GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:96
Tarih:20.05.2026

SERHAT EREN (Diyarbakır) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Diyarbakır ve bölgemizde yaşayan milyonlarca yurttaş için sağlık hizmetlerine erişim her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Sağlık alanında yıllardır devam eden kadro eksikliği, altyapı sorunları, liyakatsiz idari uygulamalar, performans sistemi sağlık emekçilerini tükenme noktasına getirirken halk sağlığını da ciddi derecede etkilemektedir.

Mart 2026'da yayımlanan Sağlık Bakanlığı resmî münhal kadro listesine göre Diyarbakır'da 54 uzman tabip kadrosu boş durumdadır. Bunun 23'ü Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, 10'u Selahaddin Eyyubi Devlet Hastanesinde, 7'si ise Çocuk Hastalıkları Hastanesindedir. Diyarbakır halkı adına soruyoruz: Bu boş olan 54 kadroyu ne zaman dolduracaksınız? Çünkü Diyarbakır yalnızca 2 milyona yakın nüfusu değil, Batman'dan Bingöl'e, Şırnak'tan Bitlis'e bölge illerinin birçoğu yani 8 ile 10 milyonluk nüfusa sağlık hizmeti veren bir kenttir. Yoğun bakım dolulukları artık kritik seviyelere ulaşmış durumda. Bazı servislerde geceleri yalnızca tek bir hemşire nöbet tutuyor. MR, ultrason tetkiklerinin sonuçları haftalarca bekleniyor. Geç çıkan sonuçlar tanı ve tedavi süreçlerini geciktiriyor. Hastanelerimizin kadro ihtiyaçları ve teknik altyapıları bir an önce tamamlanmalıdır. Her gün yaklaşık 2 bin çocuk ve ailesi çocuk hastalıkları hastanesinin kapısından geçiyor. Bölgemizin çocukları o hastaneye sağlığına kavuşmak umuduyla gidiyorlar ama hastanede personel eksikliğinden dolayı hem uzun süre beklemek zorunda kalıyorlar hem de yeterince sağlık hizmeti alamıyorlar. Bakın, pediatri yoğun bakımda iki yıldır personel açığı kapatılamıyor. 6 Şubat depremlerinden sonra kentimizin 60 yaşında olan Selahaddin Eyyübi Devlet Hastanesi ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinden karot örnekleri alındı ama bu karot örneklerinin sonuçları hiçbir şekilde açıklanmadı. Şimdi, neden açıklanmıyor? Bir yandan o binaların hasar görmesi hasebiyle hem orada yatan hastalar hem de orada çalışan sağlık personelleri çökme riskiyle karşı karşıyalar. Biz diyoruz ki, yani sonuçlar ne ise -sağlam mı, değil mi- bu binaların karot örneklerinin sonuçları açıklansın.

Değerli milletvekilleri, birçok hastanemizde göz, KBB, psikiyatri, çocuk nefrolojisi, dermatoloji, el cerrahisi gibi bölümlerde randevu bulmak neredeyse imkânsız hâle gelmiş. Gazi Yaşargil Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaklaşık altı aydır yoğun bakım alanları ve 3 ayrı anjiyo ünitesi hazır olmasına rağmen bir türlü hizmete açılmıyor. Bir tarafta yoğun bakım yatağı bekleyen kalp hastaları var ama öte yandan da kullanılmayan bir kapasite var. Diyoruz ki bu kapasite bekletilmemeli halkın hizmetine açılmalıdır.

Değerli milletvekilleri, bir de sağlıkta emek meselesi var. Dicle Üniversitesi Hastanesinde sağlık emekçileri mart ve nisan ayına ilişkin ek ücretlerini alamadılar. Diyarbakır'da birçok hastanede personel eksikliği olmasından kaynaklı olarak sağlık emekçileri yüz yirmi sekiz saati aşkın ek çalışma yapmak zorunda bırakılıyorlar, izinlerini kullanamıyorlar, fiziksel ve psikolojik olarak tükeniyorlar.

Değerli milletvekilleri, bir diğer önemli meselemiz, birinci basamak sağlık hizmetleri. Deprem sonrası aile sağlık merkezleri ve sağlık birimleri hâlâ yetersiz koşullarda hizmet veriyor. Birinci basamak sağlık sistemi güçlendirilmeden hastaneler üzerindeki yük azaltılamaz. Aile sağlığı merkezleri güçlendirilmeli, personel eksiklikleri giderilmeli ve sağlık yükünü dikkate alan özel bir sağlık planlaması yapılmalıdır.

Değerli milletvekilleri, yani birçok alanda olduğu gibi Diyarbakır maalesef sağlık alanında da kaderine terk edilmiş durumda. Diyarbakır ayrıcalık istemiyor, Diyarbakır eşit sağlık hakkı istiyor. Sağlık bir lütuf değil sağlık anayasal bir haktır ve biz bu anayasal hakkın takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Genel Kurulu saygılarımla selamlıyorum. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)