| Konu: | (2/1715) esas numaralı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun Teklifi’nin doğrudan gündeme alınmasına ilişkin önergesi (4/149) münasebetiyle |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 107 |
| Tarih: | 30.06.2026 |
ALİ FAZIL KASAP (Kütahya) - Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bu kanun teklifinde amaçlanan sebeplerin başında bir şeyi göstermek istiyorum: Değerli milletvekili arkadaşlarım, sadece mayıs ayında Türkiye'de işlenen iş cinayeti sayısı 212. Türkiye'de yılda yaklaşık 700 bin civarında kayıtlı iş kazası gerçekleşiyor ve 2 bin ve üzerinde insanımız bu iş cinayetlerine -sigortalı, kayıtlı olanlar bunlar- kurban oluyorlar.
Şimdi, değerli arkadaşlar, şöyle bir harita göstermek istiyorum; bakın, bu yüz karası bir harita. Türkiye'de her 100 bin işçide ölüm oranımız 11,47 ve ILO verilerine göre en kötü tablo. Burada bize en yakın olan Ukrayna var, 7,1; Almanya'da bu rakam 0,71; komşumuz Yunanistan'da 0,91; bizde 12-15 kat civarında yüksek bir oran var. Almanya'da bir yılda ölenlerin sayısı bizde bir ayda oluyor, bir ayda iş cinayetlerine insanlarımız kurban gidiyor. Bakın, şurada 50'ye yakın ülke var, yine bizim ülkemiz iş cinayetlerinde en üst sırada. Türkiye'de, malumunuzdur, Soma'da 301 işçimize mezar oldu o madenler. Aynı şekilde Bartın Amasra'da 41 işçimiz cinayete kurban gitti. Bu iş cinayetleri bir fıtrat değil, bu bir kader değil. Bilimsel yöntemlerle ve bazı önlemler alarak bunun önüne geçmek mümkün. Şimdi, Türkiye'de iş güvenliği elemanları ve iş sağlığı elemanları, iş yeri hekimleri patrondan maaş alıyorlar ve işverenden maaş alıyorlar. Artı, sistemin herhangi bir tutarlılığı yok, istediğiniz elemanı alıyorsunuz iş güvenliği elemanı olarak, istediğiniz iş yeri hekimiyle çalışıyorsunuz ve maaşını işveren verdiği için istediği zaman da iş akdini, sözleşmeyi sonlandırıp başka bir iş güvenliği uzmanı veya iş yeri hekimiyle anlaşabiliyor.
Sistemin kayıplarından bir tane daha var, o da şu: Kayıtlar on-line tutulmuyor. Çalışma Bakanlığının sisteminde bu tip bir kayıt yok, iş takip bu konuda yeterli değil. Onun yerine bu kanun teklifiyle getirilmek istenen şey şu: Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliğinin havuzunda, oraya kayıtlı olan elemanlardan iş güvenliği elemanlarının havuzdan seçilmesi, iş yeri hekimlerinin de aynı şekilde Türk Tabipleri Birliğine üye olan ve periyodik eğitimlerini almış, hizmet içi eğitimlerini almış olan arkadaşlardan seçilmesi gerekiyor. Artı, patrondan maaş ilişkisi olmaması, havuzdan bu maaşları, işverenlerin ödemiş olduğu maaştan alması gerekiyor. Aksi takdirde on-line sisteme düşülmeyen raporlar, iş yerindeki aksaklıkların zamanında bildirilmemesi ve gecikme olması daha sonra kayıtların düzenlenmesine imkân vermektedir kaza olduktan sonra.
Bunların hepsinin önüne geçilmesi gerekiyor; geçilmediği takdirde bu cinayetler, bu ölümler devam edecektir ve burada en önemli olan şeylerden biri de denetimlerin aynı yapı denetim şirketlerinde olduğu gibi, yapı denetim mevzuatında olduğu gibi değişiklik yapılıp Çalışma Bakanlığının sistemine düşmesi ve denetimlerin periyodik olarak yapılması gerekiyor. Aksi takdirde bu ölümlerden ve kayıt dışı... Siz, 20 bin lira emekli maaşına talim eden insanlarımızın olduğu bir ülkede, ikinci iş yapan -40-50-60 yaşında- ve iş güvenliği eğitimi almamış, denetimden geçmemiş hatta kayıt dışı olan insanların çalıştığı bir ülkede yıllık 2 bin üzerinde cinayete maruz kalınmaya devam edilecektir.
Değerli arkadaşlar, sizlerin insanı yaşatma ülküsünde olduğunuzu ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin ve milletvekillerinin asli görevi olduğunu kabul edersek bu kanun teklifine "evet" oyu vereceğinizi, aksi takdirde o cinayetlerde bizim de ellerimizin olacağı kanaatindeyim. "Kabul" oyu vermenizi, özellikle topyekûn olarak bu cinayetlere engel olmamızı öneriyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)