| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 110 |
| Tarih: | 14.07.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ekranları başında bizleri izleyen aziz vatandaşlarımız; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Elbette ki bir aradan sonra konuşmak ve boş sıralara konuşmak elbette zor ama sağ olsun bazı Grup Başkan Vekillerimiz, en azından Komisyonda bu kanuna oldukça önemli katkı sunan bir kardeşimiz Komisyon sıralarında. O yüzden bu kanunla alakalı söylenecek çok şey var. Lakin şunu özellikle ifade etmekte fayda var ki görüşmekte olduğumuz kanun teklifi yargının etkin işlemesine yönelik bir kısım düzenlemeleri ihtiva ediyor. Özü itibarıyla kanunun pek çok maddesine katılıyoruz ve ilk defa bunu buradan zikretmekte fayda görüyorum, kanunun birinci imza ve ikinci imza sahipleri konusuna da çalışmış arkadaşlar, bunları da Komisyonda gördük ama bugün bu kürsüde Komisyonda her maddesini uzun uzun tartıştığımız, önümüze yine büyük iddialarla âdeta bir reform ambalajıyla konulan bir kanun teklifini konuşuyoruz. Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Kanun Teklifi... İsim son derece güzel, yalan yok ama paketin kapağını açıyoruz, içi yine hüsran, yine vatandaşa cefa, yine güçlüye sefa.
Değerli milletvekilleri, sormak gerekir; bu ülkede bugün yargıdan yana canı yanmayan, adalet arayışı yarım kalmayan kaç kişi kaldı? Resmî veriler ortada. Bir yılda yargıya güvenmeyenlerin oranı yüzde 62,4'ten yüzde 71,6'ya fırlamış durumda. Mahkemeye güven yüzde 41'lerden yüzde 34,1'e gerilemiş. En acısı da bu ülkenin geleceği olan gençlerin yüzde 75,6'sı adalete olan inancını yitirmiş değerli milletvekilleri. Bu millet sizden davaları aceleye getirmenizi değil adil kararlar vermenizi istiyor.
Cemal Bey, adil kararlar...
CEMAL ENGİNYURT (İstanbul) - Nerede adalet?
İDRİS ŞAHİN (Devamla) - İktidar sıraları boş olunca ben de muhalefet Grup Başkan Vekili Gökhan Günaydın ile Sayın Cemal Enginyurt'a hitap ediyorum. (CHP ve DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Arada sırada da onlara buradan sataşacağım değerli milletvekilleri.
SELCAN TAŞCI (Tekirdağ) - Bize de hitap edin.
İDRİS ŞAHİN (Devamla) - İYİ Parti, sizi o sıralarda yoğunluğunuzla takip ediyoruz, hiç merak etmeyin, siz her zaman buradasınız. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)
Siz ise yapısal sorunları çözmek yerine meseleyi duruşma aralıklarına, tek hâkimli formüllere, üç aylık sürelere sıkıştırıyorsunuz. Toplum ağır bir adalet krizi yaşarken siz sadece takvimi yönetme derdindesiniz. Komisyondaki görüşmelerde de bizzat itirazlarımızı dile getirdim. Bu teklifin önemli bir kısmı siyasi bir reform iradesinin değil, aslında Anayasa Mahkemesinin verdiği iptal kararlarının bir sonucudur. Ortada planlı bir yasama faaliyeti yok, Anayasa Mahkemesinin iptal ettiği maddelerden doğan hukuki boşlukları son dakikada mecburen doldurma telaşı var. Dolayısıyla bu teklife "reform" demek hukuki gerçekle bağdaşmaz. Bu, yapılmak zorunda kalınan gecikmiş bir usul düzenlemesidir.
