| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 112 |
| Tarih: | 21.07.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA İBRAHİM AKIN (İzmir) - Evet, Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; öncelikle hemen söyleyeyim ki biz DEM PARTİ olarak bütün darbelere, darbeci anlayışlara ve aynı zamanda darbe kliğine karşı her zaman itirazlarımızı söyledik. Duruşlarımız çok nettir, her zaman demokrasiden yanayız, kime, niçin, nasıl yapılırsa yapılsın bizim için darbeler karşısında durmak temel ilkelerimizden biridir. Ancak yaşadığımız pratiğin on bir yılını geriye döndürdüğümüzde, iktidar maalesef bu konuyla ilgili yani 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili gelişmeleri hep kendi mağduriyeti üzerine kurmuş ve bu mağduriyeti kullanarak bugüne kadar gelmiştir. Bir darbe girişimi sonrası Türkiye'de ilk kez on bir yıl olağanüstü hâl rejimiyle yönetilen ve sürekli darbelerle yaşadığımız bir pratik gerçekleşmiştir. Bu ülkede binlerce insan OHAL yönetimi çerçevesinde işsiz bırakılmış, sadece işsiz bırakılmamış, aynı zamanda çoluk çocuğu, yakınları da kodlanarak maalesef hayat dışı bırakılmaya, açlıkla terbiye edilmeye çalışılmıştır. Bu konuyla ilgili, yaklaşım açısından bakıldığında iktidar yandaş edindikleri herkesi yanına almış ancak kendi ilişkileri açısından bakıldığında şu çok açık görülmüştür ki yaklaşık yirmi iki, yirmi üç yıllık dönem içerisinde bakıldığında bir iş birliği içerisinde olan siyasal ilişki bir süre sonra çatışmaya ve sonra karşılıklı bir mücadeleye dönüşmüştür ve bunun yarattığı bir sonucu biz hep beraber yaşadık.
Bunu şunun için söylüyorum: Özellikle Meclisteki araştırma komisyonunun notları, hazırlıkları bu Genel Kurula gelmemiştir. Meclis aynı zamanda araştırma komisyonu içerisinde kritik öneme sahip olan kişileri ve kimlikleri burada sorgulayamamıştır, ifadeye gelmemiştir ve şu anda bunlar hâlâ görevlerine devam etmektedir. Dolayısıyla şunu söylemekte fayda var: Bu Meclis eğer hem araştırmayı hem denetlemeyi hem de yasa çıkarmayı yapacaksa bunun gereğinin önüne geçilmiş bir durumla karşı karşıya kaldığımızı çok net bir şekilde burada görmüş durumdayız. Biz şunu söylüyoruz: Bu süreç içerisinde, aslına bakarsanız bu bahaneyle yani 15 Temmuz bahanesiyle ülke neredeyse sürekli darbelerle yönetilmiştir. Bizim ülkemizde maalesef yerel yönetimlerle ilgili yaşadığımız pratik çok somut olarak şunu göstermiştir ki kayyumlar rejimi de bir darbe girişimidir, darbe tarzıdır ve darbe girişiminin fiilen uygulanmasının bir sonucudur. Biz ülkemizde çeşitli darbelerin pratiğini yaşadık; 12 Mart, 12 Eylül ve bunların geçiş süreçleri açısından bakıldığında aslında bugünkü yaşadığımız on bir yıllık döneme baktığımızda bir tarz, gerçekten onların ifadesiyle söylemek gerekirse Allah'ın lütfu olan konu bir anlamda kendi siyasal iktidarlarının ve tek adam rejiminin inşasına dönüşmüş, otokratik, otoriter bir rejimin inşasına vesile olmuş durumdadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
İBRAHİM AKIN (Devamla) - O bakımdan, bu süreçle gerçek anlamda yüzleşmek gerekirse iktidar bunu nasıl ve niçin kullandığı, neden açığa çıkarmadığı, neden müdahale etmediği ve aynı zamanda bunu nasıl kullandığı, hayatın on yıllık pratiği içerisinde Türkiye halklarının gözleri önünde yaşanan bir gerçektir. O nedenle sahici olalım, gerçekçi olalım. Bu ülkede demokrasi yoktur, bu ülkede bağımsız hukuk yoktur, bu ülkede gerçek anlamda Meclisin denetim yetkisi yoktur ve dolayısıyla bu ülke bu kadar kuralsız ve kontrolsüz bir rejim içerisinde yönetilirse elbette bu sorunlar olacaktır. Bizim için darbeler karşısındaki çözüm, en geniş demokratik hakların kullanılması, açıklığın, şeffaflığın ilan edilmesi, bağımsız, güçlü bir yargının olması, demokrasinin bütün kurum ve kurallarıyla işlemesidir ancak şu anda bu ülkede maalesef böyle bir demokratik kriter söz konusu değildir. Dolayısıyla darbelerle güvenlik politikasıyla değil, gerçek demokratik kriterleri hayata geçiren ve halkın bu süreç içerisinde katılımını sağlayan bir yönetimle ancak baş edebilirsiniz. Bu yöntemle devam ederseniz sürekli darbe kliğinin örgütlenmesine sebep olursunuz, bundan vazgeçin. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)