| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 104 |
| Tarih: | 18.06.2026 |
CHP GRUBU ADINA DENİZ YAVUZYILMAZ (Zonguldak) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; EPDK ne demek? EPDK, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu demek. Bu Kurum gerçekten enerji piyasasını mı düzenliyor yoksa AKP'nin kimleri zengin edeceğini mi belli değil. Türkiye cumhuriyet tarihinin en büyük kamu kaynaklarından biri sadece iki buçuk yılda âdeta AKP'nin babasının malı gibi dağıtıldı.
EPDK depolamalı rüzgâr ve güneş enerji santralleri kurulumu için 19 Kasım 2022 ile 26 Mart 2025 tarihleri arasında yarışmasız ve ihalesiz şekilde, adrese teslim olarak toplam 33.100 megavatlık ön lisans verdi. Bu kapasite Türkiye'nin mevcut elektrik kurulu gücünün neredeyse üçte 1'i. Profesör Doktor Uğur Emek'in hesaplamalarına göre bu tahsislerin ekonomik değeri yaklaşık 56 milyar dolar. 56 milyar dolar onlarca hastane, yüzlerce okul ve sayısız kamu yatırımına karşılık gelen devasa bir büyüklük. Şimdi soruyorum: 56 milyar dolarlık bu piyasa, bu kapasite yarışmasız ve ihalesiz olarak, adrese teslim şekilde kimlere dağıtıldı? En büyük payı hangi şirketler aldı? Bu şirketlerin ortakları kimler? Bu sorulara derhâl cevap verin, milletten kaçmayın, millete hesap verin.
Değerli milletvekilleri, AKP'nin enerji alanındaki bir başka vurgununu daha şimdi sizinle paylaşıyorum. AKP'nin 5 yandaş şirkete ödediği "kapasite mekanizması" adı altındaki devasa teşvik tutarını tespit ettik. Bu teşvik, Türkiye Elektrik İletim AŞ'nin santrallere ait elektrik kapasitelerini emre amade olarak hazırda tutmaları için ödediği astronomik seviyedeki bir tutar yani üretilmemiş elektrik için AKP'nin yandaş şirketlere ödeme garantisi verdiği bir teşvik. Peki, bu teşvik hangi şirketlere, hangi holdinglere, hangi miktarlarda ödeniyor? Bugüne kadar ödenen bu teşvik tutarlarının dolar karşılığı 2018-2025 yılları arasında İçtaş ve Limaka ait Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine 192 milyon dolar; Kolin Holdinge ait Soma Kolin Termik Santrali'ne 125 milyon dolar; Konya Şekere ait Soma B Termik Santrali'ne 100 milyon dolar; Aydem Holdinge ait Yatağan Termik Santrali'ne 82 milyon dolar; Kazancı Holdinge ait Bolu Göynük Termik Santrali'ne 60 milyon dolar olmak üzere sadece 5 yandaş şirkete ödenen toplam teşvik tutarı 559 milyon dolar, güncel kurla 26 milyar lira; bunun adı "Yandaşı kollamak, vatandaşı soymaktır."
Değerli milletvekilleri, şimdi de AKP'nin tünel vurgunu dosyasını açıyoruz. Geçtiğimiz hafta Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun müjdesini verdiği bir tünelin altından devasa bir vurgun çıktı. Sözleşmesi 11 Temmuz 2006 tarihinde imzalanan Ankara-İstanbul demir yolu hattındaki T26 Tüneli'nin altyapı işleri günlük ortalama 80 santimetre ilerlemeyle nihayet geçen hafta 11 Haziran 2026'da bitirildi. Yani T26 Tüneli'nin altyapı işlerinin tamamlanma süresi yirmi yıl. Bu gecikme süresi berbat bir dünya rekorudur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
DENİZ YAVUZYILMAZ (Devamla) - Değerli milletvekilleri, bu tam bir kepazeliktir. Zira, bu elimde gördüğünüz Devlet Demiryollarının teftiş raporuna göre sözleşme fiyatıyla T26 Tüneli'nin maliyeti 60 milyon dolar. Devlet Demiryollarının T26 Tüneli için şirketlere ödediği tutar 322 milyon dolar, aradaki fark 262 milyon dolar yani güncel kurla 12 milyar lira. Cengiz ve İçtaş'a ödenen bu astronomik tutarla 5 adet T26 Tüneli yapmak mümkündü; 6 kilometre değil, 32 kilometrelik tünel yapmak mümkündü yani yine aynı senaryo yine AKP, yine profesyonel bir soygun. (CHP sıralarından alkışlar)