| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 98 |
| Tarih: | 03.06.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA DİLAN KUNT AYAN (Şanlıurfa) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu
saygıyla selamlıyorum.
Elbette ki bugün CHP etrafında yürütülmek istenen mutlak butlan tartışmalarını yalnızca bir siyasi partinin iç meselesi olarak göremeyiz bunu biz. Çünkü şunu çok iyi biliyoruz ki bu yaşananlar yirmi dört yıldır bu ülkede iktidar olan AKP zihniyetinin aslında devletin ve yargının gücünü de arkasına alarak muhalefeti dizayn etme çabası olduğu açık, tartışmasız bir gerçek.
Değerli arkadaşlar, bakın, bayramdan hemen önce bu karar verildi ve hâliyle bayramda yerellerdeydik. Bir amca gelip aynen bana şunu söyledi: "Kızım, bak, açık söyleyeyim sana: CHP olmuş HDP." Niye bunu söyledi bu amca? Çünkü biz aynısını yaşadık arkadaşlar, aynı senaryoları yaşadık. Tanığıyız, sanığıyız, mağduruyuz. Nasıl yaşadık bunu? Belediyelerimize kayyum atadılar mı? Atadılar. Yine, Eş Genel Başkanlarımız dâhil olmak üzere milletvekillerimizi hapsettiler mi? Hapsettiler. Yine, Kobani kumpas davasında yaşadık mı? Yaşadık. Partimize kapatma davası açtılar; yaşadık mı? Bire bir yaşadık. Peki, her seferinde ne dediler bize? Birazdan gelip aynısını söyleyecekler. "Yargının işine karışamayız, bizimle ilgisi yok, bu yargı kararı." dediler, birazdan da diyecekler fakat bunu külahımıza anlatın. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar) Halk buna inanmıyor, halk buna güvenmiyor, halk sizin dizayn etmiş olduğunuz bu yargı sistemine inanmıyor; bunu bilin.
Arkadaşlar, bakın, demokratik bir ülkede, bir siyasi partinin genel başkanını mahkeme seçmez, mahkeme karar vermez. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar) Kim seçer? PM'si seçer, üyeleri seçer, kendi iç organlarında kongresinde seçilir fakat bu nerede olur? Demokratik bir ülkede olur. Bizim ülkemizde öyle bir hâl almış ki yahu, bu iktidar Cumhurbaşkanı adaylarını belirliyor ya; niye? Çünkü muhalefetin Cumhurbaşkanı adaylarını hapsediyor. Yine demokratik bir ülkede belediye başkanını halk belirler fakat bu iktidar buna da el atmış, kayyumları atıyor, kendisi belirliyor. Yine, demokratik bir ülkede yapılması gereken nedir arkadaşlar? Şimdi ne yapmaya çalışıyor? Diyor ki: "Ben hızımı alamadım. Artık bir muhalefet partisinin genel başkanına da ben karar veriyorum, PM'sine ben karar veriyorum." Neyle yapıyor bunu işte? Kendi kurmuş olduğu yargısıyla yapıyor. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)
Yine, değerli arkadaşlar, eskiden -az önce darbelerden çok söz edildi ama- bu ülkede darbeler nasıl olurdu? Bildiğimiz şey işte, tank gelir değil mi, tüfek gelir, postallılar gelir ve darbe yaparlar fakat AKP öyle bir kendini aştı ki yeni bir darbe yöntemi buldu. Prezantabl cübbelileriyle, mahkeme salonlarında, hiç kendilerini de incitmiyorlar, ağır ağır, ağır ağır işletiyorlar; sonra ekran karşısına çıkıp ne diyorlar? "Ya, yapacak bir şey yok. Yargı kararı." diyorlar. İşte, bu artık yeni dönem darbe sistemi. Postallılar gitti, cübbeliler geldi bu dönemde. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)
Evet, arkadaşlar, yine Orta Doğu büyük kırılmalar yaşıyor, bunu da görüyoruz ve tam da aslında böylesi bir dönemde Orta Doğu'da bu kadar kazan kaynıyorken bizim ülkemizde yapılması gereken şey halkın kendisini temsil ettiği siyasi partilere bu yönlü müdahaleler etmek değil.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
DİLAN KUNT AYAN (Devamla) - Tam aksine, demokratik siyasetin önünü açmaktır, her alanda da demokratik toplumu ve toplumsal barışı inşa etmektir. Açıkça söyleyelim, bir partinin aslında kapısının kırılması demek siyasetin kapısının kırılması demek, bir partinin iradesini gasbetmek demek o halkın iradesini gasbetmek demektir. Bizler de DEM PARTİ olarak elbette ki CHP'nin bu fırtınadan bütünlüklü bir şekilde demokratik iradesine sahip çıkarak ve siyaset zeminini terk etmeden çıkmasını temenni ediyoruz.
Yine siyasi iktidarın ve diğer siyasi partilerin de demokrasiyi siyasi muhalefetlere kurban etmemesi gerektiğini her fırsatta ifade ediyoruz. Bu yüzden Türkiye'nin çıkış yolu yargı mühendisliği değil, demokratik meşruiyettir. Bugünün karanlığını aşacak olan da budur çünkü halkın iradesine rağmen kurulan hiçbir düzen kalıcı olmayacaktır. Dün olmadı, bugün olmadı, yarın da olmayacak. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)