GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu: İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle
Yasama Yılı:4
Birleşim:99
Tarih:09.06.2026

CHP GRUBU ADINA SERVET MULLAOĞLU (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İYİ PARTİ Grubunun grup önerisi üzerinde söz almış bulunmaktayım.

Değerli milletvekilleri, insanoğlu içgüdüsel olarak iyi yaşamak ister. Doğuda bulunan annenin de Kuzey Afrika'da bulunan annenin de batıdaki annenin de tek bir derdi vardır: Çocuğunun güvenli bir şekilde iyi yetişmesini, iyi bir hayat sürmesini arzular. İşte insanlar Orta Doğu'dan Doğu Akdeniz'de ölümü göze alarak maalesef Avrupa'ya göç etmektedir. Avrupa'ya neden göç etmektedir? Çünkü ülkelerinde demokrasi yoktur, çünkü ülkelerinde hukuk yoktur, çünkü ülkelerinde istediği kadar iyi üniversiteleri bitirsin iş bulma imkânı yoktur, çünkü kendi ülkesinin siyasal sistemi ona yaşam hakkı vermemektedir. Bu nedenle, Doğu Akdeniz'de boğulmayı göze alarak bir umut için içgüdüsel olarak iyi bir hayata doğru yolculuk etmektedir ve vizesiz. Maalesef siz de Türkiye'yi neredeyse aynı noktaya getirdiniz. Bugün, öğrencilerimiz burs kazanıyor ama vize alamıyor, Avrupa kapılarında bekliyor; iş insanlarımız çok güzel anlaşmalar yapıyor, sözleşmeyi imzalamak için Avrupa'ya gidecek, vize alamıyor. Dolayısıyla insanlarımızı çok mağdur etmektesiniz. Burada, aslında sorun vize alamayan vatandaşlarımız değil, Hükûmetin yanlış politikalarıdır. Şimdi, eğer ülkede demokrasi yoksa, adalet yoksa ne ekonomi düzelir ne de Türkiye'nin itibarı yükselir.

Sizler, yakın zamanda olduğu için, maalesef... Çok iyi hukukçular var, Sayın Abdulhamit Bey çok takdir ettiğimiz bir Bakanlık dönemi geçirdi, Derya Hanım çok güvendiğimiz iyi bir hukukçu. Dünyadaki hiçbir namuslu hukukçu butlan kararını izah edemez. Böyle bir kararı muhalefete yapmanız bir darbedir arkadaşlar, yeni nesil bir darbedir. 28 Şubat sürecinde hepimizin karşı çıktığı darbeye "postmodern darbe" denildi. Ben ise bu darbeye yeni bir isim koyacağım. Kübizm 20'nci yüzyılda çıkan bir sanat akımıdır, aynı Picasso'nun Guernica'sındaki gibi farklı perspektifleri aynı resimde bulabilirsiniz, bir nesnenin ön yüzünü yan taraftan, ön taraftan bulabilirsiniz. İşte, aynı resimde iktidar var, yargı kolları var ve iş birlikçiler var; dolayısıyla, bu yapılan darbe "postkübik" bir darbedir ve buna şiddetle karşıyız. Eğer siz bunu meşrulaştırırsanız, "Elimizde yargı var." derseniz, o zaman seçim hukuku ne olacak? Sandıklar tehlikeye düşer arkadaşlar. Demokrasiyi korumak benim olduğu kadar burada sandalyelerinde oturan milletvekillerinin de namus borcudur.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayalım.

Buyurun.

SERVET MULLAOĞLU (Devamla) - Biz niye darbeye karşıyız? Çünkü millet bizi seçmiş, millî iradeyi temsil ediyoruz. Eğer güç bende ise koltuğu kaybetmemek için rakip gördüğüm kişiyi hapse atarsam, rakip gördüğüm partiden sandığı kaçırırsam, onu alaşağı edersem bu tek kelimeyle darbedir ve buna karşı çıkmak zorundayız.

Bakın, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Eichmann davası var. Bu Eichmann davasında, Nazi subayı olan birisi 1960'ta yakalanır ve "Hannah Arendt" diye bir siyasal kuramcı davayı izler. Bir canavar görmesi gerektiğini düşünür ancak bakar ki sıradan bir insan ve şunun farkına varır, şu kuram meydana gelir: Kötülüğün sıradanlığı, kötülüğün yer değiştirmesi.

Şimdi, siz kendinize göre iyi bir amaç için bunlara sessiz kalırsanız aslında kötülüğü sıradanlaştırıyorsunuz ve bu ülkeye kötülük ediyorsunuz. Bugün ses çıkarmayacaksanız ne zaman çıkaracaksınız?

Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)