| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 112 |
| Tarih: | 21.07.2026 |
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Sayın Başkanım teşekkür ediyorum. Sizi ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Sözlerime başlarken elli iki yıl önce, 20 Temmuz 1974 şafağında Türkiye Cumhuriyeti yanı başındaki soydaşlarının kanının akıtılmasına, uluslararası antlaşmaların çiğnenmesine ve Kıbrıs'ın bir oldubittiyle ilhak edilmesine asla seyirci kalmayacağını yaptığı barış harekâtıyla ortaya koymuştur ve biz bugün bunun yıl dönümünü idrak ediyoruz, kutluyoruz. Kıbrıs Barış Harekâtı, 1960 Garanti Antlaşması'nın bize verdiği meşru haklara dayanarak sadece Türkler için değil, aynı zamanda adadaki Rumlar için de barış ve huzuru tesis eden tarihî bir müdahaledir. O gün adaya inen paraşütler bir savaş için değil, yıllarca süren zulüm ve asimilasyon politikasının bitirilmesi amacıyla adaya inmiştir. Bugün Kıbrıs'ta bir huzur var ve kan akmıyorsa bunun yegâne teminatı 1974 ruhudur. Bugün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemen eşitliğini ve eşit uluslararası statüsünü her platformda savunmak, Kıbrıs meselesinin haklı davasını savunmak bir dış politika meselesi değil, bütün Meclisimizi ve partilerimizi ilgilendiren bir millî davadır. Ben bu vesileyle o zor günlerde almış oldukları siyasi kararlar ve sahada yürüttükleri büyük mücadeleyle döneme damga vuran merhum Başbakan Bülent Ecevit'i, merhum Necmettin Erbakan Hocamızı, Doktor Fazıl Küçük'ü ve Rauf Raif Denktaş'ı rahmetle anıyorum. Adanın toprağı vatan yapan aziz şehitlerimizin ruhları şad olsun; kahraman gazilerimize minnet ve şükranlarımı sunuyorum.
Kıbrıs mevzusu olduğunda daha önce de söyledik, böyle bir anma gününde bu detaya girmiyorum ama Kıbrıs'ın da Türkiye Cumhuriyeti adına mafya, illegal suçlar, uyuşturucu ve kumarla anılan değil, gerçek anlamda bir yavru vatan olan, mütemmim cüzü olan hukuk, adalet ve demokrasinin egemen olduğu bir devlet olarak hayatını sürdürmesi de şüphesiz Türkiye Cumhuriyeti devletinin tutumuna ve çabalarına bağlıdır diyorum.
Sayın Başkanım, geçen hafta hepimizin gündemini şok edici bir şekilde ahbap soruşturması egemen aldı. Ahbap soruşturması Haluk Levent'in şahsında birçok zanlının ifade verdiği ve çok önemli delillerin ortaya döküldüğü bir soruşturma olarak ilerliyor. Her şeyden önce şunu ifade etmek lazım: Hukuk güvenliği herkes için geçerlidir, en azılı katiller ve en büyük dolandırıcılar için de. Bu soruşturma hakkındaki MASAK belgelerinin, soruşturma ifadelerinin sosyal medyaya servisi ve bunun âdeta bir iletişim modeli olarak kullanılması doğru değildir, kabul edilemez. Bugün bir dolandırıcı için gerekli olan hukuk güvenliği yarın herhangi bir vatandaşımız için de gerekli olacaktır ve burada yanlış yolları usul ittihaz ettirmemek gerekir. Ahbap soruşturmasında gerek ortaya çıkan deliller gerekse de soruşturmada bir numaralı zanlı Haluk Levent olmak üzere birçok ismi geçenin kamuoyuna doğrudan verdiği mesaj ve açıklamalar hukuka aykırı birtakım işlemlerin döndüğünü tespit ve teyit ediyor ve Haluk Levent'in bir tür suistimal, bir tür dolandırıcılık, bir tür güvenin kötüye kullanılması olarak tarif edilecek para döngüsünde, zincirinde maalesef Ahbap Derneğinin de varlığının kullanıldığı anlaşılıyor. Ahbap Derneği gibi bir dönem sembolleşmiş, herkesin büyük desteğini almış bir derneğin