GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:110
Tarih:14.07.2026

İSA MESİH ŞAHİN (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Milletlerin tarihinde öyle dönüm noktaları vardır ki üzerinden asırlar geçse de nesilden nesile bir destan olarak aktarılır. Bazı anlar, bazı geceler sadece bir günü değil bir milletin istikbalini belirler. O geceler milletlerin kim olduğunu bütün dünyaya yeniden haykırdığı zamanlardır. Hani şair diyor ya: "Geceler vardır, dirilişe gebedir, fecr olur/Şehri İstanbul fetholunur/ Bir çağ kapanır, bir çağ açılır." İşte böyle bir gecedir 15 Temmuz.

Değerli milletvekilleri, milletimiz tarih boyunca nice büyük imtihanlardan geçti, nice ihanetlerle karşılaştı, nice saldırılara maruz kaldı fakat her defasında küllerinden yeniden doğmasını bildi. Çünkü bu milletin mayasında teslimiyet değil, istiklal vardır; boyun eğmek değil, mücadele etmek vardır. İşte 15 Temmuz bu kadim ruhun yeniden tecelli ettiği bir zamandır.

15 Temmuzda sadece bir darbe girişimi yaşanmadı. O gece; milletimizin iradesi hedef alındı, seçilmiş Cumhurbaşkanımız, seçilmiş hükûmetimiz ve Gazi Meclisimiz hedef alındı, devletimizin bekası hedef alındı, millî birlik ve beraberliğimiz hedef alındı, bin yıllık devlet geleneğimiz hedef alındı. O gece kendi milletinin silahını yine kendi milletine çeviren, kendi insanının kanını dökmeyi göze alacak kadar alçalan hainler tek bir şeyi hesap edemediler: Bu milletin bağımsızlığına, özgürlüğüne olan düşkünlüğünü hesap edemediler. Milletimizin cesaretini, gözü karalığını hafife aldılar. Yine, bir liderin milletine olan adanmışlığını hesap edemediler. İşte bu yüzden 15 Temmuzu anlatırken yalnızca tanklardan, uçaklardan, bombalardan söz etmek yetmez. Asıl anlatılması gereken o gece ortaya çıkan iradedir, o gece ortaya çıkan milletimizin asil ruhudur ve bu ruhun yaşatılması, bu ruhun hakkını teslim edilmesi hepimizin ortak bir sorumluluğudur.

15 Temmuz gecesinde sadece fiziki bir mücadele verilmedi, o gece aynı zamanda bir irade mücadelesiydi. Teslimiyet ile direnişin, esaret ile bağımsızlığın, ihanet ile sadakatin karşı karşıya geldiği bir geceydi o gece ve kazanan çok şükür yine milletiniz oldu.

15 Temmuzda hafızalara kazınan o meydan okuma sadece bir söz değil, bir milletin karakterini yansıtan bir duruştur. Ne demişti Sayın Cumhurbaşkanımız? "Biz ölümüne, ölümüne." Evet, o gece "Ölümüne vatan, ölümüne özgürlük." diyenleriz biz çünkü bazı gecelerde yaşamanın bedeli ölümü göze alabilmektir. 15 Temmuz gecesi bu millet o bedeli ödemekten bir an olsun tereddüt etmemiştir ve ben ölümü göze alabilen milletimizin kahramanlığını ayakta alkışlıyorum.

Değerli milletvekilleri, bizim tarihimiz sadece zaferlerin tarihi değildir. Bizim tarihimiz vatan söz konusu olduğunda her türlü hesabı bir tarafa bırakanların tarihidir. Evladını eşine emanet edip cepheye koşanların tarihidir. Malazgirt'te işte bu ruh vardı, İstanbul'un fethinde aynı ruh vardı, Çanakkale'de aynı ruh vardı, Millî Mücadele'de aynı ruh vardı, Kıbrıs mücadelesinde aynı ruh vardı ve 15 Temmuz gecesinde de aynı ruh yeniden ayağa kalktı. Çünkü bu millet bilir ki devlet giderse istikbal gider, bayrak düşerse hürriyet düşer, millet dağılırsa vatan dağılır. İşte, bunun için 15 Temmuz sadece geçmişte kalmış bir hadise değildir, 15 Temmuz gelecek nesillere bırakılmış bir şuurdur, bir hafızadır, bir emanettir. Bugün bize düşen sorumluluk tam olarak budur. Şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak, gazilerimizin fedakârlığını unutmamak, birliğimizi, beraberliğimizi her şart altında muhafaza etmek, kardeşlik mayasıyla iç cephemizi bölünmeyecek şekilde tahkim etmek ve cumhuriyetimizi, demokrasimizi ve millî irademizi aynı kararlılıkla geleceğe taşımaktır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

İSA MESİH ŞAHİN (Devamla) - Sözlerime son verirken 15 Temmuz darbe girişimini ve tüm darbeleri kınıyorum, lanetliyorum. 15 Temmuz gecesi şehadet şerbetini içen bütün kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyorum. Kahraman gazilerimize, asil milletimize ve o gece milletimize ölümüne liderlik yapan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a şükranlarımı sunuyorum. Rabb'im milletimize bir daha böyle ihanetler yaşatmasın. Ancak yaşanırsa bütün dünya bilsin ki, okyanus ötesinde hâlâ bir umutla bekleyen hainler bilsin ki 15 Temmuz ruhu bu topraklarda dipdiri yaşamaktadır. Allah, birliğimizi daim, devletimizi kaim, bayrağımızı semalarda hür eylesin. Ne mutlu istiklalini her şeyin üstünde tutanlara! Ne mutlu vatanı uğrunda gerektiğinde canını ortaya koyanlara!

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (AK PARTİ ve MHP sıralarından alkışlar)