| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 112 |
| Tarih: | 21.07.2026 |
CHP GRUBU ADINA ELVAN IŞIK GEZMİŞ (Giresun) - Fındık başımızın tacı, fındığı hem giyeriz hem başımızın üstünde tutarız hem de ikram ederiz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sizleri alın terinin dik yamaçlarda yeşerdiği, dünyanın en kaliteli fındığının büyük emekle yetiştirildiği, Türkiye'nin en stratejik tarım ürünlerinden birini üreten Giresun'umun, Karadeniz'imizin selamlarıyla sözlerime başlıyorum.
Karadeniz'de ağustos ayı geldiğinde yeşil yamaçlar hareketlenir, gurbetten gelen aileler memleketine döner, kadın-erkek, genç-yaşlı herkes bahçelere koşar. Bizim için fındık zamanı yalnızca hasat zamanı değil, bereketin, dayanışmanın, ailelerimizin geçiminin ve umudun zamanıdır. Şarkılarımızın, türkülerimizin ana konusudur fındık. "Fındık dalda tekleme/ Derdime dert ekleme./Ben buradan gidersem/ Yâr sen beni bekleme." diye türkülerimiz vardır. (CHP sıralarından alkışlar) Bahçelerde şenliğimiz her zaman var fakat son yıllarda üreticimizin yüzünde sevinç azaldı. İstikrarsız fiyat politikaları nedeniyle neşesiyle bilinen Karadeniz insanının yüzü soldu, dünya lideri olduğumuz üründen üreticimiz emeğinin hakkını alamaz oldu. Geçtiğimiz yıl eylül ayında 350 TL'ye alıcı bulan fındık bugün 190 TL seviyelerine düştü.
Değerli milletvekilleri, fındık fiyatı belirlenirken alın teri görmezden geliniyor. Biz üretiyoruz, kazancı tekeller topluyor. Gübre fiyatları, mazot ve diğer giderler hızla artarken üreticiye sağlanan destek yok denecek kadar az. Karadeniz'de büyük adaletsizlik yaşanıyor. Dünyanın en kaliteli fındığını dik ve engebeli arazilerde büyük emekle yetiştiren Doğu Karadenizli üreticilerimiz düz arazilerde üretim yapanlara göre çok daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalıyor. Dekar başına yaklaşık 80 kilo verim alınan bu yamaçlarda işçilik ve üretim maliyeti katlanmakta. Bu nedenle, sürdürülebilir fındık üretimi için muhakkak ek destekleme modeli hayata geçirilmelidir. Fındığa hak ettiği değer verilmez, üreticinin emeğini karşılayacak taban fiyat açıklanmazsa önümüzdeki yıllarda ne Türkiye fındıktan hak ettiği ihracat gelirini elde edebilir ne de Karadeniz'de fındık üretimi sürdürülebilir. Bugün üretici bırakın bahçesine yatırım yapmayı, primini bile ödemekte zorlanıyor. Fındık bahçelerine sahip çıkmak, köyüne, toprağına, suyuna, ormanına sahip çıkmaktır. Son yıllarda hasat öncesi verilen rekolte tahminleri gerçek rekolte oranlarıyla bağdaşmamakta. Yanıltıcı tahminler nedeniyle fındık dalından toplanmadan fiyatlar baskılanmakta, alın teri hasat başlamadan değersizleşmekte. Yetersiz fiyatlar nedeniyle üreticiyi bahçesinden uzaklaştırmak, toprağından koparmak yalnızca tarımı değil, Karadeniz'in, doğasını, kültürünü ve geleceğini kaybetmektir. Bizler fındığın bereketiyle büyümüş Karadeniz'in çocuklarıyız. Fındık üreticisini asla yalnız bırakıp kaderine terk etmeyeceğiz.
Değerli milletvekilleri, her hasat döneminde aynı tablo yaşanıyor. Önce sessizlik, sonra belirsizlik, ardından geç Aaçıklanan fiyat. Pazara indiği yeşil fındık, hâlâ fiyatı belli değil. Bunun adı tarım politikası değil, üretici piyasaya terk etmektir. TMO piyasaya yön veren değil, piyasanın gerisinde kalan bir kurum hâline geldi. TMO'nun görevi üreticiyi korumak, piyasaya güven vermek ve istikrar sağlamaktır. Buradan Tarım ve Orman Bakanlığına sesleniyorum: Karadeniz'in dört bir yanından ziraat odalarının, örgütlerin, çiftçilerin ortak görüşünde olduğu gibi TMO taban fiyatı en az 350 TL olarak açıklanmalı, artan enflasyon oranına göre de fiyatı güncellenmelidir. Hızla piyasaya girerek yeterli alım yaparak TMO üreticiyi korumalıdır. Giresun kalite fındığına yıllardır dile getirdiğimiz gibi en az yüzde 10 kalite farkı mutlaka verilmelidir. Karadeniz için fındık yalnızca tarım ürün değil, ekonominin lokomotifidir. Ağustos ayında biz fındık bahçelerimizde olacağız.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, lütfen tamamlayın.
ELVAN IŞIK GEZMİŞ (Devamla) - Fındığımızı neşeyle toplamak, lezzetle ikram etmek, sofralarımıza bereket olarak taşımak istiyoruz. Fındığın tadını acılaştırmayın. Fındığın tadını acılaştıran ne topraktır ne iklim, acı olan emeğin hak ettiği değeri alamamasıdır. Karadeniz'de yine neşeyle "Bir fındığın içini yâr senden ayrı yemem. Bugün gördüm yârimi, öldüğüme gam yemem." diyerek türküler söylemek istiyoruz. Fındığın başkenti Giresun'un Milletvekili olarak bahçede, sahada ve Türkiye Büyük Millet Meclisinde fındık üreticimizin sesi olmaya devam edeceğim.
Genel Kurulu ve hemşehrilerimi saygıyla selamlıyorum. (CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)