| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 96 |
| Tarih: | 20.05.2026 |
MUSTAFA ERDEM (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Bugün önümüze getirilen bu torba yoksula vergi, ceza ve faiz, zengine af, istisna ve imtiyaz son torbasıdır. İktidar yıllardır ekonomiyi yanlış yönetmenin bedelini maalesef millete ödetiyor. Emekliye kemer sıktırıyor, esnafa haciz gönderiyor, çiftçiyi borca batırıyor ama iş kara para aklamaya, servet transferine, vergi ayrıcalıklarına gelince bütün kapıları sonuna kadar açıyor.
Teklifin 10'uncu maddesi üretimi değil sıcak parayı, emeği değil serveti, vergisini düzenli ödeyen yurttaşı değil, kayıt dışı varlığı koruyan bir anlayışın ürünüdür. Maddeyle yeni bir varlık barışı getiriliyor, yurt dışında ve yurt içinde bulunan para, döviz, altın, hisse senedi ve benzeri varlıklar çok düşük oranlı vergilerle Türkiye'ye getirilecek. Üstelik, bu varlıklar için vergi incelemesi ve tarhiyat yapılmayacak. (CHP sıralarından alkışlar) Bu, tam anlamıyla bir gizli vergi affıdır.
Değerli arkadaşlar, varlıklar millî ekonomiye af yasalarıyla değil, kayıt dışı ekonomiyle mücadele yoluyla kazandırılır. Bu düzenlemeyle vergiyi bu ülkenin emekçisi ödüyor, servet sahibi ise "varlık barışı" adı altında korunuyor. Üstelik, bu ilk değil, bu düzenleme AKP'nin yirmi dört yıllık iktidarı boyunca çıkardığı 9'uncu varlık barışı düzenlemesidir, 9 kez varlık barışı çıkarıyorsunuz, demek ki ortada sürdürülebilir bir ekonomi yok, demek ki ekonomiyi üretimle değil, kaynağı belirsiz parayla yönlendirmeye çalışıyorsunuz. Madem samimisiniz, ben somut öneriyorum, bir kez de "nereden buldun yasası" çıkarın da görelim değerli arkadaşlar. Bu uygulama sadece ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki ve hukuki sorun içermektedir. Türkiye, yıllarca gri listede kaldı. Şimdi, siz, "Parayı getir, kaynağını sormayacağım." diyorsunuz. Dünyada uyuşturucu ticaretinin, yasa dışı bahis ağlarının, organize suç gelirlerinin dolaşacak liman aradığı bu dönemde Türkiye'yi yeniden şüpheli para merkezi hâline getirmeye kimsenin hakkı yoktur. Vergisini zamanında ödeyen milyonlara sıkı denetim uygulayacaksınız ama milyarlarca liralık kayıt dışı servete "Hoş geldin." diyeceksiniz. İşte, milletin vicdanını yaralayan da tam budur. Diğer yandan, siz borcu yaratan ekonomik düzeni değiştirmiyor, sadece taksit süresini uzatıyorsunuz yani vatandaşa diyorsunuz ki: "Batacaksınız da biraz daha sürünün." Buradan açık çağrımızdır: Esnaf için kapsamlı bir vergi ve SGK yapılandırması derhâl hayata geçirilmelidir. Küçük işletmeler faiz yükü altında ezilmekten kurtarılmalıdır.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin asıl sorunu kötü ekonomi yönetimidir. Milletin vergisi üretime değil faize gidiyor. Bir avuç rant çevresi kazanırken milyonlarca vatandaş yüksek enflasyon altında eziliyor. TÜİK'in bile açıkladığı dört aylık enflasyon yüzde 14'ü aşmış durumda, gerçek hayat enflasyonu ise bunun çok üzerinde. Pazara çıkan vatandaş, markete giren emekli, kasaba giden anne bunu görüyor ama saray hâlâ "Program çalışıyor." diyor. Hangi program çalışıyor değerli arkadaşlar? Önümüzde Kurban Bayramı var. Bu ülkenin milyonlarca emeklisi bugün kurban kesmeyi bırakın, torununa harçlık veremiyor. Bayram ikramiyesi 4 bin lira, oh, harca harca bitmez. Bugün bir kurban hissesinin bedeli ortada, 30 bin lira, Diyanet "18 bin lira." diyor. 4 bin lirayla emekli ne yapacak? Buradan çağrımız nettir: Yaklaşan Kurban Bayramı öncesinde milyonlarca emeklinin beklentisi karşılanmalı, emekli ikramiyesi en az bir maaş olarak verilmelidir.
Değerli milletvekilleri, sözün özü, Türkiye'nin ihtiyacı varlık barışı değil, güçlü bir demokrasi ve adalet sistemidir. (CHP sıralarından alkışlar) Değerli milletvekilleri, bugün burada "varlık barışı" adı altında bir yandan sermayeye yeni ayrıcalıklar tanınırken diğer yandan ülkemizin doğası, sermayenin çıkarları uğruna yok edilmek istenmektedir. Antalya'da memleketim Akseki'de yer alan Giden Gelmez Dağları, doğamız büyük bir tehlikeyle karşı karşıyadır. Cengiz Holding bünyesindeki Eti Alüminyum Maden Kapasite Artış Projesi'yle on binlerce ağacın, su kaynaklarının ve yaban hayvanların yok edilmesinin önü açılmaktadır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
MUSTAFA ERDEM (Devamla) - Yarın yapılacak olan İDK toplantısı kritik bir eşiktir. Buradan açıkça uyarıyorum: Giden Gelmez Dağları'nı peşkeş çektirmeyeceğiz. Akseki'nin doğasına, suyuna, yaşam alanlarına, ormanına, hayvanına dokundurmayız diyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)