GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:105
Tarih:23.06.2026

DEM PARTİ GRUBU ADINA DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Evet, DEM PARTİ olarak sunmuş olduğumuz bu araştırma önergesi aslında ülkede en korunmasız durumda bulunan engellilere, yaşlılara ve bakıma muhtaç insanlara reva görülen insanlık dışı muamelenin utanç verici tablosudur. Neyden bahsediyorum? Batman'daki Özel Şifa Bakım Merkezinde yaşananlardan bahsediyorum. Eminim ki burada oturan birçok arkadaş ne olduğundan bittiğinden haberdar bile değildir. Büyük bir kısmı da ilk defa şimdi burada duyacak. Ne yaşandı, neden yaşandı, neden bunları duymuyorsunuz? Bu bakım merkezinde oluşan olaylara müdahale etmeyen zihniyet, açığa çıktıktan sonra ne yapıyor? Yayın yasağı getiriyor, RTÜK bütün haberleri kaldırıyor ve dosyada gizlilik kararı veriyor ve hâliyle Türkiye kamuoyunun bunu duymasına engel oluyor.

Bakın, arkadaşlar, insanlığın bittiği noktadan bahsedeceğim ben size. Bu bakımevi olarak isim verilen Şifa Merkezinde, bizim adına "işkence evi" dediğimiz yerde ne yapılmış biliyor musunuz? 2025 yılının Ekim ayında bu kurumun eski bir çalışanı Batman Jandarma Komutanlığına gidiyor. Korkunç bir ihbarda bulunuyor, burada bir engelli yurttaşın ellerinin ve ayaklarının çarşaflarla bağlandığından, kangren olduğundan, yaşamını yitirdiğinden, ölüme sürüklendiğinden ve bu olayın üstünün kapatıldığından bahsediyor. Peki, Jandarma ne yapıyor? Hiçbir şey yapmıyor arkadaşlar. Savcılık ne yapıyor? Hiçbir şey yapmıyor. Bakanlık peki? Ancak güzellemeler yapmakla meşgul, o da hiçbir şey yapmıyor. Daha sonra, aradan beş ay geçiyor, 19 Mart 2026 tarihinde aynı kurumda çalışan 2 kişi tekrardan Jandarmaya gidiyor. Diyor ki: "Bu kurumda insanlara lağım suyu içiriliyor, kaynar suyla yıkanıyorlar, elleri, ayakları bağlanıyor ve dövülüyor." ve devam ediyor "Bu kurumda cinsel saldırılar var ve üstü kapanıyor, kamera kayıtları siliniyor." ve öteye gidiyor, diyor ki: "WhatsApp grubunda bu yapılan işkencenin, eziyetin bir de esprisini yapıyorlar." Bakın, bu söylediklerimin hepsi dosyada mevcut ve dosyadan aldığımız bilgilerle bunları size söylüyoruz. Peki, ben buradan soracağım: Sizce bu az önce anlatmış olduğum, sıralamış olduğum hususları bu kişilere uygulayan kişiler mi tek başına sorumludur? Tek fail onlar mıdır? Elbette ki değildir. Bu işin faillerinden biri, bu işin sorumlularından biri Emniyettir arkadaşlar, savcılıktır, Bakanlıktır, iktidardır; hiç kusura bakmayın çünkü bu, münferit bir olay değil ağır ihmallerin olduğu bir olay silsilesidir.

Evet, arkadaşlar, bu olaylar elbette duyulduktan sonra aileler partimize ulaştı ve her yeni olayda ucu bucağı olmayan iddialarla karşı karşıya geldik. Bir tane aile diyor ki: "Oğlumuz Ahmet 2021 yılında bu kurumda kalırken yaşamını yitirdi. Bize 'Boğazına kemik kaçtı.' dediler. Biz cenazesini aldığımızda üzerinde morluklar vardı. 'Bunlar ne?' deyince 'Kendisi yaptı.' dediler." Bir başka aile diyor ki: "Oğlumuz Yusuf 2024 yılında bu kurumda kalırken yaşamını yitirdi. Cansız bedenini elimize verdiler. Ne olduğunu sorduğumuzda 'Boğazına portakal kaçtı.' dediler." Bakın, bahaneler aynı, yalanlar aynı, sıraladıkları durumlar da aynı ama gelin görün ki bu iddialar böyle de bitmiyor. Bu kurumda 2 kadının taciz edildiği, tecavüz edildiği iddiası var. Yine bu kurumda bir engelli kadının kürtaj edildiği iddiası var; böylesi vahim bir tablo. Fakat bunun karşılığında soruşturmalar açılmış mı? Hayır, açılmamış. Yerel basın bir haber yapıyor, bunun üzerine Batman Barosunun ilgili avukatları durumdan haberdar oluyor, İnsan Hakları Derneği haberdar oluyor, TJA aktivistleri haberdar oluyor ve işin peşini bırakmıyor ve ne oluyor? Tam dokuz ay sonra -böylesi vahim bir olayda dokuz ay önce ihbar olmuş olmasına rağmen- 84 kişi gözaltına alınıyor, 16 kişi tutuklanıyor. Tutuklananlar arasında kim var? Batman Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdür Yardımcısı var, İl Müdürlüğü personeli var. Peki, onlara bağlı olan birim neresi? Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı; tek bir açıklama yapmıyor, başını kuma gömmüş âdeta. Soruyoruz buradan "Atayan sizsiniz, koruyan da sizsiniz; peki, ortaya böylesi durumlar çıktığında neden sorumluluğu almıyorsunuz? Neden bu kadar suspus oluyorsunuz?" diye.

Bakın, arkadaşlar, buradan açıkça ifade edelim, her olayda "Müfettiş atadık, titizlikle bu durumu inceliyoruz." diyen ve hesap vermekten çekinenlere, sorumluluk almaktan çekinenlere biz buradan sesleniyoruz: Hiç kusura bakmayın, bu yönlü, böylesi durumda, hesap verilmemesi hâlinde sizin müfettişlerinize güvenmeyeceğiz, sizin "titizlik" dediğiniz durumun insafına bırakmayacağız ve sonuna kadar bu dosyanın peşine gideceğiz. Tam da bu sebepten ötürüdür ki Batman Adliyesinin önünde, TJA öncülüğünde ve DEM PARTİ Kadın Meclisimizin de içerisinde bulunmuş olduğu bir adalet nöbeti başladı ve bu nöbet, bakıma muhtaç insanlar adına bir insanlık ve vicdan nöbetidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

DİLAN KUNT AYAN (Devamla) - Bu nöbet, insanlık onurunu, insanların yaşamını üç kuruşluk para uğruna yok sayanlara karşı halkın nöbetidir. Bulunduğumuz her yerde TJA'nın başlatmış olduğu bu nöbeti büyüteceğiz ve Özel Şifa Bakım Merkezinde yaşananların tamamının ortaya çıkarılması, yine sorumluların hak ettiği cezaları alması için de böylesi insanlık dışı muamelelere hiçbir yerde cesaret dahi edilmemesi için de bütün Genel Kurulu önerimize destek vermeye davet ediyoruz.

Teşekkürler. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)