GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:111
Tarih:16.07.2026

İSMAİL ATAKAN ÜNVER (Karaman) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Teklifteki 17'nci madde Ceza Muhakemesi Kanunu madde 231'de yer alan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri yeniden düzenlemektedir. Bu hükmün 5 ila 14'üncü fıkraları Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildi. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, daha önce de ifade özgürlüğü ve toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı ve benzerleri bakımından uygulamada mahkemelerin keyfî karar vermesine sebep olduğu için iptal edilmişti. 7499 sayılı Kanun'la tekrar yasalaştı. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak Anayasa Mahkemesine götürdük ve tekrar iptal edildi. Duruyor, duruyor, Anayasa Mahkemesinin verdiği süre bitmek üzereyken ve tam ara vermeye gidilirken düzenlemeyi getiriyorsunuz ve yine içerisinde Anayasa'ya aykırı hükümler var.

(6)'ncı fıkrayla ilgili düzenleme mevcut düzenlemenin tekrarıdır. Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda HAGB verilebilmesi için sanığın rızasının varlığı şartı kaldırılmıştır. Böylece, HAGB kararı verilmesini istemeyen sanığa da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilecektir ancak Anayasa Mahkemesi iptal kararında rıza mekanizmasının tümden kaldırılması gerektiğini ifade etmemektedir, rızanın istinaf kanun yoluna başvurma hakkından feragat etme sonucunu doğurmasını Anayasa'ya aykırı bulmaktadır; düzenlemede bu husus dikkate alınmalıdır.

(11)'inci fıkra mevcut düzenlemenin tekrarıdır ancak açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz mekanizması öngörülmüştür ve fakat bu itiraz keyfîlikleri kaldırabilecek nitelikte değildir, zira itiraz mercisi ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak değerlendirme yapabilecektir. Bu yönüyle Anayasa Mahkemesi iptal kararını karşılamamaktadır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna yönelik getirilen yeni düzenlemede sanığı rızası şartının tamamen kaldırılarak beraat etme ve aklanma hakkının zorla engellenmesi, üst mahkeme denetimine getirilen parasal sınır kısıtlamalarıyla kanun yollarının işlevsiz bırakılması ve cumhuriyetin temel niteliklerini koruyan inkılap kanunlarının istisna kapsamından çıkarılması başta Anayasa’nın çeşitli hükümlerinde yer alan hukuk devleti ilkesi, temel hakların ölçülü sınırlandırılması rejimi, işkence ve kötü muamele yasağı, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti, toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı, adil yargılanma hakkı ile hak arama hürriyeti, etkili başvuru hakkı ilkeleri ve Anayasa'nın 174'üncü maddesindeki inkılap kanunlarının korunması esasına açıkça aykırılık teşkil etmektedir. Bu nedenle, anayasal zeminde tam bir adalet ve denetim mekanizması adına, söz konusu eksik ve kısıtlayıcı hükümlerin teklif metninden çıkarılması gerekmektedir. Anlıyor ve biliyoruz ki cumhuriyetle, Atatürk'le sorununuz var; yaptığınız her işte bunu görüyoruz. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması Anayasa madde 174'te koruma altına alınan inkılap kanunlarında yer alan suçlarla ilgili olarak uygulanmıyor, bir istisna hükmü taşıyordu; teklife, bu koruma yeniden istisna olarak eklenmelidir. Daha önce, 2 defa yaptığınız ve Anayasa Mahkemesince iptal edilen düzenlemelerde de Anayasa’nın 174'üncü maddesiyle korunan inkılap kanunlarında yer alan suçları düzenlememiştiniz. Şimdi böyle bir düzenleme yapmanıza ne sebep oldu? Sizi terk eden, ekonomik zorluklar içinde bıraktığınız, açlığa ve yoksulluğa mahkûm ettiğiniz tabanınıza cumhuriyet ve değerleri üzerinden mesaj vererek yeniden konsolide etmeye mi çalışıyorsunuz? (CHP sıralarından alkışlar)

Mesela, getirdiğiniz bu düzenleme, tarihçe cehaletinden verdiği müstesna örnekleriyle tanıdığımız Millî Eğitim Bakanınızın Kurtuluş Savaşı'ndan duyduğu rahatsızlığın bir başka versiyonu mu? Anlayamadığınız ve anlamak istemediğiniz şu: Siz ne kadar Atatürk'e, cumhuriyete ve kazanımlarına saldırırsanız saldırının Türk milletinin içindeki Atatürk sevgisini ve size rağmen cumhuriyete olan sarsılmaz bağlarını yok edemeyeceksiniz. (CHP sıralarından alkışlar) Belki siz unuttunuz ama biz unutmadık; FETÖ'cü hainlerin 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yani on yıl önce bugünlerde Genel Merkezinize Atatürk posteri astığınızı ve can havliyle Atatürk'e sarıldığınızı unutmadık. Atatürk, sıkışıldığında değil, her zaman yolu takip edilecek, ilkeleri ve inkılapları zaman mefhumuna hapsedilemeyecek ölümsüz büyük bir önderdir. Türk milleti de kim ne yaparsa yapsın, önderinin izninden ilelebet ayrılmayacak ferasete sahiptir ve bunu her zaman göstermiştir, göstermeye de devam edecektir.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)