürsüden, millî ürünümüz olan fındığın nasıl bir fiyat baskısı altında tutulduğunu anlatmıştık; rekolte tahminleri üzerinden piyasanın nasıl manipüle edildiğini, üreticinin daha fındığını toplamadan, düşük fiyat psikolojisine nasıl mahkûm edildiğini verilerle ortaya koyduk. Son beş yılın ortalama rekolte yanılma payının yüzde 30'un üzerinde olduğunu söylemiştik, tahminî rekolte ile pazara inen ürün arasındaki farkın 1 milyon tonu aştığını ifade etmiştik. TMO'nun hasat öncesi, piyasaya ucuz fındık sürerek üreticiyi değil, yabancı tekeli yani Ferrero'yu rahatlattığını söylemiştik. Bütün bunlara rağmen, önergemiz üzerinde kürsüye çıkan AK PARTİ Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak meseleyi ciddiyetinden uzaklaştırmıştır; kendisi önce "Gaybı Allah bilir." dedi, sonra "Devlet rekolte tahminine göre hayat standardı belirlemez." dedi. Kendisi serbest piyasadan elbette haberdardır ancak kasıtlı bir aldatmacayı buradan da görüyoruz. Elbette gaybı Allah bilir amenna ama rekolte hesabı gayb meselesi değildir. Rekolte hesabı bilim, veri, sayım, saha çalışması ve denetim meselesidir. Bir tahmin sürekli aynı yönde sapıyorsa, sürekli üreticinin aleyhine sonuç doğuruyorsa, sürekli piyasaya ürün bol algısı veriyorsa orada artık masum bir tahminden söz edemeyiz. Orada sistematik bir piyasa yönlendirmesi ve kasıt var demektir. Bunlar tam olarak AK PARTİ iktidarının fındık politikasının bir neticesidir.

Değerli milletvekilleri, fındık Karadeniz'in alın teri, Türkiye'nin millî ürünü, yüz binlerce üreticinin geçim kapısıdır fakat bugün bu millî ürünün fiyat iradesi ne yazık ki üreticinin elinde değil, yabancı tekel olan Ferrero'nun elindedir. AK PARTİ'liler "Biz fındık üreticisini yalnız bırakmadık." derken onlara şu soruları sormak gerekmez mi: Peki, üretici yalnız değilse neden bahçesinde zarar hesabı yapıyor? Neden gübreyi, ilacı, mazotu, işçiliği karşılayamaz hâle geliyor? Neden gençler, fındık bahçesinden kopup göçe zorlanıyor?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

YAVUZ AYDIN (Devamla) - Mesele bu kürsüde şov yapıp fındığın içindeki potasyumu, magnezyumu, omega 3'ü saymak değildir, mesele Karadenizlinin alın teri olan fındığın değer bulup bulmamasıdır. Bakın, aynı Ordu Milletvekili çıktı, "Biz haşeratla, kokarcayla aynı sıkı mücadeleyi yaptık." dedi. Sizin mücadele anlayışınızı gördük. Kalkıp ilkokul çocuklarına ne yazık ki bisiklet vaadiyle kampanya yaparak böcek toplattınız. Neredeyse bir yıl olacak ne Tarım Bakanımız ne Sağlık Bakanımız bu konudaki soru önergelerimize cevap bile veremedi. Eğer buna "en sıkı mücadele" diyorsanız fındık üreticisinin neden hâlâ kokarca istilasıyla baş başa kaldığını da anlamış oluyoruz.

Bu nedenle, Cumhuriyet Halk Partisinin önerisini desteklediğimizi ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)