GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:103
Tarih:17.06.2026

ÖMER ÖCALAN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün biraz Urfa'nın tarımından, çiftçisinden, esnafından bahsetmek istiyorum. Aslında Urfa'nın tarımından bahsedince ülkenin tamamının tarımından bahsetmiş olacağız. Urfa üçüncü büyük tarım şehridir, yüz binlerce dekar tarım alanına sahiptir. Büyük bir coğrafyası vardır ama problemleri diz boyudur, sadece Hükûmet temsilcileri gelip burada Cumhurbaşkanı ve ilgili yetkililerle fotoğraf çekmekten zaman bulamadıkları için şehrin sorunlarını da aktarmaya çok zaman bulamıyorlar yani. Şimdi, GAP'ın merkezi Yaylak'tır, Bozova'dır, birinci sınıf tarım arazisidir, meşhur arazileri vardır, çok kaliteli toprakları vardır. İnsanlar artık pamuk ekmekten, buğday ekmekten, şeker pancarı ekmekten vazgeçtiler, birinci dereceden tarım topraklarına şu an fıstık ağacı ekiyorlar. Birinci dereceden tarım toprağına fıstık ağacı ekilmez, fıstık ağacı kıraç yerlere ekilir, daha böyle uygun arazilere ekilir ama şu an GAP'ın merkezi heder ediliyor. Bununla ilgili bir plan, proje var mı? Yok. Bir tarım politikası yok. Varsa yoksa hamaset, varsa yoksa hamaset. Yaz geliyor, Atatürk Barajı yanı başındadır, elektrik yok, su yok. Ne tarım arazisi için kullanılan elektrik veriliyor ne abonelere elektrik veriliyor. Şu an bununla ilgili bu Hükûmet bir tarım politikası belirlemeyecek mi? Kurak bir şehir, elektrik sorunu var, girdi maliyetleri problemli, plansız bir tarım yönetimi vardır. Hangi sene, hangi ürün ekilecek Tarım Bakanlığı bunu belirlemiyor. Tarım Bakanlığı, tarım şehrini unutmuş, tarımla ilgili politika yok, hayvancılıkla ilgili politika yok. Bakınız, Siverek Karacadağ üç dört şehrin merkezinde olan bir coğrafyadır, binlerce hayvan üreticiliği yapılabilir, insanlar daha uyguna et yiyebilir, hayvan üreticisi para kazanabilir ama bununla ilgili de bir plan, proje yok. Bununla ilgili ne devlet kurumları ne parti temsiliyeti Urfa'da bir araya gelmez. Rekabet ama nasıl bir rekabet, çok değişik bir rekabet, şehri büyütmek için değil, şehrin sorunlarını anlatmak için değil, sadece birbirini karalama, şehri geriye çeken, şehri farklı tartışmalar noktasında geriye götüren bir anlayış vardır. Bakınız, AKP yıllardır orada iktidar oldu, seçim kazandı, belediye kazandı, bu son seçimde birçok ilçeyi ve büyükşehri kaybetti. Urfalı seçmeni çantada keklik gören bir anlayış var. Biz dinî inancını suistimal ederiz, oradaki biraz aile ilişkileri, feodal ilişkileri, aşiret ilişkileri üzerinden bu seçimi götürürüz, temsiliyet elde ederiz." diye bir anlayış vardı. Artık Urfalı tarım çiftçisi buna "Dur!" diyecektir.

Bakınız, ilçe ilçe sulama fiyatı değişti. Harran'a başka bir tarife, Suruç'a başka bir tarife, Bozova'ya başka bir tarife; su Fırat'tan gidiyor, Fırat'a Bozova yakın, Suruç biraz daha uzak, Harran, Akçakale daha uzak; açın tabloyu arasındaki fiyat uçurumunu görürsünüz. Yani bu ayırımcılık, bu standart dışı yaklaşımlardan uzak durmak lazım. Her anlamda bir devlet aklının olması gerekiyor. Devlet aklının tarımda da ekonomide de siyasette de hukukta da bir aklının olması lazım, dizayn etmesi lazım, akıllı tarımı teşvik etmesi lazım. Çiftçi "Biz artık zarar etmeyelim, ne olursa olsun." diyor. On yıl sonra, on beş yıl sonra fıstıktan ürün alacak, on yıl sonra, on beş yıl sonra o muhteşem tarım arazisini, çok kaliteli toprakları ölüme yatırıyor. Bununla ilgili il tarım müdürlüğü bir çift laf söyler mi ya da Tarım Bakanlığı iki kelime eder mi? Karacadağ'la ilgili bir şeyler söyler mi, hayvancılığı teşvik eder mi? Hayır. İş başka bir nokta. Bunun için, muhalefetin bu noktada Urfa'da daha kontrollü, daha inisiyatifle hareket etmesi gerekiyor. Biz artık halkımızın içinde, geçmişte olduğu gibi şimdi de tarım sorunu, çiftçilik sorunu, ekonomiyle ilgili problemleri tartışacağız ve çözüm getirmeye çalışacağız. Girdi maliyetleri çok fazla, açıklanan taban fiyat buğdayda 16.500, arpada 12.750 lira ton başı. Bunu çiftçi kabul etmiyor. 16.500 lira buğday.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın.

ÖMER ÖCALAN (Devamla) - 5 kilo buğday 1 litre mazot alamıyor. Gübre fiyatı yüzde 40 artmış, mazot fiyatı yüzde 50'ye yakın artmış son yılda ama yapılan zam yüzde 15 bile değil.

Çiftçi artık düzenli bir politika bekliyor, planlı bir ekim bekliyor. Tarım Bakanlığına bağlı, il tarım müdürlüğüne bağlı personelin liyakatlı olmasını bekliyor. Şehrin önüne planlı bir tarım ve çiftçilik politikasının getirilmesi gerekiyor.

Ben tekrardan Genel Kurulu ve halkımızı saygıyla selamlıyorum. Herkese iyi akşamlar. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)