GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:98
Tarih:03.06.2026

CEYLAN AKÇA CUPOLO (Diyarbakır) - İyi geceler.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Atatürk Orman Çiftliği 1925 yılında kurulduğunda çorak tepeler üzerine kurulmuştu ve arzuladığı şey kenti herhangi bir yağmurda, yoğun bir yağmurda işte sel basan kenti, o Çubuk Çayı'nı birazcık rehabilite etme ve yeni bir model inşa etme üzerine bu odakla inşa edilmişti. Topoğrafyası ve yakınlıkla aslında kurduğu yolla çiftlik bir nevi stratejik bir misyonu hedefliyordu. Hatta çiftliği tasarlayan İsviçreli Mimar Ernst Egli 1934 yılında çiftlik için şöyle demiş: "Yaşamak ve ölümün didişmesi, güneş ve gölge, şakuli ve ufki tezatlar toplanarak büyük bir hat üzerine, ta uzaklardan görünebilecek bir şekilde konması, sanat noktasında çiftlik için esas bir gaye olarak kabul ve tatbik edilmelidir." Şimdi, tabii, mimarın hedefi işte güneş, gölge, yaşam, ölüm, kompozisyon, harmoni, böyle şeyleri hedeflerken bu hedeflerin belirlendiği böyle bir alanda -baş harflerini söyleyeceğim- "İMG" isimli bir belediye başkanı döneminde oraya bu araziye yani harmoninin gözetildiği bu araziye bir dinozor gülistanı inşa edildi. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar) Bu dinozor gülistanı inşa edilmekle kalmadı, bu gülistan hiçbir zaman insanların uygulamasına da yani insanların erişimine de açılamadı, orası çürüyor. Hatta o çürüyen yer bugün 4 Haziranda tekrar belediye tarafından ihaleye açıldı, tekrar kiralandı. Şimdi, 34 dönümlük bu alanda neredeyse her ay bir kiralama ihalesi açılıyor, kime verildiği net değil. Sayfada geziyorsunuz, Atatürk Orman Çiftliğinin sayfasında geziyorsunuz; kim, hangi araziyi ne zaman aldı, bu belli değil. 2018 yılında Meclisten bir yasayla çiftliğin bir bölümü daha yirmi dokuz yıllığına Büyükşehir Belediyesine tahsis edilmişti, hatta oraya not düşüldü, denildi ki: "Sadece belediye kiralamayacak ama onun da üçüncü şahıs ve şirketlere de kiralama yetkisi olacak." Oysaki çiftliğin kanununda diyor ki: "Çiftlik arazileri üzerinde konut, ticaret ve sanayi amaçlı yapılaşma yapılamaz ama orada bin odalı bir konut ne yazık ki oturuyor durumda. Bakın, Meclis yine 2019 yılında Çiftlikteki eski bir malt fabrikasını yıkarak yerine bir kongre binası inşa etmek istedi, Allah'tan ki Ankara'daki Mimarlar Odasının Ankara Şubesi dava açtı ve davayla Meclisin böyle bir ucube projeyi başlatmasının önüne geçti. Şimdi, gelin görün ki üzerinde konuştuğum 5'inci maddede yine dinozorseverlerin aslında belki de koyduğu bir madde, harçlardan ve vergilerden muafiyet getirme hedefi var. Şimdi, bir dizi dinozor dizmek yetmemiş gibi bir de beton bozkıra dönmüş bu Ankara'da başka bir beton bozkır daha dikilmek isteniyor. Oysa bu kentin her bir alanına baktığınızda bir çocuğun, bir kadının, bir yetişkinin, bir yaşlının girip oturabileceği bir park, erişebileceği hiçbir yeşil alan yok ve gördüğümüz, baktığınız her yerde kiralanabilecek bir yer, kâr edilebilecek bir yer ve bir kompozisyondan, bir harmoniden, gölge ile güneşin, ölüm ile yaşamın, bütün bu tezatlıkların ve bu tezatlıkların harmonisinin oturabileceği bu kompozisyonu görmekten uzaksınız ve bu kompozisyonu görmekten uzak olduğumuz için sürekli olarak her şeyin mahiyetini değiştiriyorsunuz. Benim bugün bakmakta olduğum bir dağa eminim ki bundan yirmi yıl sonra benim çocuğum bakamayacak çünkü o dağı biliyorum ki bir madenciye açacaksınız. Benim girip altında oturdum bir ağacın altında benim çocuğum bundan yirmi yıl sonra oturamayacak çünkü o ağaç muhtemelen yine başka bir betonseverin ihtiyaçlarına uygun bir şekilde ya budanacak ya da başka bir şekilde inşa edilecek. Bu sebeple de yeni çorak bir tepeyi inşa etmek isteyen ve bu kenti suya değil ama bu defa betona boğmak isteyen bu maddeye karşı olduğumuzu söylüyoruz. Bu maddenin derhâl bu tekliften çıkarılması gerektiğini tekrar ediyoruz. Bütün Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)