| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 103 |
| Tarih: | 17.06.2026 |
ELVAN IŞIK GEZMİŞ (Giresun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, bizleri ekranları başında izleyen kıymetli yurttaşlarımız; sizleri sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 4'üncü maddesi üzerine söz almış bulunuyorum. İlk bakışta sosyal devlet anlayışıyla uyumlu görünen bu düzenleme gerçekte önemli soru işaretlerini beraberinde getirmektedir. Elbette engelli ve yaşlı vatandaşlarımızın nitelikli bakım hizmetlerine erişimi son derece önemlidir ancak önümüze getirilen bu düzenleme hepimizin hassasiyet gösterdiği engelli bireylerin ihtiyaçları üzerinden orman alanlarının yeniden yapılaşmaya açılmasının önünü açmaktadır. Amaç, vatandaşlarımızı doğayla buluşturmaksa ki bu son derece kıymetlidir, mevcut kamu arazileri veya atıl durumdaki taşınmazlar neden değerlendirilmemektedir? Bugün sadece "devlete ait tesisler" denilerek getirilen bu düzenlemenin yarın farklı uygulamalarla özel işletmelere devredilmeyeceğinin ya da ticari faaliyetlere konu edilmeyeceğinin bu maddeyle açık bir güvencesinin bulunmadığını görüyoruz. Ormanları korumak yerine ekonomik bir kaynak olarak gören anlayış bir yandan maden projeleriyle ormanlarımızı talan etmekteyken şimdi de "sosyal tesis" adı altında ormanlarımız üzerindeki baskıyı artırmaktadır.
Değerli milletvekilleri, bugün burada engelli bireylerin yıllardır çözülemeyen gerçek sorunlarını konuşmamız gerekiyor. Bugün ülkemizde kaç engelli vatandaşımızın yaşadığına dair sağlıklı ve güncel verilere hâlâ sahip değiliz. Gerçek veriler olmadan gerçek çözümler üretilemez. Maalesef, binlerce engelli çocuğumuz özel eğitime erişememekte, devlete ait kurumların sayısı hâlâ yetersiz, kaynaştırma eğitimi yeterince uygulanamamakta. Bugün özel eğitim öğretmenleri atama beklerken tezat olarak kamuda öğretmen açığı her geçen gün artmakta. Kurumlarda psikolog, fizyoterapist, ergoterapist gibi özelleşmiş kadrolar eksik. Birçok ilde aileler çocuklarına eğitim ve rehabilitasyon hizmeti alabilmek için kilometrelerce uzağa götürmek zorunda kalıyor. Eğitimde yaş temelli sınırlama kabul edilemez.
Değerli milletvekilleri, engelli bireylerimiz büyük istihdam sorunu yaşamaktadır. Engelli bireylerin yüzde 80'i çalışma hayatının dışındadır. Bugün binlerce engelli öğretmenimiz EKPSS'den yüksek puan aldığı hâlde atanamamaktadır. Sadece öğretmenler de değil, mühendisler, sağlık çalışanları ve farklı meslek gruplarındaki engelli vatandaşlarımız yıllardır atama beklemektedir. Kamu kurumlarında engelli istihdam kotası olmasına rağmen çoğu zaman kâğıt üzerinde kalmaktadır. İstihdam bir lütuf değil, anayasal bir haktır. Engelli vatandaşlarımız ağır ekonomik şartlar altında ezilmektedir. Bugün engelli aylıkları ağır ekonomik şartlar altında erimiştir, evde bakım desteği yetersiz kalmaktadır. Bakım yükünü üstlenen aileler çoğu zaman sosyal güvenceden mahrum kalmaktadır. Engelli aylıklarının hesaplanma yöntemi adil değildir, destekler hane gelirine göre değil, engelli bireyin kendi gelir durumu esas alınarak değerlendirilmelidir.
Değerli milletvekilleri, engelli vatandaşlarımızın kullandığı tekerlekli sandalye, protez, ortez, işitme cihazları, hasta bezi gibi malzemelerin fiyatları her geçen gün artmaktadır. SGK'nin karşıladığı tutarlar ile piyasa fiyatları arasındaki fark çok fazladır. Engelli vatandaşlarımız, yüksek fiyat farkları nedeniyle ihtiyaçları olan malzemelere erişememektedir, engelli bireyler açısından emeklilik ise artık ulaşılması güç bir hak hâline gelmiştir. Oysa, engelli vatandaşlar, istihdamda, sosyal hayatta, kamusal alanda tüm akranlarıyla birlikte hayatın tam içinde yer almalıdır. Unutmayalım ki engelli bireylerin ve ailelerinin geleceğini güvence altına almak ortak mücadelemiz olmalıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın.
ELVAN IŞIK GEZMİŞ (Devamla) - Engelli vatandaşlarımızın hak temelli taleplerini görmezden gelmeyen, onları yardım alan değil, hak sahibi bireyler olarak gören politikalar geliştirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Öncelikle rehabilitasyon merkezlerinde görev alacak yeterli sayıda uzman personelin atanması gerekmektedir. Engelli bireylerin bağımsız yaşam hakkı güvence altına alınmalıdır. Eğitimde, istihdamda, ekonomik ve sosyal yaşama katılımda karşılaştıkları engeller kaldırılmalıdır. Engelli vatandaşlarımızın haklarını savunmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Engelli vatandaşlarımız ayrıcalık değil, haklarını istiyor, bağımsız yaşam istiyor, bizlere düşen görev bu hakları eksiksiz şekilde hayata geçirmektir diyor, Genel Kurula saygılarımı sunuyorum.
Teşekkür ederim.