GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:100
Tarih:10.06.2026

CHP GRUBU ADINA MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Değerli Başkanım, kıymetli milletvekilleri; hepinizi saygıyla, hürmetle selamlıyorum.

Tabii ki geçen sene 600 bin mevsimlik tarım işçimiz vardı, 81 ilden 73 iline Şanlıurfa'dan mevsimlik tarım işçisi gitti. Bu, tabii, mevsimlik tarım işçileri sadece Urfa'dan gitmiyor, Mardin'den, Diyarbakır'dan ve Şırnak'tan, Siverek'ten, tüm ilçelerden Malatya'ya, Ordu'ya, Mersin'e, Ankara'ya Türkiye'nin aşağı yukarı 73 iline mevsimlik tarım işçisi gidiyor. Tabii, bu mevsimlik tarım işçisi kimleri yanında götürüyor? Çocuklarını yanında götürüyor, yaşlılarını yanında götürüyor, kadınlar gidiyor ve bu çocukların çoğu da ilkokul, ortaokul, liselerden en az üç veya dört ay okuldan geri kalarak mevsimlik tarım işçisi olarak çalışmaya gidiyorlar. Elimizde bu Anayasa var. Anayasa'da insan hakları açısından barınma hakkından bahseder, temiz suya erişimden bahseder, enerjiye ulaşımdan bahseder ama maalesef ama maalesef bu mevsimlik tarım işçileri Anayasa'mızın koruması altında olan insan haklarından yararlanamıyor. Neden yararlanamıyor? Biraz önce ben şunu söyledim: Haymana'ya bağlı Yergöme köyünde şu anda yağmur yağdı. Maalesef vatandaşımızın, oradaki mevsimlik tarım işçilerimizin kalmış olduğu çadırları sel bastı ve perişan durumdadırlar. Cumhurbaşkanının 2024/5 sayılı Mevsimlik Tarım İşçisi Genelgesi uyarınca valiler, kaymakamlıklar bu mevsimlik tarım işçilerinin barınma hakkı, enerji hakkı, temiz suya erişim hakkı, çocukların eğitim hakkıyla ilgili tüm tedbirleri alması gerekirken 2024'te yayımlanan Cumhurbaşkanının bu genelgesi uygulanmıyor. Uygulanmadığı için maalesef ama maalesef, hemşehrim olan tüm mevsimlik tarım işçilerimizin hepsi mağdur. Şimdi, bu gece, bu Haymana'da bulunan mevsimlik tarım işçileri nerede yatacak arkadaşlar? Buradan Haymana Kaymakamlığına, Ankara Valisine, Cumhurbaşkanına sesleniyoruz: Mevsimlik tarım işçilerini, şu anda Haymana'da sel altında kalan vatandaşlarımızı bir an önce bu akşam otellere yerleştirin. Bu insanların bu hâlde kendi kaderlerine bırakılması insan haklarına aykırılık oluşturmaktadır. Gelelim, aynı şekilde, mevsimlik tarım işçileri İş Kanunu'nun 4'üncü maddesi uyarınca İş Kanunu kapsamında değildir. Ne deniliyor? Efendim, ancak 50 kişiden fazla çalışırsa İş Kanunu kapsamındadır, 50 kişinin altında olursa İş Kanunu kapsamında değil; fazla mesai ücreti alamaz, sigorta mecburi değildir. Efendim, sosyal güvencesi yoktur, tüm haklardan mahrumdur. Bu ne demek? Arkadaş, ben seni anayasal hakların dışına atmışım, sen bundan yararlanamıyorsun. Bunu yapan kim? Arkadaşlar, kusura bakmayın, şimdi ben diyeceğim, Sayın Özkaya diyecek: "Ya, biz yapmadık." E, siz yapmadınız da Sayın Özkaya, biz kanun teklifini verdik, siz yapın da iyilik size ait olsun. Yazık günah değil mi? Yani şimdi burada bu insanların iş güvencesini sağlamayacaksa... Bu bir insan hakkı değil midir? Eğitim hakkından burada yoksun ediliyor, sağlıklı çevrede yaşama hakkından yoksun ediliyor, konut hakkından yoksun ediliyor ve bu insanların en büyük olaylarından bir tanesi de tarla ile çadır arasında o personeli götüren minibüse diyorlar ki: "Ticari kazançla sen bunu götürüyorsun." Bir de o araçları bağlanıyor. Arkadaşlar, bu hakikaten olacak iş değil ve bu mağduriyetlerin bir an önce ama bir an önce giderilmesi lazım.

