| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 96 |
| Tarih: | 20.05.2026 |
GEORGE ASLAN (Mardin) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi adına söz aldım. Genel Kurulu, yurt içinde ve yurt dışında bulunan halklarımızı saygıyla selamlıyorum.
Konuşmamda Ezidilerin yaşadığı bir soruna dikkat çekmek istiyorum: Değerli milletvekilleri, Türkiye'de Ezidiler yüzyıllardır Mezopotamya coğrafyasının kadim halklarından biri olarak varlıklarını sürdürdüler ancak özellikle son yıllarda maruz kaldıkları ayrımcılık, güvenlik sorunları, inanç temelli baskılar nedeniyle büyük ölçüde göç etmek zorunda bırakılmışlardır.
Günümüzde Mardin, Batman ve Urfa'da çok sınırlı sayıda nüfusları kaldı.
Uzun bir dönemden sonra son yıllarda özellikle güvenlik koşullarının kısmen değişmesiyle Süryaniler gibi Ezidi toplumu arasında da yurt dışından geri dönüş eğilimi ortaya çıkmıştır. Ne var ki geri dönüş süreci ciddi yapısal engellerle karşı karşıyadır. Altyapı eksiklikleri, mülkiyet sorunları, güvenlik kaygıları ve kamusal destek yetersizliği gibi sorunlara ek olarak son dönemde yaşam alanlarını doğrudan etkileyen projeler bu kırılgan süreci daha da tehdit eder hâle gelmiştir. Özellikle mera alanları tarım ve hayvancılıkla geçinen geri dönenler için hayati öneme sahipken, bu alanların farklı amaçlarla kullanıma açılması önemli bir sorun olmaya başladı. Mardin'in Midyat ilçesine bağlı Kürtçe adı Bacıne olan Güven Köyü Ezidilere ait Mardin'de kalan birkaç köyden biridir. Bu köy geçmişte yaşanan baskılar, ayırımcılık ve güvenlik sorunları nedeniyle boşaltılmıştır. Ancak bugün yıllar sonra bu insanlar yeniden topraklarına döndü, evlerini kendi imkânlarıyla inşa etmekte ve yaşamı yeniden kurmaya çalışmaktadır. Böylesine bir dönemde köyün ortak yaşam alanı olan mera üzerinde köylülerin karşı çıkmasına rağmen özel bir şirket tarafından güneş enerjisi sistemi projesi kurulmak istenmektedir. Mahalle sakinleri de bu projeye karşı dava açmıştır. Ancak Mardin 2. İdare Mahkemesi davayı reddetmiş, ardından bu karar Danıştay tarafından da maalesef onanmıştır. Oysaki dava sürecinde mahkemeye sunulan bilirkişi raporunda şu hususlara yer verilmektedir: Proje sahası tapuda ve fiiliyatta mera alanıdır ve aktif olarak hayvancılık faaliyetlerinde kullanılmaktadır. Alanın yapısı erozyona açık ve hassas bir ekosistem niteliğindedir. GES kurulması hâlinde mera bütünlüğü bozulacak ve köy halkının temel geçim kaynakları zarar görecektir. Aynı bölgede mera dışı alternatif alanların mevcut olduğu tespit edilmiştir. En önemlisi, mera vasfı değiştirilmeden bu alanda proje yapılmasının hukuken mümkün olmadığı ve bu nedenle çevresel etki değerlendirmesi olumlu kararının iptal edilmesi gerektiği açıkça belirtilmiştir. Bilirkişi raporunun bu açık tespitlerine rağmen, mahkemenin aksi yönde karar vermesi ve ardından Danıştayın kararı onaması, ülkede ve yurt dışında yaşayan Ezidilerden resmî makamlara yönelik güvensizliğe neden olmuştur.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yaklaşık bir buçuk yıl önce iktidar tarafından bir heyet oluşturuldu. Bu heyet zaman zaman yurt dışına giderek hem Süryani hem Ezidi kurumlarıyla toplantılar yapıyor, bazen de yurt dışından heyetler buraya geliyor ve görüşmeler gerçekleştiriliyor. Toplantılarda yaşanan sorunların çözüleceği ifade ediliyor ancak ne yazık ki sorunlar devam ediyor.
İktidar partisinden talebimiz, dönüş yapan Ezidi ve Süryanilerin yaşadıkları sorunları çözmesidir, bu konuda atılan adımlar var ancak bunlar yetersizdir. Ezidi halkının talebine kulak verilmeli, onların yaşam alanlarını tehdit eden ve geri dönüşlerini zorlaştıran söz konusu güneş enerjisi sistemi projesi derhâl iptal edilmelidir diyor ve Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (DEM PARTİ ve CHP sıralarından alkışlar)