GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:112
Tarih:21.07.2026

İYİ PARTİ GRUBU ADINA TURHAN ÇÖMEZ (Balıkesir) - Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Sizlere çeyrek asırlık bir fotoğraf göstereceğim. Yıl 2003, AK PARTİ'nin iktidarının ilk yılı. Sayın Gül, zamanın Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı, bir genelge yayınladı, bu genelgede diyordu ki: "Hizmet hareketinin okulları her yerde devlet okulu olarak kabul edilecek." O zaman FETÖ falan konuşulmuyor. "Devlet okulu olarak kabul edilecek ve bu okulların ziyaret edilmesi teşvik edilecek. Bu okulların bulunduğu ülkelere giden milletvekillerine ve bakanlara o ülkenin büyükelçileri iştirak edecek ve bu okulların o ülkelerde itibar kazanması için gereken yapılacak." Yıl 2003. FETÖ okullarına destekle başladı ilk adımınız.

İkinci adım: Yıl 2004, Millî Güvenlik Kurulunda, MGK'de bir karar alındı -MGK kararı elimde- bu kararda deniyor ki: "FETÖ yapılanması var bu ülkede; yurt dışı ayağı var, yurt içi ayağı var, son derece tehlikeli bir örgüt. Tedbir alalım, gerekeni yapalım." Altında zamanın Cumhurbaşkanı Sayın Sezer'in, zamanın Başbakanı Sayın Erdoğan'ın ve diğer bütün yetkililerin imzası var. "Önlem alalım, terör örgütü yuvarlanıyor devletin içerisinde." Altında imza var ama hiçbir şey yapılmadı. Daha sonra, o dönemde Genelkurmay Başkanı olan Sayın Başkan bir açıklama yaptı, dedi ki: "Aslında bizi bir felaket bekliyordu, ben bu felaketi o zaman söylemiştim." Yani, o MGK uyarısında aslında sözlü olarak bir felaketin bu ülkeyi beklediğini söylemiş. Bir yıl sonra, yıl 2004, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı kuruldu bu ülkede. Kime verdiler? Ulaştırma Bakanlığına. Peki, başına kimi getirdiler? Basri Aktepe'yi getirdiler; katalog evliliği yapmış, FETÖ'nün en önemli, en üst düzey yöneticilerinin damadı olan birisini getirdiler. Peki, kimdi bu adam? Bu adam FBI'ın yetiştirdiği bir Amerikan ajanıydı ve bu Amerikan ajanını getirdiler, nereye koydular? Yanındaki 40 kişiyle beraber Türkiye'de iletişimin kalbine yerleştirdiler. Belki içinde hâlâ sizin, bizim, hepimizin konuşmaları da vardır. Yasa dışı herkesin konuşmalarını dinlediler, bilmem kaç milyar saatlik konuşmaları topladılar, Amerika'ya gönderdiler bunları. Bunu yapan kimdi? Bunu yapan FETÖ'nün en üst elemanlarından biri. Peki, kim tayin etti, bu yapıyı kim kurdu? Siz kurdunuz göz göre göre ve bir FBI ajanını, bir FETÖ ajanını getirdiniz, bu yapının başına koydunuz.

Ergenekon ve Balyoz dönemlerini Sayın Başkanım gayet iyi hatırlar. O dönemde bize yapılan zulümler, o dönemde bize yapılan haksızlıklar, eziyetler... Sayın Erdoğan'a söyledim "Bir gün gelecek bu örgüt, bu alçak örgüt size de aynısını yapacak; Allah aşkına, demokrasiden ayrılma, hukuktan ayrılma." dedim, o dönemde, sürgün yıllarında bizzat kendim uyardım; umurunuzda olmadı. Ve o dönemde altına zırhlı araçlar verdiğiniz, "Ben bu davanın savcısıyım." dediğiniz, "Türkiye bağırsaklarını temizliyor." diye her yerde konuştuğunuz süreç bu ülkenin başına bela oldu, bütün yurtseverlerin canını okudunuz o dönemde.

Kozmik oda, 2009... Son derece yersiz bir gerekçeyle "Sayın Bülent Arınç'a suikast yapılacak." dendi ve başında FETÖ üyesi bir yapının bulunduğu yargı heyeti bu kumpasla beraber kozmik odaya soktular ilgilileri ve yetkilileri, tam yirmi gün kozmik odada araştırma yapıldı ve bu kozmik odada yapılan araştırmanın neticesinde her şey, ne var ne yoksa hepsi Amerika'ya gönderildi ve ondan sonra devletin on yıllar boyu biriktirdiği bütün istihbari bilgiler Amerika'nın eline geçti.

