GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:98
Tarih:03.06.2026

MEHMET KARAMAN (Samsun) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Çeltik üretiminden şekerpancarına, orman alanlarından hobi bahçelerine kadar çok farklı alanları aynı torba içerisinde düzenleyen bu teklif tarım politikalarına dair Hükûmetin yaklaşımını da ortaya koymaktadır.

Değerli milletvekilleri, 3'üncü maddeyle alkollü içki satış yasağına ilişkin idari yaptırım uygulama yetkisinin merkezden alınarak valilik ve kaymakamlıklara devredilmesi öngörülmektedir. Elbette denetimin etkin olması önemlidir ancak hukuk devletinde önemli olan sadece cezanın verilmesi değil, ülkenin her yerinde aynı standartlarla uygulanmasıdır. Bugün Ankara'da farklı, Samsun'da farklı, Antalya'da farklı uygulamalar ortaya çıkarsa hem esnaf mağdur olacak hem de hukuki belirlilik ilkesi zedelenecektir. Yetki devri yapılıyorsa onunla birlikte açık denetim kriterleri de ortaya konmalıdır. Aksi hâlde, aynı fiile farklı şehirlerde farklı yaptırımlar uygulanması gibi kabul edilemez sonuçlarla karşılaşabiliriz. Ancak teklifin genelinde bizi asıl düşündüren husus iktidarın her soruna çözüm olarak yasakları ve cezaları görmesidir. Bakınız, hobi bahçeleri meselesi yıllardır konuşuluyor. Tarım arazilerinin korunması gerektiğine elbette biz de inanıyoruz. Verimli toprakların betonlaşmasına karşıyız. Tarım arazilerinin ancak bugün ortaya çıkan tabloyu sadece vatandaşın hatası gibi göstermek doğru değildir. Büyükşehir Yasası sonrasında köylerin mahalleye dönüştürülmesiyle birlikte milyonlarca vatandaşımızın mülkiyet yapısı değişmiştir. İnsanlar kırsalda küçük bir alan edinerek, hafta sonunu geçireceği bir yer ararken devlet gerekli planlamayı yapmamış, yerel yönetimler yönlendirme görevini yerine getirememiştir. Şimdiyse çözüm üretmek yerine metrekare başına son derece yüksek para cezaları getirilmektedir. Cezaların bazı bölgelerde arazi değerini aşacak seviyelere ulaşmaktadır. Bir vatandaşın birkaç yüz metrekarelik arazide yaptığı yanlış uygulamayı düzeltmenin yolu onu ekonomik olarak yıkmak mıdır? Bizim önerimiz açıktır: Tarım niteliği korunacak alanlar bilimsel kriterlerle belirlenmeli, vatandaşın mağduriyetini giderecek geçiş mekanizmaları kurulmalı, kaçak yapılaşmayı önleyici planlama araçları devreye sokulmalıdır. Devlet önce rehberlik etmeli, en son cezaya başvurmalıdır.

Teklifin en önemli başlıklarından biri de çeltik üretimine ilişkin düzenlemedir. Buradan özellikle Samsun'u, Bafra'yı ve Çarşamba Ovası'nı hatırlatmak istiyorum. Samsun Türkiye'nin en önemli çeltik üretim merkezlerinden biridir. Binlerce aile geçimini çeltikten sağlamaktadır. Üreticilerimiz son yıllarda artan mazot fiyatları, gübre maliyetleri, sulama giderleri ve işçilik maliyetleri altında ezilmektedir. Çiftçi bugün çeltiği nasıl ekeceğini değil, gelecek yıl ekip ekmeyeceğini düşünmektedir. Teklifte, köy ve mahallelerde çeltik ekim alanlarıyla yerleşim yerleri arasındaki mesafenin 500 metreden 50 metreye kadar düşürülmesinin önü açılmaktadır. Ancak burada ciddi bir eksiklik bulunmaktadır eğer gerçekten modern damla sulama sistemi kullanılıyorsa, çevresel etkiler azaltılıyorsa bunun teknik gerekçeleri ortaya konulmalıdır fakat kanun metninde bunu zorunlu tutmamaktadır. Bu durumda, geleneksel yöntemlerle yapılan üretimin evlerin hemen yakınında gerçekleşmesi mümkün hâle gelebilecektir. Bir tarafta üreticinin hakkı vardır, diğer tarafta vatandaşın sağlıklı çevrede yaşama hakkı vardır. Biz bu iki hakkın çatıştırılmasına karşıyız. Çözüm, modern sulama sistemlerinin teşvik edilmesi, devlet desteklerinin artırılması ve çevresel standartların açık biçimde tanımlanmasıdır. Bugün, üreticinin beklediği şey yeni tartışmalar değil, üretim maliyetlerini düşürecek desteklerdir; mazotta destek bekliyor, gübrede destek bekliyor, sulama yatırımlarında destek bekliyor, ürününü değerinde satabileceği bir piyasa bekliyor.

Değerli milletvekilleri, tarım politikalarının temel amacı çiftçiyi üretimde tutmak olmalıdır. Tarımı ceza yönetmelikleriyle değil, üretim seferberliğiyle ayağa kaldırabiliriz. Hobi bahçesi sorununu da çeltik üretimindeki sorunları da arazi kullanımındaki sorunları da ancak planlama, destekleme ve adaletli bir tarım politikasıyla çözebiliriz. Bu nedenle, Hükûmeti çiftçiyi cezalandıran değil destekleyen, üreticiyi bürokrasiyle boğan değil güçlendiren, kırsalı boşaltan değil yeniden canlandıran politikalar geliştirmeye davet ediyoruz.

Bu düşüncelerle, kanun teklifindeki eksikliklerin giderilmesi gerektiğini ifade ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)