Kanun yapma yönteminiz de usul açısından ciddi sakıncalar barındırıyor. 13 ayrı kanunda değişiklik öngörüyorsunuz ama önümüzde tek bir etki analizi raporu maalesef yok. Bunu Komisyonda da sorduk, sizler de olmadığını ifade ettiniz. Komisyonu işlevsizleştiren, maddeleri alelacele geçirmeye çalışan bu dağınıklık yargıda etkinliği sağlamaz değerli milletvekilleri, aksine, yeni belirsizliklere yol açar. Birbiriyle doğrudan ilişkisi bulunmayan bu kadar düzenlemeyi 30 maddelik tek bir teklife sıkıştırarak nitelikli bir yasama çalışması yapılamaz. Anayasa Mahkemesi "Mülkiyet hakkını ihlal ettiniz." diyor, siz, Anayasa Mahkemesi kararının şeklen arkasından dolanıyorsunuz ve özünde hak korunmasını hayata geçirmeye yetmiyor "mış gibi" düzenleme yapıyorsunuz.
Teklifin 5'inci ve 7'inci maddelerinde hak arama güvencelerini daraltan ciddi düzenlemeler var. İdare mahkemelerinde tek hâkimle çözülecek davaların sınırını 25 bin liradan 486 bin liraya çıkarıyorsunuz, kısmen "Yargıyı etkin hâle getireceğiz, süreleri kısaltacağız." diyorsunuz ama öyle düzenlemeler var ki burada, tek hâkimle karar verilmemesi gereken hususlar. Bunlardan biri de sınır dışı edilme tehlikesiyle karşı karşıya olan yabancılar ve uluslararası koruma statüsü arayan insanlar. Doğu Türkistan Uygur Heyetinin Komisyona düşüncelerini net olarak aktarmıştım, burada, Genel Kurulda bir kez daha ifade ediyorum ki sınır dışı kararlarındaki usul hataları nedeniyle onlarca insan büyük mağduriyetler yaşadı. Bir insanın hayatını hiçbir üst mahkeme denetimi olmaksızın tek bir hâkimin kararına bağlamak, geri dönüşü olmayan insani felaketlere yol açıyor. Bu bir iş yükü meselesi değildir değerli milletvekilleri, doğrudan doğruya bir yaşam hakkı ve vicdan meselesidir çünkü adalet, iş yükü hesaplarına kurban edilemeyecek kadar hayati bir değerdedir.
Kamuoyunun yakından takip ettiği, halk arasında "IBAN mağdurları" olarak bilinen ve gençleri hedef alan dolandırıcılık vakaları da ilk teklifte Komisyona getirilmemişti, daha sonrasında bir madde ihdasıyla sorun çözülmek isteniyor. Cemal Bey, sorun çözülmek isterken daha da kangrenleştiriliyor, geriye doğru tekrar sorunları bırakıyor çünkü getirdikleri düzenleme sadra şifa bir düzenleme değil. Emin olun, TCK 158 mağdurları da bu getirilen düzenlemeyi kabul etmiyorlar. Bugün ben kendilerini Meclisin bitişiğindeki parkta ziyaret ettim ve ısrarla şunu diyorlar: "Lütfen bizi sağlıklı dinleyin Nurettin Bey. Komisyon Başkanımıza söyleyin, bizi dinlesinler ondan sonra bu teklifi öyle getirsinler. Dışarıdan gazel okumasınlar, yaptıkları düzenleme en ufak bir şekilde bu meseleyi çözmeyecek." Ben de buradan size bir kez daha ifade ediyorum: Henüz kanunun genelini görüşüyoruz, bu maddeye gelinceye kadar TCK 158'deki uzlaşma sınırlarının genişletilmesi noktasında etkin adım atılması gerekiyor.
