GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:103
Tarih:17.06.2026

CEYLAN AKÇA CUPOLO (Diyarbakır) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Ben de bundan beş yıl önce korkunç bir siyasi suikastla katledilen yoldaşımız Deniz Poyraz'ı rahmetle anıyorum.

Bu yıl, biliyorsunuz, iktidarın sıkça övündüğü zirveler yılı ve bir sürü şeye ev sahipliği yapılıyor. Bu ev sahipliklerinden biri de -tabii, birkaç yıl önceydi ama- UEFA'nın Şampiyonlar Ligi'ydi ve o Şampiyonlar Ligi'nin bazı maçları İstanbul'da oynanacaktı. UEFA bir uyarı yayınladı, dedi ki: "Sakın taksiye binmeyin." "Çünkü kazıklanma ihtimaliniz var." diyemedi, onun yerine dedi ki: "Trafik çok sıkışıyor, servisleri tercih edin." Şimdi, biz bu "Taksiye binmeyin."in altında yatanın ne olduğunu çok iyi biliyoruz çünkü hepimizin bir taksi travması var, hepimiz bu stres bozukluğuyla yaşıyoruz. Şimdi, bunun, bu travmanın çoğumuza yayılmış olması hatta artık uluslararası, ulusötesi bir travmaya dönüşmesinin sebebi taksilerin plaka sahipleri değil ama orada şoför olarak çalışan kişilerin belli bir ücreti o gün içinde çıkarma mecburiyeti. Bu mecburiyet de onları olabildiğince kimi bulurlarsa yolma mecburiyetine, o alana itmeye başlıyor.

Şimdi, taksi borsasına baktım, İstanbul piyasasında bir plakanın yaklaşık olarak 11 milyon ile 12,5 milyon arasında değiştiğini gördüm ve orada, köşede, taksi borsasında şöyle bir uyarı da geçiyor, diyor ki: "Hürmüz Boğazı açılırsa bu borsa değişebilir." Yani Türkiye'nin plakalarının geleceği de Hürmüz'e bağlı bu durumda. Yönetmeliğe göre, taksilere ilişkin yönetmeliklere göre diyor ki: "Bir kişi ancak 1 plaka alabilir." ama biz biliyoruz ki bazı ünlüler var örneğin, onların yüzlerce taksi plakaları var. İşte, bahsini ettiğimiz, aslında bu madde aynı plaka zenginlerine vergi muafiyeti getirmeyi planlıyor. Taksi plakası öyle bir rant ki bir yerde metrobüsün yirmi dört saat çalışmasına dair örgütlü protestolar bile organize edebiliyorlar, metro inşaatlarının yönünü değiştirebiliyorlar, dolmuşların geçtiği yeri bile değiştirebiliyorlar, seyahate ilişkin uygulamaların kullanımını bile değiştirebiliyorlar; bu kadar güçlü bir lobiler. Düşünün, iktidarda olsalar neler yaparlardı.

Şimdi, taksi gibi kayıt dışı gelirin bu kadar yaygın olduğu bir yerde vergi indirimini hasılat esaslı bir koşula bağlamak gerçekçi değil çünkü zaten çoğunlukla nakitle çalışan, kimi zaman kredi kartıyla çalışan ve aldığı ücretten çok da sizin haberdar olmadığınız bir alan; vergi zaten alamıyordunuz, şimdi işte o plaka zenginlerinden hiçbir şey almayacaksınız. Türkiye'deki mevcut plaka pazarının 305 milyar lira olduğu düşünülüyor. Şimdi, böylesi büyük bir rantın tabii ki Parlamentoda da ilgili lobi kaynakları olacak ki bu madde bizim gündemimize geldi.

Şimdi, bugün, bu kanun görüşülmeden önce Parlamentoya gelen birkaç önergeden bahsetmek isterim. Şu an Divanda oturan Nurten Yontar gündem dışı konuşmada çocuk işçiliğinden bahsetti. Çocuk işçilerin vergi indirimi yok, çocuk işçilerin çalışmaması gerekiyor zaten, çocukların okullarında olmaları gerekiyor. YENİ YOL Grubu, emekli aylığının hesaplama yönteminin düzenlenmesinden bahsetmiş, buna dair önerge vermiş. Böyle bir önergenin verildiği bir günde 12,5 milyonluk bir plakaya sahip olan bir kişiye vergi indirimi tartışılıyor. İYİ Parti mülakat mağduru öğretmenlere dair önerge vermiş. DEM PARTİ "İnsanlar borcunu ödeyemediği için tefecilere düşüyor, tefeciliğe ilişkin bir araştırma yapalım." diyor, buna dair önerge veriyor; bu değerlendirilmiyor. Bu geçinemeyenlerin yani en altta kalanların yaşam koşullarını düzeltecek bir vergi indirimi düşünülmezken bu 305 milyar dolarlık piyasaya birazcık daha bir öncelik, bir ayrıcalık tanımanın yolu aranıyor.

Şimdi, eğer ki yevmiyeyle çalışan taksi emekçilerine vergi muafiyeti getirmeyecekseniz, onların yaşamlarını kolaylaştırmayacaksanız, onların daha çok kazanmasını ve insancıl koşullarda yaşamasını sağlamayacaksınız bizim bu maddeye rızamız yoktur, bu maddeye şerh düşüyoruz diyorum.

Bütün Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)