| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 111 |
| Tarih: | 16.07.2026 |
CEVDET AKAY (Karabük) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Söz konusu 280 sayılı torba Yasa, Anayasa'ya uygunluk denetimi incelemesi yapılmadan Komisyonda yine önümüze geldi, İç Tüzük 38'inci maddeye aykırı. Komisyon üyeleri etki analizini istemişler, etki analiziyle ilgili bir paylaşım olmamış. Tabii ki bunlar İç Tüzük'ün 34, 35 ve 38'inci maddelerine aykırı bir şekilde, yine noksan bir şekilde Genel Kurula gelip konuştuğumuz bir yasa.
Söz konusu madde IBAN mağdurlarıyla ilgili, Türk Ceza Kanunu'nun 158'inci maddesini ilgilendiriyor; hesaplarını, IBAN'larını üçüncü kişilere verip nitelikli dolandırıcılıkla karşı karşıya kalan kişilerle alakalı. Tabii, bunlarda bir kısım bilgisi dâhilinde yapılanlar var ama iyi niyetli olarak, iyi niyetli demeyelim, bunun iyi niyeti de olmaz tabii ama gelire muhtaç olduğu için, gelir elde edeceği için, belirli bir ücret alacağı için -komisyon da diyebilirsiniz- ekonomik sıkıntıdan hesaplarını başka kişilere veriyorlar, bunun sonucunda da hesaplarında ciddi hareketler oluyor. İşte, kumarla ilgilenenler, yasa dışı bahisler, kara para aklayan çetelerin kullandığı hesaplar bunlar ve kişiler sadece belirli bir ücret alıyor. Peki, bu pozisyona niye düşüyor bu kişiler? Sadece Türk Ceza Kanunu'ndaki düzenlemeyle sorun çözülecek mi? Bu sorunun bir de ekonomik ve sosyal boyutu var çünkü bu kişilerin gelirleri yeterli değil, ekonomik sıkıntı içerisindeler. Üniversite öğrencileri var, üniversiteyi bitirip iş bulamayanlar var, emekli olup çocukların üniversiteye götürüp okutmak isteyenler ama yeterli parası olmadığı için bu gelire muhtaç olanlar var. İşte, bu sorunları çözmek gerekiyor.
Salı günü torba yasayı Plan ve Bütçe Komisyonunda görüştük. Orada en düşük emekli aylığının yetersiz olduğunu, net asgari ücret seviyesine bağlanması gerektiğini, asgari ücrette de ara zammın yapılması gerektiğini dedik, bunun için de Grup Başkan Vekilimiz Gökhan Bey de burada işte 45.800 lira önerimizi defalarca verdik, önerge de verdik bu sefer, bu önerge de reddedildi. Böyle ekonomik sıkıntılar, gelir kayıpları olursa da gençlerimizi de işte böyle suç örgütünün liderlerinin, üyelerinin ellerinde maalesef düşüyorlar ve geçinmekle ilgili zorluklar yaşadığı için bu sorunlarla karşı karşıya maalesef kalıyorlar.
Şimdi, burada açıklanması gereken bazı hususlar var. Bu konularla ilgili örneğin, 158'de hangi düzenleme ekleniyor? Burada bir cezada indirim olayıyla söz konusu tabii ama burada da hâkimlerin, yargıçların dosya bazında değerlendirme yapması gerekiyor. Mağdurlarla ilgili bağlantıya geçip hesaplarını, IBAN'larını veren kişilerle ilgili sorunlar bu cezalarda indirimle ilgili yararlanma hakkını ortadan kaldırıyor. Yani haberinin olmaması gerekiyor, bir menfaat edinmemesi gerekiyor, bu dolandırıcılarla, çetelerle de bağlantısının olmaması gerekiyor. Şimdi, bu IBAN'ı kullananlar var, şimdi bankalara da burada görev düşüyor. Örneğin, spot satışlarla ilgili de bazı ürünlerin satışlarıyla ilgili de kişisel hesaplar kullanılıyor veya FOREKS işlemleriyle ilgili kişisel hesaplar kullanılıyor. Gelirinden çok daha yüksek montanlı hesap hareketleri olduğunda bankaların şüpheli işlem olarak bunu ilk başta hızlı bir şekilde MASAK'a bildirmesi lazım, hatta bloke yetkileri de var bankaların; bu kişileri çağırıp izahat istemeleri gerekir, MASAK'ın da bu hesap hareketlerini mutlaka incelemesi gerekiyor. Yani bu sorunlar sadece kişilere cezada indirim sağlanmasıyla giderilebilecek sorunlar değil, suç örgütlerinin üzerine ciddi bir şekilde gidilmesi gerekiyor. Ülkemizde kırmızı bültenle aranan bir sürü suç örgütü lideri olduğuna göre, kumarla ilgili, bahisle ilgili, kara para aklamayla ilgili bir sürü çete olduğuna göre ve ihtiyaç sahibi bir sürü genç işsiz olduğuna göre bu sorun devam edecektir, bu sorunu çözmek için bunların kökten çözülmesi gerekiyor. Etkin pişmanlıkla ilgili durum burada önemli, etkin pişmanlıktan yararlanan tabii ki cezada indirim alacak. Bütün bunlarla ilgili düzenlemelerin mutlak suretle yapılması ve kamuoyunun da daha fazla aydınlatılması gerekiyor.
Sorular geliyor, çok da bu kanun teklifini algılayabilmiş değiller çünkü bekledikleri bir sürü husus gerçekleşmedi. Bu yüzden biz bu kanun teklifine "Hayır." diyoruz. (CHP sıralarından alkışlar)