| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 98 |
| Tarih: | 03.06.2026 |
CHP GRUBU ADINA MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla sevgiyle selamlıyorum.
Türkiye'de Anayasa'da yazılı olan düzen maalesef değişti. Siyaset bilimine göre bu düzenin adı seçimli otokrasi ve şimdi de buna uygun adımlar atılıyor, buna uygun uygulamalar yapılıyor. Nedir bu adımlar? Seçim olsun ama hep Adalet ve Kalkınma Partisi ve lideri kazansın, başka bir seçenek olmasın. Tam da buna uygun bir dönemdeyiz ve Cumhuriyet Halk Partisiyle ilgili olarak Bölge Adliye Mahkemesinin verdiği karar da bunu işaret ediyor.
Değerli arkadaşlar, otokrasilerde siyasal iktidar ya bir kişinin ya da bir grubun elindedir ve o grup her tarafı kontrol eder, şimdi Meclisi ettiği gibi etkisiz hâle getirir, yargı bağımsız ve tarafsız olmaz, denge denetleme mekanizmaları da olmaz. Bu karar bunun eseri. Neden? Bakın, 2023 seçimlerinde iktidarın bu sandık yoluyla değişebileceği anlaşıldı; en azından 2'nci tura kaldı, 1 puan, 2 puan farkla Adalet ve Kalkınma Partisi ve lideri kazandı. Manipülasyon, işte hukuka aykırı iletişim falan filan... Ama 31 Mart 2024 seçimlerinde ise mutlak bir yenilgi aldı Adalet ve Kalkınma Partisi. Önümüzde seçimler var, o seçimlerin seçim gününe bırakılmadan garanti altına alınması lazım seçimli otokrasilerde. O da nedir? Ya, adayları devre dışı bırakırsınız, rakiplerinizi, ki onu yaptınız, Ekrem İmamoğlu'nu, seçilmiş Cumhurbaşkanı adayımızı hapse aldınız, on dört aydır soruşturmalar sürüyor. Eğer o size yetmezse o zaman ana muhalefet partisini yani iktidar partisini sandıkta değiştirecek partiyi etkisiz hâle getirmeye çalışırsınız. Şimdi, on dört ayda eğer sonuç alsaydınız, 19 Marttan 21 Mayısa kadar geçen sürede sonuç alsaydınız belki CHP'ye bu operasyon olmayacaktı ama sonuç almadığınız için şimdi gerçekten hukukla izah edilemeyecek başka bir yola başvurdunuz ve rejimi tamamen ortadan kaldırdınız. Bakın, bu Anayasa'ya göre siyasi partiler demokratik yaşamın vazgeçilmez unsurlarıdır. Onların yaşamları, siyasi faaliyetleri herhangi bir üyenin, herhangi bir delegenin, herhangi bir zaman diliminde, herhangi bir mahkemeye açacağı davayla tehdit edilemez ve işleyişleri, kongreleri seçim yargısının denetimine tabidir. Anayasa'ya göre bu böyledir. Siyasi Partiler Yasası'na göre bu böyledir. Yoksa her siyasi parti içerisinden herhangi bir üyeyi, delegeyi bulursunuz, harcını yatırır, herhangi bir zamanda dava açar. O zaman siyasi partiler de kalmaz, çok partili siyasi yaşam da kalmaz, seçim de kalmadı.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MUSTAFA SEZGİN TANRIKULU (Devamla) - Şimdi, bakın, bunun arkasından alkış tutuyorsunuz ama son derece yanlış yapıyorsunuz, son derece. Yarın öbür gün aynı işler sizin için de olabilir, aynı işler sizler için de yapılabilir. Mesela şunu ifade edebilirim: Adalet ve Kalkınma Partisi kurulduğundan bugüne kadar ilçeden başlayarak kurultayına kadar her kongreye tek adaylı gitmiştir, başka aday çıkmamıştır dolayısıyla işleyişi demokratik esaslara uygun değildir. Herhangi bir delege, herhangi bir üye, herhangi bir mahkemede Türkiye'nin bir yerinde dilekçe verse o hâkim sizin partinizi de kapatabilir. Bakın, bu imkânı açtınız, olmayacak bir şey yaptınız. "Bundan bizim haberimiz yoktu." falan filan demeyin. Bakın, kararın 15'inci sayfasını okumanızı istiyorum. Bu karar 5 Marttan önce verilmiş ama UYAP'a yüklenmemiş, neden? Yüksek Seçim Kurulunun değişmesini beklemişler. 6 Mayısta değişmiş, bayram tatilini beklemişler ve ona göre UYAP'a yüklemişler. Karar çok açık; bakın, herhangi bir hukukçunun okuduğunda anlayacağı kadar açık.
Bu kadar ağır bir siyasi ortamdayız ama size buradan ifade edeyim, özellikle Adalet ve Kalkınma Partililere: Ya bir yol bulacağız ya bir yol açacağız. (CHP sıralarından alkışlar)