| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 98 |
| Tarih: | 03.06.2026 |
YENİ YOL GRUBU ADINA SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; grup önerimiz üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Meslek kuruluşlarına ilişkin düzenlemeler Anayasa'mızın 135'inci maddesinde belirlenmiştir. Meslek odaları ve bunların oluşturduğu konfederasyonların yegâne amacı üreten ve ülkeye katma değer sağlayan meslek mensuplarının ve şirketlerin karşılaştığı sorunlara çözüm bulmak, üyelerinin menfaatini ve kazancını sürdürülebilir kılmaktır lakin günümüzde bu meslek odalarının yazılı amaçları ile fiilî uygulamaları arasında ciddi uçurumlar vardır. Şöyle bir Türkiye tablosuna bakalım, bugün Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği çatısı altında bulunan 252 oda ve 113 ticaret borsası olmak üzere tam 365 oda ve borsa bulunmaktadır. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonunun şemsiyesi altında 13 federasyon 82 birlik, 3.000'e yakın oda ve 2 milyona yakın da üye bulunmaktadır. Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliğine bağlı mühendis ve mimar sayımız ise 779 bini geçmiştir. Bu rakamlar aileleriyle birlikte düşünüldüğünde Türkiye'nin en az yarısını ilgilendirmektedir. İsimleri ve cisimleri büyük olan bu kurumlar temsil ettikleri ve aidat parası topladıkları milyonlarca üyesine ne ölçüde ekonomik, hukuki ve mesleki fayda sağlamaktadır? Her yıl can acıtacak kadar aidat parası ödeyen meslek mensupları ve şirketler haklı olarak bunu sorgulamaktadır: Bu odalar sadece esnaftan ve meslek mensuplarından para toplamak için mi vardır? Şu ekonomik kriz ortamında esnafımız ve şirketlerimiz vergi baskısı altında ne yapacağını şaşırmışken, seslerini iktidarın Maliye Bakanına duyuramazken bu sorunlara çözüm sadedinde bu odalar ve meslek örgütleri elle tutulur hangi çözümler üretmektedir? Esnaf haklı olarak isyan ediyor; vergi borcunu ödeyemediği için taksitlendirme talep ettiği hâlde vergi dairelerinden ret cevabı almaktadır. "Peki, bu şekildeyken, biz can derdinde çekişirken bu odalar aidat toplamaktan başka ne yapıyor?" diye soruyor esnaflar.
Değerli milletvekilleri, bugün esnafımız kira, vergi, SGK primi, kredi faizi ve yüksek POS komisyonları altında ezilmektedir; mühendislerimiz, mimarlarımız işsizlikle, asgari ücrete mahkûm edilmekle boğuşmaktadır; sanayicimiz ve tüccarımız ise finansmana erişememekte, yüksek faiz ve maliyet artışlarıyla âdeta can çekişmektedir. Peki, üyeleri bu krizlerle boğuşurken onların haklarını savunması gereken bu meslek odaları nerededir, ne yapmaktadırlar? Protokol protokol gezen başkanlar, esnafın sorunlarına ilişkin "Bir dertleri var mıdır..." Üyelerinden kayıt ücreti, yıllık aidat ve sermaye şirketleri ile tüccarlarımız için ticari kârın binde 5'i oranında hesaplanan o meşhur munzam aidat paralarını tıkır tıkır toplamayı biliyorlar. Eğer bir esnaf, bir tüccar krizden dolayı aidatını ödeyemezse ne oluyor, biliyor musunuz? 5174 ve 5362 sayılı Kanunların ilgili maddeleri uyarınca, odalar anında bu üyelerin alacağı belgeleri donduruyor, hizmet vermeyi durduruyor ve yönetim kurulu kararıyla bu borçları ilamlı icraya yani hacze koyuyorlar. Esnaf can derdinde, odalar icra derdinde; el insaf ve el vicdan!