bugün bir dolandırıcılık ve emniyeti suistimal soruşturmasında adının geçiyor oluşu aslında zaten iyice azalmış olan toplumsal güven duygusunun erozyona uğraması açısından oldukça vahimdir. Burada hepimizin serinkanlı bir değerlendirme yapması gerekir. Bu serinkanlı değerlendirmenin en başına ben -izin verirseniz- Türkiye'de kumar, bahis bunun legal ve illegal boyutunun yaygınlaşmasını koyayım. Şurada defalarca yasama faaliyeti yürütülürken arkadaşlarımıza, AK PARTİ'li dostlarımıza dedik ki kumarın legali, illegali olmaz. Legal kumar özellikle Millî Piyangonun özelleştirilmesi sonrasında milyarlarca liralık bir rant devri olarak devlet kontrolünde büyütülmüştür.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Döneminde birkaç Loto, birkaç çekilişle devredilen Millî Piyango bugün herkesin cebinde büyük bir casino canavarına dönüşmüştür. Haluk Levent'in içine düştüğü girdap göz önüne alındığında bugün ismini, sanını bilmediğimiz ama Anadolu'nun bir köşesinde her gün intihar vakalarını duyduğumuz milyonlarca vatandaşımız açısından artık ertelenemez bir durumdur. Burada, legal kumarın, reklam giderlerinin toplam giderlerden çıkartılması gibi bir madde geldi. Oysa, Genel Başkanımız Sayın Ali Babacan da defalarca kez söylüyor, bu iktidar için kumar ve bahise son vermek bir gece bir düğmeye basmak gibi kolaydır, bir gazetecinin gözaltına alınmasından daha kolaydır, bir muhalif sosyal medya kullanıcısının tespit edilip bir sabah vakti evine baskın yapılmasından çok daha kolaydır. Gelin, bu kumar ve bahisin illegal boyutunu kalıcı bir şekilde, legal boyutunu ise büyük bir oranda küçültülerek sadece belli başlı birkaç çekilişle sınırlandıracak bir hâle getirelim.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Keşke tamamı sonlandırılsa ama artık hani bu lotarya, Millî Piyango, belli konuların tamamen ortadan kaldırılması mümkün olmayabilir ama ya bir maçın kaçıncı dakikasında faul oynanacağı, kaçıncı dakikasında kırmızı kart görüleceği, maçın kaç dakika uzatılacağı üzerine bahis oynanabilir mi? Bu ülkede oynanıyor hem de Spor Toto eliyle oynanıyor, giriniz ilgili sayfalara bunu görürsünüz, bunu ortadan kaldırmanız gerekiyor.
İkincisi, o dönem ısrarla vurguladık, Ahbap ile Kızılay yarıştırılamaz, Ahbap ile AFAD yarıştırılamaz, birisi devletin sorumluluk kuruluşudur, öbürü gönüllü bir harekettir ama iktidar öyle anlaşılıyor ki bugün bile AFAD'a ya da Kızılaya karşı Ahbap ve benzeri kuruluşların niçin ilgi ve alaka gördüğünü analiz etmemiş, bunu anlamaya çalışmamış.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Son dakika, sekizinci dakika.
Buyurun.
MEHMET EMİN EKMEN (Mersin) - Kurumlardaki güven erozyonunun böyle bir afet döneminde dahi nasıl yıkıcı sonuçlar ortaya koyacağını ortaya koymamış. Biz bugün Ahbaba aktarılan paraların nerede nasıl kullanılacağını bilmiyoruz., savcılık soruşturmasının bekliyoruz. Peki, size soruyorum: Sayın Cumhurbaşkanının yayınlarına bağlanarak AFAD için toplanan bağışların nerede kullanıldığını biliyor muyuz? Hangi birinin, hangi davetiyeli ihaleler yoluyla peşkeş çekildiğini, hangi birinin ödenip ödenmediğini, hangi birinin gerçek anlamda adreste toplandığını biliyor muyuz? Geliniz, bu Ahbap soruşturması bir milat olsun, başta sanal bahis ve kumar olmak üzere kurumlarımıza olan güveni artırıp özellikle şeffaflığın temellerini burada atalım diyorum.
Teşekkür ediyorum.