GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:112
Tarih:21.07.2026

CHP GRUBU ADINA OKAN KONURALP (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; DEM PARTİ'nin sayın sözcüsü Suruç katliamının hukuki ve idari süreciyle ilgili detaylı bilgilendirmeyi yaptı. Bu önergeye katliamın üzerinden geçen on bir yıla rağmen neden hâlâ ihtiyaç duyulduğunu açıkladı. Dolayısıyla tekrara düşmeden ben de katliamla ilgili düşüncelerimi partim adına sizlerle paylaşmak istiyorum.

Sayın milletvekilleri, Suruç'ta IŞİD tarafından bir katliam gerçekleştirildi, 33 kişi hayatını kaybetti ve on bir yıldır katliamın üstündeki karanlık örtü kaldırılamadı. On bir yıldır, her 20 Temmuzda Suruç'un acısıyla yeniden ve yeniden "Suruç'ta aslında ne oldu?" sorusunu soruyor, bu soruya kararlılıkla yanıt arıyoruz. Bu bağlamda, aradan geçen on bir yılın sonunda önümüzde şöyle bir tablo var: Katliamı gerçekleştiren IŞİD'in politik ve teolojik havzasında yetişmiş bu köktenci havzanın önemli isimlerinden birine dönüşmüş Ahmed Şara Suriye'nin Cumhurbaşkanı oldu. Peki, başka ne oldu? Katliamda yaşamını kaybedenlerin ve yaralananların Suruç'ta bulunma nedeni IŞİD kuşatması nedeniyle yerle bir olan Kobani'yle dayanışmaydı ve bugün, Kobani'de Şam Hükûmeti ile SDG arasında Ocak 2026'da varılan mutabakatta yer alan "Suriye topraklarını birleştirme ve bölgede tam entegrasyon sürecini gerçekleştirme" maddesi doğrultusunda bir süreç yürütülüyor. Biz de Suriye'de yaşananlarla da ilişkili bir süreci ülkemizde yürütüyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun çalışmaları doğrultusunda toplumsal barış veya terörsüz Türkiye veya barış ve demokratik toplum inşası olarak nitelendirilen yeni bir başlangıcı menzile ulaştırmaya çalışıyoruz.

Sözün özü, hiçbir şey on bir yıl önceki gibi değil, başka bir iklimdeyiz ve hepimizin sorumluluğu bu başka iklime uygun davranmaktır. Gerekçesi ne olursa olsun bir yıl öncesine kadar Suruç'la ilgili benzer önergelerde gösterilen karşıtlıkta ısrar edilmemelidir ve unutmayalım ki Suruç'ta ve benzer katliamlarda hayatını kaybedenlerden öğrendiğimiz çok şey var. Öğrendiklerimiz içinde en kıymetlisi hiç şüphesiz yaşamanın güzelliği. Şimdi sıra değişen iklimin de sonucu olarak bizde, yaşamın güzelliğini bize Suruç'ta yaşamlarını kaybetme pahasına öğretenlere borcumuzu ödeme vakti, onların aziz hatıralarına "Suruç'ta aslında ne oldu?" sorusunun yanıtını eksiksiz teslim etmek zorundayız. Dolayısıyla Suruç katliamını zaman aşımı uygulamasının dışına çıkartmak ve katliamda sorumluluğu bulunan tüm gerçek failleri ortaya çıkartmak hepimizin sorumluluğudur. İhmali olan kamu görevlileri hakkında etkin ve bağımsız soruşturma yürütülmesini, firari sanıkların yakalanması ve yargı önüne çıkarılmasını, adil ve şeffaf ve etkin bir yargılamanın yapılmasını hep birlikte sağlamalıyız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

OKAN KONURALP (Devamla) - Bu duygu ve düşüncelerle Suruç katliamında hayatını kaybedenleri saygıyla anıyor, hakikat arayışının bir örneği olan önergeye "evet" diyeceğimizi ifade ediyorum.

Son olarak gazeteci meslektaşım Alican Uludağ'ın geçtiğimiz saatlerde gözaltına alındığını öğrendik. Alican Uludağ, gazetecidir, yazdıkları, kamuoyuna aktardıkları gazetecilik faaliyetidir. Alican'a yönelik bir nevi kan davasına dönüşmüş olan yargı baskılarına son verilmeli, kendisi vakit geçirmeksizin serbest bırakılmalıdır diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar)