GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:110
Tarih:14.07.2026

YENİ YOL GRUBU ADINA SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; grup önerimiz üzerinde söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Türkiye tarih turizminin, kültür turizminin, inanç turizminin, kış turizminin ve sağlık turizminin, aynı zamanda deniz, kum ve güneş turizminin merkezi. Dünyanın en önemli turizm ülkelerinden biri Türkiye. Her yıl milyonlarca yabancı ve yerli turist Bodrum'a, İstanbul'a, Marmaris'a, Fethiye'ye, Çeşme'ye, Alanya'ya, Kapadokya'ya, Pamukkale'ye, Konya'ya, Şanlıurfa'ya, Mardin'e, Van'a, Diyarbakır'a ve daha birçok turizm merkezine akın etmektedir. Hepimiz bununla gurur duyuyoruz çünkü turizm döviz kazandıran, istihdam oluşturan ve ülkemizin dünyaya açılan en önemli kapılarından biridir. Ancak ne yazık ki turizmin getirdiği ekonomik değeri övünerek anlatan iktidar turizmin oluşturduğu kamu hizmeti yükünü görmezden gelmektedir. Soruyorum: Yaz aylarında nüfusu 4, 5, 6 katına çıkan bir belediye aynı bütçeyle nasıl hizmet verecektir? Resmî nüfusu 200 bin olan ama yaz sezonunda 800 bin, bayramlarda ise 1 milyona yaklaşan Bodrum'un çöpünü kim toplayacaktır, suyunu kim ulaştıracaktır, kanalizasyonunu kim işletecektir, artan trafik yükünü kim yönetecektir? İtfaiye, zabıta, ambulans, altyapı ve üst yapı ve sağlık hizmetlerini hangi kaynakla finanse edecektir? Bugün turizm belediyeleri âdeta görünmeyen bir nüfusa hizmet vermektedir. Milyonlarca insan geliyor, yolları kullanıyor, plajları kullanıyor, parkları ve bahçeleri kullanıyor, su tüketiyor, artık üretiyor ancak merkezî yönetim diyor ki: Ben sana sadece kayıtlı nüfusun kadar para veririm, kaynak ayırırım. Böyle bir mali yönetim anlayışı olabilir mi? Böyle bir planlama olabilir mi? Böyle bir adalet anlayışı olabilir mi? Fiilen milyon kişiye hizmet sunan belediyeye 200 bin kişilik bütçe vermek, o belediyeyi başarısızlığa mahkûm etmektir. Sonra da çıkıp: "Belediyeler hizmet üretemiyor." demek, büyük bir çelişkidir arkadaşlar.

Değerli milletvekilleri, turizm bölgelerinde, yaz aylarında içme suyu yetersiz kalıyor, atık su arıtma tesisleri kapasitesini aşıyor, çöp toplama maliyetleri katlanıyor, yollar kilitleniyor, otoparklar yetersiz kalıyor, sağlık kuruluşlarında yoğunluk oluşuyor, itfaiye ve zabıta ekipleri olağanüstü bir yük altında çalışıyorlar. Bütün bunların finansmanını ise sınırlı bütçeye sahip belediyeler karşılamaya çalışıyor. Bu, yalnızca belediyelerin sorunu değildir. Bu, aynı zamanda turizm sektörünün de sorunudur. Bu, aynı zamanda esnafın sorunudur. Bu, aynı zamanda vatandaşın yaşam kalitesinin sorunudur. Bu, aynı zamanda Türkiye'nin uluslararası itibarı sorunudur çünkü yerli ve yabancı turist geldiği şehirde susuz kalıyorsa, saatlerce trafikte bekliyorsa, çevre kirliliğiyle karşılaşıyorsa, altyapı yetersizliği nedeniyle mağdur oluyorsa, bunun bedelini yalnızca belediye ödemez, bunun bedelini Türkiye'nin turizm markası öder arkadaşlar. Turizm gelirleriyle övünmek kolaydır, asıl mesele, o gelirin oluşturduğu yükü adil bir biçimde paylaşabilmektir. Bugün merkezî bütçeye milyarlarca liralık vergi dövizi kazandıran turizm şehirleri hizmet üretmek için kaynak bulamıyor. Biz sadece kuru eleştiri yapmıyoruz. Biz diyoruz ki turizm yoğunluğu yaşayan il, ilçe ve beldelerde oluşan fiilî nüfus mutlaka kamu kaynaklarının dağıtımında dikkate alınmalıdır, turizm yoğunluk katsayısı benzeri objektif bir mali paylaşım sistemi oluşturulmalıdır, merkezî bütçeden turizm belediyelerine ilave kaynak aktarılmalıdır, altyapı yatırımları desteklenmelidir; içme suyu, kanalizasyon, ulaşım, çevre, sağlık ve güvenlik hizmetleri sürdürülebilir biçimde finanse edilmelidir çünkü güçlü turizm ancak güçlü yerel yönetimlerle mümkündür.

