GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:111
Tarih:16.07.2026

SİBEL SUİÇMEZ (Trabzon) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygılarımla selamlıyorum.

Üzerinde konuştuğum 10'uncu maddeyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 63'üncü maddesinin f fıkrasına bir bent ekleniyor ve mesleğin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurmayı bir uyarma cezası alma nedeni olarak görüyor. Bu düzenlemeye baktığımız zaman gerçekten inceliğiniz karşısında gözlerim yaşardı. Ne kadar ince bir konuda hukukun üstünlüğünü sağlamaya yönelik çalışıyorsunuz, gerçekten takdire şayan. Aslında baktığımız zaman bu düzenlemeye, Osmanlı ordusu İstanbul'u kuşattığında Bizans'ın papazlarının meleklerin cinsiyetini tartışıyor durumunu aynen burada görüyoruz, hiçbir farkınız yok çünkü artık hukukun üstünlüğü, hukuk devleti ilkesi bizzat yargı erki tarafından ortadan kaldırılmış durumda. Hukuk kuralları çiğnenirken, hukuk devleti ortadan kaldırılırken, hiçbir meseleye çözüm üretmeyecek bu maddenin getirilmesi sadece sadece bizi düşündürüyor. Şimdi, düzenlemenin yargının esas sorununa çözüm üretmediği ortada. Temel mesele, hâkim ve savcıların nasıl kanunlara uyacağını, nasıl Anayasa'ya uyacağını, nasıl Anayasa Mahkemesi kararlarına, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyacağını hüküm altına almaktır. Biliyorsunuz ki bizzat bizzat mahkemeler, bizzat hâkimler artık Anayasa Mahkemesi kararlarını ve AİHM kararlarını uygulamamaktadırlar. Bırakın mahkemeleri, hâkimleri, Türkiye Büyük Millet Meclisi bile Anayasa Mahkemesi kararını uygulamamakta ve seçilmiş Hatay Milletvekili bugün aramızda olacakken cezaevinde yıllarca tutulmaktadır. Herhâlde bunun utancı size de yetecektir.

Değerli arkadaşlar, bugün ülkemizde binlerce kişi yetersiz delillerle, soruşturmalarla karşı karşıyayken gizli olan soruşturma aşamasında lekelenmeme hakkı, masumiyet ilkesi çiğnenerek insanlara tefrikası hâlinde 5 kere aynı pozisyonda ters kelepçe takılarak video çekilmesi ve bizzat kolluk güçleri tarafından bunun basına sızdırılması hâli gittikçe artarken, yine, kolluk tarafından gözaltına alınmış kişilerin başları öne eğilerek, bastırılarak gözaltına alınma işlemleri gösterilirken, gözaltı ve tutuklamalar hukuka aykırı bir şekilde savcı ve hâkimler tarafından yapılırken, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına uyulmama hâkim ve savcılar arasında bir terfi nedeni olmuşken, terfi için bir kriter hâline gelmişken bugün bu maddeyle hâkim ve savcılara uyarma cezası getirilmesi gerçekten trajikomik bir durumdur. Bakın, daha da vahimi, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu'na, başlı başına Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarına uyulması gerekliliğinin hüküm altına alınması sanki bu ülkede anayasa yokmuş gibi bir durum yaratmaktadır, bu durum gerçekten içler acısıdır. Bir diğer husus da bu ülkede Anayasa Mahkemesi kararlarını uygulamayan ilk hâkimlerden biri olan bir hâkimin Adalet Bakanı olmasıdır, bu utanç da size yeter. (CHP sıralarından alkışlar)