GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:98
Tarih:03.06.2026

İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle şunu ifade edeyim ki ülkemizde son zamanlarda şunu sıkça görüyoruz: İktidar yaptığı hatanın faturasını o hatadan zarar görene kesiyor, bugün görüştüğümüz 30 maddelik teklif de bu alışkanlığın kanun diliyle yazılmış yeni bir örneğini teşkil ediyor. 11 kanun, tek metin, çeltik tarlasından karbon ormanına, şekerpancarından hayvan nakillerine, alkollü içki düzenlemelerinden belediyelere yüklenen yeni sorumluluklara kadar uzanan geniş bir liste. İktidar bu çeşitliliği zenginlik olarak görüyor değerli milletvekilleri. Biz ise zenginlik olarak bunu görmüyoruz, tam manasıyla bir kalabalık görüyoruz çünkü torba kanunda kalabalık asıl niyetin üstünü örter, doğru bir düzenleme sorunlu bir maddenin perdesine dönüşür; "kamu yararı" denilen yerde bazen hazine hesabı saklanır, "güvenlik tedbiri" denilen yerde bazen yerel yönetimlerin sırtına yeni yük bindirilir, "üretim planlaması" denilen yerde bazen usulsüzlüğün izi silikleşir. Adil konuşalım, bu teklifin içinde kamu sağlığı bakımından doğru okunabilecek hükümler de var. İşte, şu an itibarıyla konuştuğumuz 2'nci madde de bunlardan biri. Biz kamu sağlığını savunuyoruz, gençlerin korunmasını savunuyoruz, bağımlılık endüstrisine karşı kamusal tedbir alınmasını savunuyoruz, aynı anda kanun dilinin açık, ölçülü ve keyfîliğe kapalı olmasını istiyoruz. O nedenle diyoruz ki: 2'nci maddede amaç doğru ama daha sağlam kanun dili ister bu madde. Bu maddenin yöneldiği amaç kamu sağlığı bakımından önemlidir çünkü alkol endüstrisi çoğu zaman açık reklamla değil dolaylı görünürlükle çalışır; ürün adını kullanmazsa şirket adını kullanır, şirket adını kullanmazsa renk, logo, grafik, slogan, etkinlik dili kullanılır, şişe geri çekilir, marka kalır, ürün saklanır, çağrışım yaşamaya devam eder. O yüzden iyi amaçlara "evet", muğlaklığa ise "hayır" diyoruz. Bağımlılıkla mücadele ciddi bir iştir, ciddi mücadele ucu açık ifadelerle yürütülemez. Buradan iktidar mensuplarına seslenmek istiyorum: Aynı hassasiyeti bu ülkenin sokaklarını esir alan uyuşturucu ağlarına karşı da aynı kararlılıkla gösterecek misiniz? Değerli milletvekilleri, bugün uyuşturucu okul çevrelerine kadar inmişse, gençler sentetik maddenin hedefi hâline gelmişse, aileler çocuklarının hangi sokaktan döneceğini kaygıyla takip ediyorsa bağımlılıkla mücadeleyi alkol vitrini üzerinden anlatamazsınız. Sahte alkolden insanlar hayatını kaybediyorsa, merdiven altı üretim can alıyorsa, ekonomik kriz yurttaşı riske ve denetimsizliğe itiyorsa kamu sağlığı politikasının çok daha geniş kurulması gerekir. Okul çevresindeki uyuşturucu ağını dağıtmak gerekir, tedavi merkezlerini güçlendirmek gerekir, ailelere destek vermek gerekir. Gençlere, bütün bakanlıkların ortak çalışmasıyla spor, kültür, eğitim ve istihdam alanı açmak gerekir, erken uyarı mekanizmalarını işletmek gerekir. İşte, biz, halkımızın sağlığını, gençlerimizin geleceğini ve bağımlılık endüstrisinin kâr hırsına karşı kamusal sorumluluğu sonuna kadar savunacağız fakat iktidara da şunu söyleyeceğiz: Bağımlılıkla mücadele vitrindeki markayı silmekle olmaz değerli milletvekilleri. Sokaktaki zehri, sahte alkollü, okul çevresindeki ağı, tedavi merkezlerindeki yetersizliği ve gençlerin hayatındaki umutsuzluğu aynı cesaretle hedef almakla bu mücadelede yol alınabilir çünkü bağımlılıkla mücadele bir tabelayı kaldırmakla başlamaz; bir gencin hayatına tutunacak bir gelecek koymakla anlam kazanır diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)