| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 112 |
| Tarih: | 21.07.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ne yazık ki ülkemiz güvenli bir yer değil, karanlık bir geçmişle iç içe yaşıyoruz. Yakın tarih içerisinde Suruç katliamı, Gar katliamı, 15 Temmuz benzeri pek çok hadise oldu. Tarihin yönünü değiştiren, ülkemizi şekillendiren durumlarla karşı karşıya kaldık ama gerçek anlamda iç yüzünü ne yazık ki bilmiyoruz. Hemen her olayda bir şekilde operasyon yapılıyor ama şüphe bulutları hiçbir şekilde dağılmıyor. Dolayısıyla da her cevapsız kalan soru yeni şüpheleri ortaya çıkarıyor. Ülkemizde askerî vesayet bitti diye sevinirken bugün mahkeme kararlarının havada uçuştuğu bir dönem yaşıyoruz. Gün geçmiyor ki... Her gün ya bir belediyeye kayyum atandığı, bir siyasetçinin tutuklandığı ya da sosyal medyadaki herhangi bir kimsenin iktidarın aleyhine yayın yaptığı gün gözaltına alındığına şahit oluyoruz. Ne yazık ki ülkemizde hukuk siyasetin gölgesi altında. Ne yazık ki bugün adalette yargı borsasından, rüşvet çarkından, skandal dizilerden söz ediliyor ama "Olamaz böyle bir şey." hiçbir şekilde demiyoruz çünkü biliyoruz ki adalet mekanizmamız her yönüyle büyük şaibe altında.
Bakın, şu anda konuştuğumuz hadise Suruç katliamı. Olayın üzerinden on bir yıl geçti ama ortada ne olduğunu hakikaten hâlen bilmiyoruz ve bugün bu tür olaylarda cezasızlık algısı olduğu için de bu tür olaylar yenilerini doğuruyor dolayısıyla da bir olayın örtbas edilmesi ülkenin geçmişini temizlemiyor, aksine yeni suç çetelerine cesaret veriyor. Bunun sonucunda da devlete güven sarsılıyor; adaletin, istihbaratın yok olduğu bir dönemle karşı karşıya kalıyoruz. Onun için de kamunun görevi bu olayların iç yüzünü ortaya çıkarmak, toplumun huzur içerisinde olmasını sağlamaktır. Bunun belki pek çok sebebi oldu ama biri de göç meselesi. Ne yazık ki ülkemizdeki göç dalgası Avrupa Birliğine tampon bölgesi olarak oluşturuldu.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Sonuçta da bir pazarlık konusu olarak, dış politikada pazarlık konusu, içeride de ucuz iş gücü olarak bu plansız göç sayesinde ülkemizdeki hem demografik yapı bozuldu hem çalışma hayatı hem de toplumsal huzur etkilendi. İşte bugün sınırların bu kadar denetimsiz olduğu bir dönemde bunun doğal bir sonucu olarak da her geçen gün yeni yeni suç şebekeleri ortaya çıkıyor. Onun için, devlet yönetimi bir taraftan sınır güvenliğini, bir taraftan insan haklarını, bir taraftan kamu düzenini, bir taraftan da toplumsal huzuru denge içerisinde götürmek zorundadır. Şu kitle benim karşımdadır, onun üzerine, tepesine bineyim. Bunlar benim tarafımdadır, bunlara ses çıkarmayın denilemez. Hesap sormak, suçluyu ortaya çıkarmak, ihmali olanlara her ne gerekiyorsa onu yapmak bu ülkede huzurun temel şartıdır. Hamasetle adalet tesis edilmez. (YENİ YOL sıralarından alkışlar)