| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 99 |
| Tarih: | 09.06.2026 |
MEHMET TAHTASIZ (Çorum) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 5 Mayıs 2025 tarihinde 100'üncü yılını geride bırakan Gazi'nin emaneti Atatürk Orman Çiftliği bizler için çok önemli, çok kıymetli. Bu mirasa sahip çıkmak, Ankara'nın nefes aldığı bu alanı korumak hepimizin ortak görevi. Atatürk'ün şartlı bağışla halkına emanet ettiği Atatürk Orman Çiftliğinin korunmasını ve gelecek kuşaklara aktarılmasını çok önemsiyoruz. Peki, özellikle bu iktidar döneminde "Atatürk Orman Çiftliği yönetimi Ata'mızın mirasına sahip çıktı mı?" diye bir soru yöneltmek gerekiyor. Tam aksine, Cumhuriyetin kurucusu, kurucu mekânı olan Atatürk Orman Çiftliği hukuksuz biçimde talan edilerek cumhuriyetle hesaplaşma mekânı hâline dönüştürüldü. Cumhurbaşkanlığı sarayı gibi devasa bir alanla başlayan bir inşaat, ANKAPARK gibi Ankara halkının parasını hiç eden ucube bir projeye bu iktidar döneminde göz yumuldu. Atatürk Orman Çiftliği büyük ölçüde maalesef betona boğuldu. Gelinen noktada, Ankara halkının 801 milyon dolarına mal olan ANKAPARK gibi, izinsiz olarak inşa edilen ve milyonlarca dolar harcanan Cumhurbaşkanlığı sarayı gibi yapılarla Atatürk Orman Çiftliği'nin en az yüzde 50'si orman vasfını yitirdi. AKP iktidarı Atatürk Orman Çiftliğini rant alanına açtı.
Atatürk Orman Çiftliğindeki talan bununla da sınırlı kalmadı. AKP Hükûmetinin eski Sağlık Bakanı, hastaneler patronu önce Ankara Garı'nın tarihî binalarını aldı, şimdi de Atatürk Orman Çiftliği arazilerinde yeni bir hastane inşaatına başladı. Üstelik bu alan, tarihî ve doğal sit alanı olmanın ötesinde askeri güvenlik bölgesi. Bu bölgenin, Atatürk Orman Çiftliği arazilerinin yasal koruma statüsü iktidar eliyle bir kenara bırakılarak, korunan bu topraklar resmen açık ihalelerle satılıyor. Şunu bilin ki, ona yapılan her türlü müdahale sıradan bir imar meselesi değil, doğrudan Gazi'nin mirasına saldırıdır ve biz Gazi'nin büyük Türk milletine bıraktığı tüm miraslarına sonuna kadar sahip çıkacağız.
Değerli milletvekilleri, şimdi, karşımızdaki bu kanun teklifiyle Atatürk Orman Çiftliği'nin belediyelere 556 milyon liralık birikmiş emlak borçları siliniyor ve çiftlik dışında kalan gayrimenkuller kapsam altına alınarak bina ve arazi vergisinden muaf tutuluyor. Söz konusu af, istisna ve muafiyetlerin çiftlik üzerindeki özel şahıs ve şirketlere uygulanıp uygulanmayacağı muğlak bırakılmış. Komisyon üyelerimiz sordu: Temmuz ayındaki NATO Zirvesi için Atatürk Orman Çiftliği arazisi üzerine inşa edilecek yapılar bu muafiyetten yararlanacak mı? Yanıt yok. Susmak, bazen, inkâr etmekten daha çok şey söyler.
Şimdi, teklifte "Millî miras olan Atatürk Orman Çiftliği'nin korunması için özel hassasiyet gösterilmesi gerektiği açıktır." yazıyor. Peki, siz Atatürk Orman Çiftliği'ni 55 bin dekardan 30 bin dekara düşürerek mi koruyorsunuz? Vergi borçlarını silip, davaları düşürerek mi koruyacaksınız? Yoksa bu muafiyetlerden kimin yararlandığını gizleyerek bu alanı koruyor musunuz? Millet emanet edilen bu alan bugün iktidarın çıkar ağlarına emanet edilmek istenmektedir. Burada yaratılan her muğlaklık, silinen her vergi borcu ve üstü örtülen her hukuki süreç halkın bütçesinden koparılan yeni bir pay demektir. Bu talana, bu örtülü ranta, bu hesapsız kitapsız devlet anlayışına "hayır" diyeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetine, cumhuriyetin harcıyla karılmış bu topraklara sonuna kadar sahip çıkacağız.
Ben Çorum adına Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdülkadir Uraloğlu'na, fahri hemşehrimiz Sayın İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'ye, Türk Hava Yolları Genel Müdürüne ve Çorum milletvekillerine sesleniyorum: Hititlerin başkenti, Hattilerin ülkesi, yedi bin beş yüz yıllık tarihiyle, tarihte ilk yazılı Kadeş Barış Antlaşması'nın imzalandığı, tarım, sanayi ve turizm şehri Çorum yıllar sonra bir ilke daha imza attı, Süper Lig'e çıktı. Fakat 1999 yılında ihalesi yapılıp temeli atılan ve yüzde 24'ü tamamlanmış Çorum Havalimanı maalesef yirmi yedi yıldır çürüyor. Yüzde 24'ü tamamlanan Çorum Havalimanını yapmak yerine komşumuz Yozgat'a, Tokat'a ve birçok ile havalimanı yapıldı. Tabii ki yapılsın ama Çorum'un hakkı yenmesin. Çorum Havalimanı yapılmayacaksa komşumuz Merzifon Havalimanının adını Çorum Amasya Merzifon kısaca ÇAM olarak değiştirelim. İstanbul'a düzenli seferler, sabah-akşam olacak şekilde yapılsın. Yaz aylarında İzmir, Antalya, Bodrum, Mersin gibi şeyleri uçuşlar konulsun. Biz Çorum'un hakkını savunmaya devam edeceğiz.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)