| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 98 |
| Tarih: | 03.06.2026 |
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Adana) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabii, kamuoyunda "hobi bahçeleri" olarak düzenlenen, bilinen ve o şekilde düzenlenen, tarım ve çiftçilerin sorununu çözmek yerine yüksek cezalar olan ve insanları canından bezdirecek bir yasa teklifiyle karşı karşıyayız.
Ülkemizde iklim krizi, kuraklık, zirai don, sel gibi pek çok afete maruz kalan çiftçi bir de artan girdi fiyatları ve iktidarın yanlış tarım politikaları altında ezim ezim ezilmektedir. Çözüm sunmayan ve paydaşların görüşlerinin alınmadığı belirli bir zümre veya şirkete hitap eden yaklaşımıyla küçük üreticiyi bitiren ve tarımda tekelleşmenin, özellikle uluslararası tekelleşmenin önünü açan düzenlemeleri içeren bu kanun tarımın sorunlarını çözmekten uzaktır.
Değerli milletvekilleri, Türkiye Ziraat Odaları Birliği verilerine göre, 2023 yılında 5 milyon 162 bin çiftçi sayısı bugün 2,7 milyonun altına düşmüştür. Yurdumuz insanı topraktan, tarımdan her geçen gün uzaklaşmaktadır. İşsizlik rakamlarının yüzde 33'lere dayandığı ve tarımda yaş ortalamasının 58, çiftçilik yapanların yüzde 3'ünün de 65 yaş üstünde olduğu bir ortamda bunu masaya yatırmayacak mıyız arkadaşlar? Topraktan kopan köylü kente göç etmekte, ya işsizlikle boğuşmakta ya da merdiven altı sosyal güvencesiz işlere mahkûm bırakılmaktadır, çiftçi borç batağındadır. Orman alanları, meralar, sulak alanlar, yer altı ve yer üstü su havzaları yapılaşma, vahşi madencilik ve sanayileşme gibi gerekçelerle talan edilmektedir. Toprak koruma kurulları işlevsiz kılınıp ülkenin en değerli topraklarını kurul eliyle konut, sanayi ya da organize sanayi alanına dönüştüren bu iktidar bu kanunla hobi bahçeleriyle uğraşmaktadır.
Değerli milletvekilleri, bu Meclisin görevi toplumun gıda hakkı ve güvenliğini sağlamak, üreticiyi, tarım topraklarını, su kaynaklarını korumak ve bu doğrultuda yasalar yapmaktır.
Değerli milletvekilleri, tarımın en önemli girdilerinden biri de sudur. İnsan hakkı olan su yoksa tarım da yoktur, yaşam da yoktur bildiğiniz gibi. Geçtiğimiz yıllarda Çukurova başta olmak üzere birçok bölgemizde yaşanan kuraklık nedeniyle çiftçilerimiz bir damla suya hasret kaldılar. Seyhan ve Ceyhan gibi iki büyük nehrin suladığı ve çok sayıda baraj gölünün mevcut olduğu Çukurova'da kademeli ve kısıtlı sulama uygulamaları nedeniyle özellikle sulama şebekelerinin sonundaki üreticiler suya ulaşamamış, ürün kayıpları yaşamıştır. Bu kabul edilebilir mi arkadaşlar? Çukurova yalnızca Adana'nın değil Türkiye'nin gıda ambarlarından biridir. (CHP sıralarından alkışlar) Ülkemizin gıda güvenliğine büyük katkı sunan bu verimli ovada üretimin sürdürülebilir olması için su yönetiminin bilimsel temellerle olması ve üretimin mevcut su rezervlerine göre planlaması yapılmalıdır.
Değerli milletvekilleri, yıllardır tamamlanmayan Yedigöze İmamoğlu Kapalı Basınçlı Sulama Sistemi Projesi bunun en önemli örneklerinden biridir. Bu proje tamamlanmış olsa hem su tasarrufu sağlanacak hem de üreticimizin yaşadığı sorunlar ortadan kalkacaktır. Biliyorsunuz, tüm sular Devlet Su İşlerinin hüküm ve tasarrufu altındadır. Burada DSİ'nin de yetkileri ne yazık ki elinden alınarak yerel yönetimlere, il özel idarelerine aktarılmaya ve bir kavram kargaşası, görev kargaşası yaratılmaya çalışılmaktadır.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin su kaynağı 112 milyar metreküp civarındadır. 86 milyona böldüğümüzde 1.300 metreküp kişi başına düşen su miktarıdır ve dünya su skalasında 10 bin ila 5 bin metreküp arasında suyunuz varsa su zenginisiniz, 3 bin ila bin metreküp arasındaysa su fakirisiniz, kişi başına düşen bin metreküpün altında suyunuz varsa su kıtlığı çeken ülkeler arasındasınız. Su kaynaklarımız giderek azalırken artık vahşi sulama yöntemlerinden vazgeçmek zorundayız. Kapalı, basınçlı ve damlama gibi modern sulama sistemleri yaygınlaştırılmalı. Su tasarrufu sağlayan teknolojiler için Tarım Bakanlığı seferberlik ilan etmesi gerekirken biz burada palyatif tedbirlerle uğraşıyoruz.
Değerli milletvekilleri, biz su kıtlığı çeken ülkeler sıralamasına girmemek için bir kere ürün desenini buna göre uygulamak zorundayız. Ve yer altı barajlarıyla -bu sene, biliyorsunuz, çok yağış oldu, o sular aktı ve biz baktık- Devlet Su İşlerinin uğraşması gerekirdi ancak Adana'da da yapılması gereken yer altı suyu barajları yapılmamakta, gerekçe olarak ödenek gösterilmektedir ama bugün DSİ...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Vermiyoruz ek süre.
Teşekkür ederim.
Şahsı adına ikinci söz...
AYHAN BARUT (Adana) - Başkanım, bir torpil geçebiliriz.
MURAT ÇAN (Samsun) - "Çukurova" dedi Başkanım.
BAŞKAN - Ya, Grup Başkan Vekillerine vermedik arkadaşlar.
MÜZEYYEN ŞEVKİN (Devamla) - Bir tek cümle söyleyeyim, sulama birliklerinde de çiftçiler paydaş edilmeli, sulama birliklerinde de meclis oluşturulmalıdır.
Teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)