Işık Koşaner ve kuvvet komutanları istifa ettiler, yıl 2011, dediler ki: "Bu iş olmaz, FETÖ devletin içerisinde yapılanıyor, yapmayın Sayın Başbakanım." Kimsenin umurunda olmadı. Yıl 2012, o yıla kadar Sayın Erdoğan'ın bütün yurt dışı gezilerini DEİK ayarlıyordu, bütün işadamlarına dediler ki: "TOBB sen bir kenarda dur." Kim gelecek yerine? TUSKON gelecek. FETÖ'nün işadamlarını getirdiniz, Sayın Erdoğan'ın bütün yurt dışı gezilerine onları soktunuz ve ondan sonra bunlar başta Afrika ve Orta Asya olmak üzere yuvalandılar, yapılandılar ve herkes bu örgütün üyesi olmak için çaba harcamaya başladı.

Daha sonra MİT kumpası, hatırlayacaksınız, şimdiki Dışişleri Bakanı zamanın MİT Müsteşarına bir kumpas yapıldı. Bu çok önemlidir bu tarih; bakın, 7 Şubat MİT krizi ve daha sonra Sayın Dışişleri Bakanı Hakan Fidan diyor ki: "FETÖ'nün devlet içerisinde en fazla yapılandığı dönem buydu. Biz o zaman biliyorduk." Fakat çok ilginç bir şey söyleyeceğim ben size, yine aynı dönemlerde Sayın İlker Başbuğ'u terörist olduğu gerekçesiyle içeriye attınız.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun tamamlayın.

TURHAN ÇÖMEZ (Devamla) - Çok ilginç "FETÖ'yü artık tespit ettik." dediğiniz dönemden hemen sonra haziran ayında Sayın Erdoğan FETÖ'nün etkinliklerine katıldı "Dön hocam, dön. Ölüyoruz, bitiyoruz sizin için. Dön, nerede kaldın..." Yanı sıra, Numan Kurtulmuş'un, Meclis Başkanımızın ifadeleri burada "Ben hoca efendinin yerinde olsam Türkiye'ye gelirim..." FETÖ her yere kol kanat germiş, devletin kılcal damarlarına kadar nüfuz etmiş ama devletin en tepesi kucak açıyor. Ardından Sayın Davutoğlu'nun 2014'te dinlenmesi meselesi, YAŞ terfileri, 2014'te yapılan YAŞ terfileri, biline biline bu terfiler yapıldı ve bu terfilerde görev alan bütün albaylar, üst düzey komutanlar daha sonra 15 Temmuz darbe girişimine girdiler.

ByLock; 2015'in Eylülünde byLock tespit edildi, 2016'da deşifre edildi ve byLock'la ilgili bütün ilişkiler ortaya çıktı fakat gene bir şey yapmadınız ve arkasından ne yazık ki hain darbe girişimi ortaya çıktı.

Şimdi, konuşacak çok şey var.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

TURHAN ÇÖMEZ (Devamla) - Bitiriyorum Sayın Başkanım, istirham ediyorum.

Ben size sadece bir fotoğraf çektim. İlgi duyanlara bu örgütün ne olduğunu bütün belgeleriyle ve detaylarıyla öğrenmek isteyenlere çok daha fazla belge verebilirim. Yalvardım Sayın Erdoğan'a; bu örgütle aranızı açın, bu örgüt baş belasıdır, arkasında emperyalistler vardır... O zaman ne diyorlardı? "Ne istediler de vermedik?" En sonunda denildi ki: "Allah da affetsin, millet de affetsin." Allah'ın da affetmesi mümkün değil, milletin de affetmesi mümkün değil. Devletin yetkilileri böyle bir hata yapamaz. Gelin, bu komisyonu kuralım. Daha size söyleyecek çok şeyim var, konuşacak çok şeyim var. Bir daha böyle alçak örgütler -adı ne olursa olsun- bu ülkede yuvalanmasın, yapılanmasın. Bu ülke hepimizin. Bu ülke sadece AK PARTİ'nin, Cumhuriyet Halk Partisinin ve diğer partilerin değil hepimizin ve hepimiz iyi niyetle uğraşıyoruz. Gelin, bir daha bu ülkenin başına böyle bir bela olmaması için İYİ Parti'nin verdiği önergeyi kabul edin ve bu ülkede bir daha emperyalist uşakları dal budak salmasın diyorum.

Teşekkür ediyorum, sağ olun. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)