Kaldı ki yine Cumhurbaşkanlığının 2024/5 sayılı Genelgesi uyarınca "Bu çocukların, bu ailelerin gittiği yerde en azından internetle eğitimin tamamlanması gerekir." diyor. Sayın Bakanım, siz o dönem bakanlık yaptınız ama şimdi o siteyi açıyoruz; site açılmıyor, erişilemiyor. Buradan Millî Eğitim Bakanlığına sesleniyoruz: Mevsimlik tarım işçilerinin çocuklarının eğitime erişimine ilişkin açmış olduğunuz siteye ulaşılamıyor. Burada devlet vatandaşını kandırır mı? Resmî anlamda burada atıf yapıyor. Siteye girin, siteye erişemiyorsunuz, site kapalı. Bu çocuklar ne olacak? Bu çocuklar mağdur durumda.

Gelelim işin bam teline. Bakın, Anayasa 10 diyor ya, eşitlik maddesi. Mevsimlik tarım işçilerinden kadınların günlük yevmiye ücreti ile erkeklerin günlük yevmiye ücretlerini TÜİK farklı belirlemiş durumda. Yani burada açık başlıklar hâlinde 2025 yılında tohum ekme hizmetlerinde kadınlar günlük 1.077 lira maaş alırken erkekler 1.394... Burada aşağı yukarı 15-20 tane kalem var. Hani Anayasa'da kadın-erkek eşitti? Kadın-erkek eşitliğini bizzat ama bizzat Anayasa...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MAHMUT TANAL (Devamla) - Bitireceğim Sayın Başkanım.

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

MAHMUT TANAL (Devamla) - Anayasa’nın 10'uncu maddesi "eşitlik" diyor, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 14'üncü maddesi "kayırmacılık yasağı" diyor, dinimiz de diyor: "Eşitliği sağlayın, adaleti sağlayın." pozitif hukuk da diyor, tüm ahlak bunu söylüyor, toplumsal kurallar bunu söylüyor. Peki, meyve ağacı, bağların budanması, bakımıyla ilgili hizmetlerde kadınlar 1.219, erkekler 1.486. Değerli Bakanım, Allah rızası için -siz bizim aynı zamanda İnsan Hakları Komisyonu Başkanımızsınız- bu kadın ile erkek arasındaki ücreti, yevmiye eşitsizliğini nasıl gidereceğiz? Kim bunu giderecek?

DERYA YANIK (Osmaniye) - Hep beraber.

MEHMET BAYKAN (Konya) - Genel Kurula hitap et.

MAHMUT TANAL (Şanlıurfa) - Anlamadım Konyalı hemşehrim söyle, şimdi Konya'da, orada benim mevsimlik tarım işçim çalışıyor.

BAŞKAN - Sayın Tanal... Sayın Tanal...

MAHMUT TANAL (Devamla) - Yani senin vicdanın bunu kabul ediyor mu?

BAŞKAN - Sayın Tanal, Genel Kurula hitap edin lütfen.

MAHMUT TANAL (Devamla) - Erkek ve kadın ücretinin arasındaki fiyat farkını yaratan AKP iktidarını halka şikâyet ediyorum.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

MAHMUT TANAL (Devamla) - AKP gitmeden mevsimlik tarım işçilerinin sorunları bitmez, bitmez! (CHP sıralarından alkışlar)

FATMA ÖNCÜ (Erzurum) - Biz de gitmiyoruz.

MAHMUT TANAL (Devamla) - Gönderecek halk ya! Siz babanızın hayrına mı gitmiyorsunuz? O sandık gelecek, halk gönderecek, halk gönderecek. Babanızın çiftliği değil, halk getirdiği gibi götürmesini de bilir.

FATMA ÖNCÜ (Erzurum) - Ama son seçimde yine 1'inci olduk, ne yapalım! Halk yine "AK PARTİ" diyor ama.

BAŞKAN - Sayın Tanal, teşekkürler.

MAHMUT TANAL (Devamla) - Ben teşekkür ediyorum, saygılar.