GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:111
Tarih:16.07.2026

BİROL AYDIN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Üzerinde konuştuğumuz 4'üncü maddeye ilişkin şerhlerimiz çoktur ancak ben daha önemli gördüğüm bir konu hakkında dikkatinize bir kısım cümleler söylemek isterim.

Değerli arkadaşlar, Anadolu'da çok yaygın kullanılan bir cümle vardır, bir yolculuktan veya önemli bir ziyaretten gelen kişiye "E, yediğin içtiğin senin olsun; ne yaptın, anlat bakalım." denilir. Evet, yediğiniz içtiğiniz sizin olsun da bu NATO zirvesinin sonuçları ne oldu? Hele bir anlatın da görelim. Yapılan özel havalimanını, Külliye'de mehteri, Çankaya'da defileyi, kimin hangi yemeği beğendiğini, kimin hangi parkta koştuğunu, geçtik hepsini fakat tüm ısrarlarımıza rağmen Meclisi o hafta kapalı tuttunuz. Şimdi, biz de diyoruz ki "Hele bir anlatın bakalım, ne verdik, ne aldık?"

Trump'ın klozetini canlı yayında saatlerce analiz eden anlayışı, kurduğunuz bu medya düzenini milletin vicdanına havale ediyorum. İşte, dün 15 Temmuzun yıl dönümüydü. Aynı kanallarda bundan on yıl önce "CIA, Amerika Birleşik Devletleri darbesini Rusyalı dostlarımız haber verdi, onların sayesinde önledik." diye koca koca analizlerde bulunanlar ile bugün klozet analizi yapanlar, aynı kişiler. Liderlere hediye edilen silahı yine aynı kişiler saatlerce konuştu ama yine ne hikmetse, S-400 meselesini ise kamuoyu ilk kez bir köşe yazısından öğrendi. Böyle bir ciddiyetsizlik olur mu arkadaşlar? Hem bu S-400'leri verme işi de nereden çıktı, hangi akıl, hangi irade size bunu dayatıyor? Bir kez daha altını çizerek söylüyorum: İşte, siz, âdeta bir magazin diplomasisi hâline gelen bu toplantının ülkemiz ve bölgemiz açısından hangi sonuçları doğuracağını enine boyuna tartışmayalım diye Türkiye Büyük Millet Meclisini kapalı tuttunuz.

Değerli arkadaşlar, söylediğim ve söyleyeceklerimiz size ağır geliyor, bunu fark ediyorum ve biliyorum fakat emin olun, iktidarın bu zirve boyunca yaptıkları ve bunların sonuçları daha ağır; üzülerek ve kahrolarak söylüyorum. Siz hangi ara Trumpsever oldunuz, Trumpperver oldunuz, Trumpperest oldunuz; hangi ara batılı, zalimi, zorbayı âdeta bir kahraman edasıyla ağırlayacak hâle geldiniz? Sürekli Rahip Brunson'ı hatırlatan hadsize haddini bildirmek yerine kamuoyuna bu denli şirin gösterme çabanızı neyle izah edeceğiz? Ankara'nın göbeğinde İran'ı vurma emri veren kişiye "Aptal olma." diyerek mukabelede bulunmak Türkiye'ye yakışmaz mıydı? (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)

Bize, Denizli'nin yanık yoğurdunu gündeme taşıdığı kadar Gazze'nin, Tahran'ın, Beyrut'un, Afrika'nın ve Latin Amerika'nın yanık yüzlü çocuklarını NATO'nun gündemine almak yaraşırdı; Trump'ı değil Filistin hassasiyetinden dolayı İspanya Başbakanını diğer başbakanlardan ayırt edecek bir karşılama yakışırdı da yaraşırdı. Trump'a değil Filistin hassasiyetinden dolayı İspanya Başbakanına özel ilgi gösterilmeliydi.

Değerli milletvekilleri, özellikle iktidardaki arkadaşlara sesleniyorum: Reel politik adına Trump'la dalaşmaktansa çalıyı dolaşmayı tercih edişinizi bir nebze anlayışla karşılıyoruz ancak çalıyı dolaşmak başka, iti övmek başka bir şey. (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar) Bu övgülerin, Trump övgülerinin, emperyalist övgülerin size destek olan kitleler üzerindeki karşılığını, zihinlerde oluşturduğu travmaları hesap edemiyorsunuz.

Son söz: Madem istenince çözüm almak bu kadar kolay o hâlde "Alo Trump" hattı kadar hızlı çalışacak bir yargı düzenini gelin, hep birlikte inşa edelim.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)