| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 99 |
| Tarih: | 09.06.2026 |
AK PARTİ GRUBU ADINA İSMAİL ERDEM (İstanbul) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; YENİ YOL Partisinin vermiş olduğu Meclis araştırması önergesi üzerine partimiz adına söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle Gazi Meclisimizi, ekranları başında bizleri izleyen aziz milletimizi de saygıyla, hürmetle selamlıyorum.
Şehirler medeniyetimizin aynasıdır, milletimizin ortak havzasıdır ve geleceğe bırakacağımız en kıymetli emanettir. İmar planları da işte bu emaneti şekillendiren en stratejik araçlardır. Bu nedenle imar meselesi günübirlik siyasi tartışmaların değil, teknik bilgi, kurumsal kapasite ve uzun vadeli şehir vizyonunun konusudur.
Elbette ki her sistem gibi imar ve planlama süreçleri de geliştirilmeye, güçlendirilmeye, iyileştirilmeye açıktır. Şeffaflık, denetim ve kamu yararı bizim de vazgeçilmez ilkemizdir. Ancak bugün Meclis araştırma önergesine baktığımızda imar planlarının meselenin teknik zemininden uzaklaştırılarak siyasi tartışmalara açık bir çerçeveye çekildiğini görmekteyiz.
Türkiye'de imar planları kanun gereği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, belediyelerimiz ve il özel idareleri tarafından yapılmaktadır ancak bazı kamu kurumlarına da istisnai olarak bu haklar tanınmıştır çünkü hizmetlerin daha hızlı yürütülebilmesi açısından. Planlama süreçleri uzun bir süreçtir yani kısa günde, yirmi dört saatte bir planın yapılma şansı yoktur, çok sayıda kamu kurumlarından, farklı kurumlardan görüşler talep edilmekte ve o görüşler çerçevesinde imar planları hazırlanmaktadır. İmar planları yapıldıktan sonra yapan kurumlar tarafından bir aylık bir askı süreci vardır. Bu bir aylık askı sürecinde vatandaşlarımızın itiraz etme hakları vardır. Yine, askıya çıktığı tarihten itibaren yüz yirmi gün içerisinde de yasal olarak idari mahkemelere vatandaşlarımızın itiraz ve dava açma hakları vardır. Ham bir arazinin imara açılmasıyla beraber ister arazi kıymetli olsun ister ucuz olsun her ham arazinin yüzde 45'i kamu yararına kullanılmak üzere belediyelere ve devlet uhdesine geçer. Yani burada imar planları yapılırken biz hiçbir zaman mülkiyete düşmanlık edemeyiz, mülkiyet de bir kutsal haktır. Onun için bir arazi imara açılırken yüzde 45'i kamu yararına kullanılmak üzere kamuya terk edilir, yüzde 55'i vatandaşa bırakılır. Diğer tarafıyla, parsel bazında imar değişikliği yapılırsa burada da herhangi bir kıymet artışı sağlanırsa en çok kamuoyunda tartışılan konuların başında geliyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.
Buyurun.
İSMAİL ERDEM (Devamla) - Burada değer artışının yüzde 75'i yine kamuya intikal ettiriliyor, yüzde 25'i Bakanlığa, yüzde 25'i büyükşehir belediyelerine, yüzde 25'i de ilçe belediyesine ancak buradaki değer artışının ancak yüzde 25'i mülkiyet sahibine kalıyor yani bunu da istismar etmeye hak sahibi değiliz. Biz mülkiyet düşmanı değiliz, sermaye düşmanı değiliz. Mülkiyet edinme hakkı Cenab-ı Hak tarafından insanlara doğuştan verilen bir haktır, aynı zamanda bir anayasal haktır.
MEHMET ?EMİN ?EKMEN ?(Mersin) - Başkanım, sermaye düşmanı değilsiniz, sermaye dostusunuz.
İSMAİL ERDEM (Devamla) - Biraz önce bir milletvekilimizin bir ifadesi var: İstanbul Boğazı, boğaza öngörünümlü alanlar 1950'lerde, 1960'larda, 1970'lerde, 1980'lerde kirletilmiştir, yeni dönemde herhangi bir yapılaşma imara aykırı olarak yapılmamıştır.
MEHMET ?EMİN ?EKMEN ?(Mersin) - İstediğiniz yerden fotoğraf çekelim.
İSMAİL ERDEM (Devamla) - Yüce Meclisi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)