Yüzlerce personel çalıştırıyorlar ama çağrı merkezlerine ulaşılamıyor, vatandaşın maillerine dönülmüyor. Daha da vahimi işletmesini kapatan, vergi dairesinden kaydını sildiren bir esnafın oda kaydı otomatik olarak düşmüyor. Sistemleri entegre olmadığı için kapanmış dükkânın sahibine yıllar sonra 10 binlerce lira aidat ve BAĞ-KUR borcu çıkartılıyor. Sistematik bir çark kurulmuş ve bu çark sadece odaların kasasını doldurmak için dönüyor değerli milletvekilleri.
Bu odaların ve meslek birliklerinin en sorunlu yanlarından biri de demokratik yönetim sorunudur. Meselenin bu boyutu tam bir fecaattir. Başkanlık koltuğunda oturan şahıslar o koltuktan bir türlü kalkmak bilmiyorlar. Otuz yıl, otuz beş yıl, otuz sekiz yıldır bu odaların başkanlığını yapan oda başkanları, federasyon başkanları ve konfederasyon başkanları var. Babalarının şirketi olsa bu kadar başkanlık yapamazlar. Maalesef, seçim ve denetim konusunda demokratik ve şeffaflıktan uzak şekilde âdeta saltanatvari bir sistem oluşturulmuş durumdadır.
Değerli milletvekilleri, bugün Türkiye'deki meslek üst kuruluşlarına baktığımızda demokratik temsilde adaletin, rekabetin ve çoğulculuğun esamesi bile okunmuyor. Sayın Bendevi Palandöken kendisi tam otuz yıldır TESK yönetiminde, Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu 2001 yılından bugüne TOBB Başkanı, tam yirmi beş yıl olmuş. Aynı şekilde olan onlarca başkan var ve aynı zamanda TEPAV Başkanlığını yapıyor, üniversite mütevelli heyet başkanlığı yapıyor. Uluslararası konseyler derken birçok farklı şapkayı da aynı anda takmayı çok mahir bir şekilde biliyor. Bir koltukta çeyrek asır oturulur mu değerli arkadaşlar, yirmi beş otuz yıl boyunca hiçbir yeni bir vizyon, yeni bir lider, yeni bir sonuç çıkmaz bu devasa camianın içerisinden.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Devam edin, buyurun.
SELÇUK ÖZDAĞ (Devamla) - Değerli milletvekilleri, Meclisimizin değerli mensupları; bizler milletin vekilleri olarak milyonlarca esnafımızı, tüccarımızı ve mühendisimizi bu oligarşik yapıdan tahsildar zihniyetin insafına terk edemeyiz. Bu kuruluşlar koltuklarına yapışan yöneticilerin şahsi ikbal kapıları değil, ter döken esnafın, üreten sanayicinin,, emek veren mimarın ve mühendisin yuvası olmalıdır.
Peki, ne yapılmalıdır? Bakın, daha önce bir kanun çıkmıştı. Bu kanun "2 dönem yaptıktan sonra 2 dönem bekler, ardından da tekrar seçilebilmek için de yarışa girer." demişti. Anayasa Mahkemesi bozduktan sonra da burada bir düzenleme yapılmadı, derhâl bu düzenlemenin yapılması lazımdır. Bir, kanuna ihtiyacımız vardır.
İki, vergi dairesine kaydını yapıp kapatan bir vatandaşın oda kaydı hiçbir ek işlem gerektirmeden e-devlet üzerinden otomatik olarak düşürülmelidir. İnsanların yıllar sonra haksız aidat icraatlarıyla ve BAĞ-KUR borçlarıyla boğuşmasına son verilmelidir.
Değerli milletvekilleri, meslek örgütlerini o koltuklara çeyrek asırdır yapışanlar değil, gerçek sahiplerinin yani ter döken esnafın, üreten sanayicinin, emek veren mühendisin hizmetine sunmak için bu genel görüşme önergemize "evet" oyu vermenizi talep ediyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL, CHP ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)