| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 98 |
| Tarih: | 03.06.2026 |
İYİ PARTİ GRUBU ADINA HÜSMEN KIRKPINAR (İzmir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İYİ Parti Grubumuzun vermiş olduğu önerinin gerekçesini açıklamak üzere söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Sekiz yıl önce "Siz bu kardeşinize yetkiyi verin, gerisini seyredin." denilerek girilen yolun vadesi dolmuştur. Gelin, övündüğünüz sistemin gerçek bilançosuyla yüzleşelim: Bugün açlık sınırı 35 bin liraya, yoksulluk sınırı 114 bin 500 liraya ulaştı. 28 bin liralık asgari ücret henüz işçinin cebine girmeden açlık sınırının altında can vermiştir. Kâğıt üzerinde maaşları 17,5 kat artırmakla övünüp hamaset yapanlar alım gücü mum gibi erirken yönetim zafiyetlerini gizlemeye çalışıyor. 2018 yılında 1 lira olan ekmek bugün 17,5 lira; kilosu 40 lira olan kıyma bugün 900 lira; orada durup düşünmek gerekir aslında bu rakamlardan sonra.
Çöküşün kökü tarladadır. Mazot 67 lirayı aşmış, üre gübresi 20'ye katlanmıştır. Üreticiyi toprağına küstürdünüz, çareyi dışarıda arayıp 2025'te 739 bin baş canlı hayvan ithal ederek cumhuriyet tarihinin en büyük ithalat rekoruna imza attınız. 5 liradan 46 liraya koşarken dolar, parası pul olan bir ülkenin, üzülerek söyleyeyim, itibarı da azalır.
Sistemin en büyük darbesini emeklilerimiz yedi. 2018'de 50 kilonun üzerinde kıyma alabilen emekli bugün 20 bin liraya ancak 23 kilo alabiliyor. Barınma hakkı artık lüks bir imtiyaz. Büyük şehirlerde kira artık geçimin en büyük kâbusudur. Doğal gazın metreküpü 1 liradan 25 liraya dayanmış, esnaf girdi maliyetlerinin altında ezilmiştir. Bugün UYAP koridorunda 25 milyonu aşkın açık icra dosyası varken mevcut kapasitesi 318 bin olan cezaevlerinde insan sayısı 414 bine ulaşmıştır. Vatandaşın toplam kredi ve kart borcunun 6,3 trilyon liraya yükselmesi toplumsal buhranın habercisidir. 2017'de sosyal yardım alan hane sayısı 3,2 milyon iken 2025'te bu sayı 4 milyon sınırını aşmıştır. Devlet bütçesinden bir yılda yapılan sosyal yardım ödemesi 587 milyar liradır. Soruyorum: Sosyal yardım alan hane sayısının artması övünülecek başarı mıdır yoksa derinleşen sefaletin tescili mi?
Bu yarınsızlık hissi toplumun geleceğe olan inancını sarsıyor. 2018'de 1 milyonu geçen doğum sayısı 2025'te 895 bine geriledi; doğurganlık hızı 1,42'ye düştü; genç işsizliği yüzde 15,3'e demir atmışken geniş tanımlı işsiz sayısı 13 milyonu aştı; evlenmeler 552 bine gerilerken boşanmalar 193 bine çıktı.
Gençler bu ülkeden gitmenin yollarını arıyor. 2018'den beri en az 2.933 kadının katledildiği bu vahim tablo toplumsal çözülmenin en ağır bedelidir.
Değerli milletvekilleri, iktidarca alınan yanlış kararların faturası bu aziz millete yüklenmiştir. 2018 yılında bu ülkenin faiz gideri 74 milyar liraydı, icat ettiğiniz bu sistemle bu rakam 2025'te 2 trilyona ulaşmıştır, 2026'da ise 2,7 trilyon liraya tırmanmıştır. Getirdiğiniz bu düzenle Meclisi yürütmenin kararlarını şeklen tasdik eden bir onay mercisine çevirdiniz ama unuttuğunuz bir şey var: Bu Meclis saray idaresinin mührü değil milletin ta kendisidir. Bakınız, Meclisi etkisizleştirirken Anayasa'yı baypas eden ve yürütmenin her alana müdahale ettiği bu rejim pratiğinde yargı da tamamen siyasallaşmıştır. Öyle ki artık davanın tarafları hukuki yeterliliği yüksek bir avukat aramak yerine mahkeme üzerinde etkili olacak siyasi bağlantıların peşine düşmüştür. Mahkeme kararlarını dahi yok sayan bu anlayışla adalet mülke temel olamaz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
HÜSMEN KIRKPINAR (Devamla) - Bu hukuksuzlukla Türkiye düzlüğe çıkamaz. Kılavuz yanlış ise varılacak yer maalesef uçurumdur diyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)