Şimdi, bu kanunda olanları konuşuyoruz, ayrı, kanunda olanlar için teşekkür ettiğimizi ifade ettik ama olmayanlar açısından konuşmamız lazım. Ekonomik suça ekonomik ceza. AK PARTİ iktidarının reform üstüne reform yaptığı yıllarda biz buna "Avrupa Birliği uyum süreci içerisinde çeke karşı hapis cezası olmaz." dedik. Ekonomik suçun cezası ekonomik ceza olur, bunu kaldırdık biz 2014'te ama siz 15 Temmuz hain darbe girişimi sonrasında 2017'de tekrar getirdiniz ekonomik suça hürriyeti bağlayıcı ceza. Esnaf diyor ki: "Ben perişanım. Depremden dolayı mağduriyet yaşadım. Borcumu ödemek istiyorum, bana fırsat verilsin." Siz diyorsunuz ki: "Olmaz." Siz içeride hapis cezasıyla bunu ödemeye zorluyorsunuz ki bu mümkün değil arkadaşlar. O yüzden şu çek mağdurlarının sesine, feryadına da bir kulak verin. Sadece onlar mı? Bakın, 31 Temmuz Covid yasasında ısrarla bu kürsülerden ifade ettik. "Suçun işlendiği tarihi baz alın." dedik. Sizden kaynaklı olarak gecikmelerden dolayı siz infaza başlananlarda süreyi başlattınız ve onlar bundan faydalandı. Anayasa’nın 10'uncu maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı hareket edildi, Anayasa Mahkemesinden de geçerek bu kesinleşti. Şimdi, o mağduriyet henüz çözülmedi. Burada bu isimlerin feryadına kulak vermek durumundasınız. Yine, hepimiz biliyoruz ki İnfaz Yasası yamalı bohçaya döndü. Doğru düzgün bir uygulama yok ve infazda adım atılacağını iktidar ortakları ifade etti. Şimdi, siz topyekûn bir infazda düzenleme yapmakla yükümlüsünüz çünkü vatandaşımız şunu istiyor: "Biz suç işliyorsak cezasını görelim ancak biz cezada adalet infazda eşitlik istiyoruz." diyor. Siz Allah'ın ayırmadığı kullarını ayırıyorsunuz burada. Parlamentoda size bu yetkiyi ne millet verdi ne de Cenab-ı Hak veriyor ama siz keyfî uygulamalarınızla hata üstüne hata yaparak bu mağduriyet kitlesini de büyütüyorsunuz.
Yine, cezaevi izleme idari kurullarının yanlış, hatalı uygulamalar nedeniyle onlarca insan mağdur. Denetimli serbestliğin yanlış uygulanması, şartlı salıverme hükümlerinin eksik uygulanması nedeniyle onlarca, binlerce insanımız mağdur. Gelin, bunlara el atalım diyoruz. Yine, cezaevlerinde -biraz önce de ifade edildi- 309 bin kapasitede 426 bin kişi hükümlü ve tutuklu var. Araştırma önergelerinden birinde buradaki arkadaşlarımız öyle bir tablo çiziyor ki sanki bu cezaevlerindekilerle biz hiç temasta değiliz. Yapmayın arkadaşlar, kafanızı kuma gömerek sorunları çözdüğünüze inanmayın. Cezaevlerinde çok büyük sıkıntı var ve oradaki feryat artık arşıâlâya çıkıyor. Dolayısıyla, oranın psikolojisini yönetmek de sizin boynunuzun borcu ve İnfaz Yasası'nda mutlaka ve mutlaka adım atmak durumundasınız ve bunu behemehâl bu Meclise getirmekle yükümlüsünüz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.
İDRİS ŞAHİN (Devamla) - Oysa siz Meclisin asıl çalışması gereken konularda, kanun çıkarması gereken konularda kulağınızın üstüne yattınız ve vatandaşı dinlemediniz, kendinize göre öncelikler koydunuz ve bu Parlamentoyu hakkıyla çalıştıramadınız. Biz şimdi size buradan bir kez daha salık veriyoruz: Bakın, on ikinci yargı paketi diye aylardır beklettiğiniz bu paketin henüz Meclis Genel Kurulunda geneli görüşülmeden perşembe günü Komisyonu bir daha çağırıyorsunuz. Niçin çağırıyorsunuz? Suça sürüklenen çocuklarla alakalı yasal düzenleme. Yani bir iktidar bu kadar mı öngörüsüz olabilir ya? On ikinci yargı paketi şu anda Meclis Genel Kurulunda görüşülüyor, siz perşembe günü aynı saatlerde belki bu kanun bu Meclisten çıkmayacak, siz Komisyonda suça sürüklenen çocuklarla alakalı kanunu görüştüreceksiniz; yapmayın arkadaşlar, bu kadar keyfiyet fazla. Bir kez daha ifade ediyorum: Millet sizden samimi bir şekilde sorunların çözümüne dair adım atmanızı bekliyor.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)