Değerli milletvekilleri, turizm yalnızca otellerden ibaret değildir; turizm temiz sokaktır, turizm kesintisiz sudur, turizm güvenli ulaşımdır, turizm sağlıklı çevredir, turizm güçlü altyapıdır, bunları sağlayan ise yerel yönetimlerdir. Turizm sosyal yönetim merkezlerinin güzelliği demektir. Bu nedenle, Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevi, geleceği kurtaracak politikalar üretmektir. Bu sorun siyasi değil millî bir meseledir. Bu nedenle, turizm bölgelerinde yaşanan fiilî nüfus artışının nüfus hizmetlerine etkilerinin kapsamlı biçimde araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir araştırma komisyonu kurulmalıdır. Yani bir yandan tarih turizmiyle uğraşan, kültür turizmiyle uğraştığımız, İncil'de geçen 7 kilisenin 7'sinin de Türkiye'de olduğu, aynı zamanda Kapadokya gibi değerli bir iklimin bulunduğu, aynı zamanda kış turizminde Sarıkamış'tan Uludağ'a kadar, Uludağ'dan Erciyes'e kadar çeşitli merkezlerde, kış turizminin yapıldığı yerlerde veya deniz turizminde de Türkiye'nin her yerinde coğrafi turizmle beraber sağlık turizmiyle, termallerimizle birlikte dünyanın en önemli merkezlerinde buraları mağdur ediyoruz. Gelen turistler bu noktada bizarlar ve gelen turistler aynı zamanda şikâyetçi olarak gidiyorlar. Gelin, bununla ilgili olarak bir çalışma yapalım; Bodrum'a, Kapadokya'ya, Sarıkamış'a, Gaziantep'e, Van'a, Mardin'e, buralara bütçeden kaynaklar aktaralım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla) - Bu nüfusları saymak çok kolay. Kaç ay boyunca kaç kişinin girdiğini, kaç gün boyunca, kaç hafta boyunca, kaç kişinin burada bulunduğunu çok rahat bulabilecek bir teknoloji var artık dünyada. Bunun üzerine de çok rahat bir şekilde buralara bütçe ayırabilirsiniz. Bu belediyeler A partili, B partili, C partili olabilir ama bu belediyelerin yapamadığı hizmetler nedeniyle hem oradaki vatandaşları cezalandırıyoruz yani sürekli mukim olanları cezalandırıyoruz hem yerli turistleri cezalandırıyoruz hem de yabancı turistleri de cezalandırarak Türkiye'nin itibarına veya Bodrum'un, Antalya'nın, Marmaris'in, Alanya'nın, İstanbul'un, Uludağ'ın itibarına da gölge düşürmüş oluyoruz. O nedenle, gelin, bununla ilgili eğer araştırma komisyonumuza ret oyu verecekseniz, ben kanun teklifi vermiştim, bir kanun teklifi de siz hazırlayın, biz imzalamaya hazırız. Buradaki mağduriyetleri gidermek -hem mali mağduriyetleri hem de sosyal mağduriyetleri gidermek- hepimizin görevidir diyor, hepinize saygılar sunuyor, teşekkür ediyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)