GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:105
Tarih:23.06.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA HÜSEYİN OLAN (Bitlis) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; gündem emekliler olunca, geçim olunca, daha doğrusu geçinememe olunca belki de tartışılacak en son yer ne yazık ki bu Meclis çatısıdır. Emeklinin sorunlarına çözüm üretmesi gereken iktidar, bugün emeklinin yaşadığı sefaletin baş sorumlusudur. "Emekli geçinmekte zorlanıyor." deniliyor. Hayır, emekli geçinmekte değil, ayakta durmakta zorlanıyor. İnsanca yaşamak, yıllarca çalışıp alın terinin karşılığını almak milyonlarca emekli için ulaşılamaz bir hayale dönüştürülmüştür. Otuz kırk yıl çalışanlar emekli olduklarında dinlenemiyor, kayıt dışı işlerde, inşaatlarda düşük ücretlerle çalışmak zorunda bırakılıyor. Emeklilik huzurlu bir yaşam olarak değil, güvencesiz bir yaşam olarak gündemdeki yakıcılığını koruyor. Yıllarca vergi ödeyen, bu ülkenin fabrikalarını, tarlalarını, yollarını, hastanelerini ayakta tutan insanları bugün elektrik faturasını, doğal gaz faturasını ödeyemez, insan onuruyla bağdaşmayan çöplerden gıda toplayanlar hâline getirdiniz çünkü sizin zihniyetiniz, emekliyi, bir hak sahibi yurttaş olarak değil bütçeye yük getiren yurttaş olarak görüyor. Maaşına, evine gelen doğal gaz faturası kadar bile artış yapmadığınız emekliye verdiğiniz üç kuruşu da büyük bir lütufmuş gibi anlatıyorsunuz, sanki kendi babanızın cebinden ödüyorsunuz. Oysa, emekliler sadaka istemiyorlar; emekliler yıllarca döktükleri alın terinin karşılığını istiyorlar, insanca yaşayacak bir gelir istiyorlar, onurlu bir yaşam istiyorlar.

İktidarın enflasyonu düşürme vaatleri yine hayal oldu. Yoksulluk sınırı 120 bin liraya dayandı. Ocak ayında verilen zam daha yılın yarısı dolmadan buharlaştı. Asgari ücretliler ve emekliler açlıkla, yoksullukla ve sefaletle baş başa bırakıldı. Bakınız, 20 bin lira maaşa mahkûm edilen milyonlarca emeklinin maaşının 3.334 lirası, asgari ücretlinin de 4.663 lirası beş ayda eriyip gitti. Emekçinin alın terinin karşılığı korunmalıdır. Biz DEM PARTİ olarak asgari ücretin temmuz ayında 60 bin liraya çıkarılmasını ve emekli maaşının da bu civarda olmasını savunuyoruz. Bizler emeklilerin yaşadığı bu tabloyu anlatırken utanıyoruz; peki, bu ülkeyi yönetenler milyonlarca insanı bu hâle düşürürken hiç utanmıyor mu?

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın, buyurun.

HÜSEYİN OLAN (Devamla) - Tamam Başkanım.

Başka ülkelerde emekliler insanlık onuruna yakışır bir şekilde yaşarken bu ülkede emeklileri ise kahveye gitmeye, torununa harçlık vermeye, pazara çıkmaya korkar hâle getirdiniz. Emekli bir yurttaş şöyle diyor: "Bir ülkede ne çoksa o kıymetsizdir, bu ülkede insan çok o yüzden kıymetsiziz." İşte, bugün emeklinin hissettiği tam da budur: Değersizleştirilmek, yıllarca değer üreten insanların emeğinin, ömrünün ve geleceğinin değersizleştirilmesi. Bu ülkede yıllarca dökülen alın terinin karşılığı huzurlu bir emeklilik değil; bir evin kirasına bile yetmeyen maaş, bitmeyen borçlar ve her geçen gün biraz daha ağırlaşan yokluk, sefalet ve yoksulluktur diyerek Genel Kurulu selamlıyorum. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)