| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 112 |
| Tarih: | 21.07.2026 |
ÖMER FETHİ GÜRER (Niğde) - Öncelikle, hemşerim Hava Harp Okulu öğrencisi Veli Bilgin'in şehit olmasından dolayı ailesine başsağlığı diliyorum, Allah rahmet eylesin, acısını paylaşıyorum.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ülkemizde tarımın sorunları her geçen gün katlanıyor. Tarımda yaşanan sorunlar raftaki ürünün de daha pahalıya gelmesine yol açıyor. Tarım kesiminin borçları tarihî rekor kırıyor, şu anda 1 trilyon 439 milyar 81 milyon liraya erişmiş durumda. 2026 yılında verilmesi gereken destek Tarım Kanunu'na göre 722 milyar iken verilen destek 168 milyar lirada kaldı. Bu nedenle, çiftçilerin girdi maliyetlerindeki artış dikkate alındığında üretimin içinde olan kesimler icralık oluyor. TÜİK'in verilerine göre tarım girdilerinde yüzde 37'lik bir artış görülüyor. Bu, ortalama bir artış, bazı kalemlerde yüzde 60'ı bulan artışlar var. Gübrede en düşük gübre artık 25 bin lira. Tonu 25 bin lira olan gübreyle üretimi sağlamak üretici için önemli ölçüde sıkıntıya dönüştü. 20 Temmuz 2021 tarihinde mazotun litresi 7 lira 30 kuruştu, şu anda -20 Temmuz 2026 tarihî itibarıyla söylüyorum- 74 lira 25 kuruşa çıktı, yüzde 917 oranında artan bir mazot var. Şimdi, çiftçi ürettiği üründen para kazanamayınca ne oluyor? Kredisini ödeyemiyor, kapıya icra dayanıyor. Bu ayın verilerine göre 77 traktör, 4.509 tarla, 12 büyükbaş hayvan icralık. Çağrıda bulunduk "Şu faizlerini, kredi borçlarını öteleyin, çiftçilere yeni destek sağlayın." dedik, bu dinlenmedi. Ayrıca, alım fiyatları düşük tutuluyor. Çiğ süt 24 lira 30 kuruştan üreticiden alınırken raftaki sütün fiyatı neredeyse 100 lirayı buldu. Bunun besiciye de üreticiye de bir faydası olmuyor. Aracılar, ithalat lobileri büyük paralar kazanıyor ama bizim çiftçimiz, besicimiz, hayvancılık yapanımız her gün geriye gidiyor. Şu anda özellikle Çukurova'da sıcaktan dolayı hayvanlar kesime gidecek, bir bakıyorsunuz, et fiyatı düşüyor. Besici o hayvanını sattıktan sonra zarar ediyor ama daha sonra fiyatlar tüketiciye gittiğinde de katlamış oluyor. Bu durumda üreten ve tüketen aynı anda mağdur. Aracısı, ithalatçısı, vurgun vuruyor; bunların sorunlarını çözmesi gereken iktidar ise seyrediyor. Arkadaşlar, soğanla patatesi yıllardır yönetemiyorlar. Oysa soğanda dünya 5'incisiyiz. Geçen yıl 2 milyon 800 bin ton soğan üretimi oldu, önemli ölçüsü tarlada kaldı, çürüdü. Patateste de 3 liradan patates satılamadı, çöp oldu. Mayıs ayına kadar ürün depodaydı. Şu anda patatesle soğan emeklinin, dar gelirlinin alamayacağı fiyata çıktı. Burada bir sorun yok mu? Bu sorunu yaratan iktidarın üretim planlamasından söz edip üç yıldır bir planlamayı gerçekleştirememesi. Hem üretici mağdur hem tüketici mağdur. Buğday için alım fiyatı düşük tutuldu ama ithalat durmuyor. Şimdi, buğdayı eken kazanmıyor, yurt dışından buğday getiriliyor. Bakınız, 2026 yılının ilk beş ayında 2 milyon 833 bin 648 ton buğday ithal edilmiş. Geçtiğimiz yıl buğday düşük olmuştu zirai dondan, hava koşullarından; bu yıl 22 milyon 800 bin ton buğday olması öngörülüyor ama o da 2001 yılına göre 19 milyon üretim olduğu düşünüldüğünde kişi başına düşen üretim anlamında değerlendirdiğimizde buğdayda üretimin gerisindeyiz. Buna rağmen yine ülkede buğday açığının oluşmamasını sağlayacak bir politika da uygulanmıyor. Bugün yine aradı çiftçiler, "Gidiyoruz TMO'ya, değişik bahanelerle ürünümüz alınmıyor." diyor. Bunların borcu var, bu borçları ödemeleri gerekiyor. Ya hayvancılık yapan da üretimin içinde olan da sorun yaşıyor. Bu sorunların temeli, tamamı kamucu bir yaklaşımın olmaması, kooperatifçiliğin geliştirilmesi, üreticinin korunmaması, girdi maliyetlerinin düzenlenmemesi ve bu bağlamda sıkıntıların doğru yönetilmemesi.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
ÖMER FETHİ GÜRER (Devamla) - Teşekkür ederim Başkanım.
Bakınız, yaz ayı geldi, neredeyse her ilde mevsimlik meyveler var, sebzeler var ama fiyatlar aşağı düşmedi. Ama üreticiye gidiyorsun, örneğin, Ulukışla'ya gidiyorsun, kiraz üreticisi diyor ki: "Zarar ediyorum." karpuz tarlasına gidiyorsun, çiftçi diyor "Zarar ediyorum." buğdaya gidiyorsun çiftçi diyor "Zarar ediyorum." Tüketici de "Rafa gidiyorum, alamıyorum, çok pahalı." diyor. Ya, birileri buradan vurgun vuruyor, hâlâ bu vurgun vuranları bu iktidar görmüyor mu ya da bu vurguncuların ortağı mı? O anlamda, ülkemizin içine düşürüldüğü durum gıdada geleceğin sorunlu olmasına yol açacaktır. Bir kez daha uyarıyoruz, doğru politikalarla bu sorunlar aşılabilir. Yetkililer duyarlı olsunlar, lafta değil, özde tarıma gerekli desteği versinler diyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)