GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:96
Tarih:20.05.2026

HAKAN ŞEREF OLGUN (Afyonkarahisar) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün bu kürsüde bu milletin hakkını, bu ülkenin geleceğini ve bu hazineyi peşkeş çekenlerin yüzüne gerçekleri haykırmak istiyorum. Sözlerimi dikkatlice dinlemenizi istiyorum zira bu kürsüden söylenenler tarihî kayıt altına alınmaktadır ve tarih bu soruların yanıtını bir gün mutlaka arayacaktır. Önümde bir tablo var, kuru rakamlardan oluşan ama her satırında büyük bir siyasi ayıp saklı bir tablo. Bu tabloya bakıyorum ve şunu görüyorum: Türkiye Cumhuriyeti'nde çıkarılan her varlık barışı yasası seçim takviminin neredeyse gölgesinde doğmuştur. Tesadüf mü? Hayır. Sistem mi? Evet ve bu sistemi size, bu millete bu kürsüden tek tek açıklıyorum. 2008'de varlık barışı çıkardınız, dört ay sonra yerel seçim; 2013'te çıkardınız, on ay sonra yerel seçim; 2016'da çıkardınız, sekiz ay sonra referandum; 2018'e çıkardınız, sadece bir ay sonra genel seçim, bir ay ve 2022'de yine çıkardınız, on ay sonra tarihin en kritik genel seçimi. Sayın milletvekilleri, bu bir tesadüfler zinciri değildir; bu, bir seçim ekonomisinin, bir oy devşirme makinesinin kanlı canlı belgesidir. 6 yasanın 6'sı da seçim ya da referandum öncesine denk gelmiştir. Bu ülkeye böyle bir utancı yaşatanların önünde susmak bu millete açık bir ihanettir. Şimdi, sorum şu: Bu yasalarla yurt dışından, yastıkaltından, kayıt dışı dolaşımdan toplanan onlarca milyar lira, onlarca milyar dolar nereye gitti, kimin kasasına aktı, hangi ihaleye, hangi projeye, hangi seçim kampanyasına aktarıldı? Bu soruyu sormak bu milletin hakkıdır, muhalefet milletvekillerininse görevidir ve bu soruyu sormaktan da asla vazgeçmiyoruz.

Siz her seçim öncesi bu halka ne yaptınız? Esnafa kredi pompaladınız, belediyelere kaynak aktardınız, altyapı projelerini seçim bölgelerine göre sıraladınız. Kamyon dolusu çimento seçim bölgesi hesabına döküldü, TOKİ konutları seçim vaadi olarak dağıtıldı. Emekliye ikramiye, çiftçiye sübvansiyon, gence burs; hepsi seçim takviminin ritmine göre açıklandı. Bunların finansmanını nereden buldunuz? İşte, orada, tam da o noktada varlık barışı yasaları devreye girdi. Yurt dışındaki kara para aklandı, kayıt dışı servetler sisteme sokuldu ve o para seçim atmosferinde buharlaşıp gitti. Peki, hesabını kim verecek? Bu soruya bu kürsüden cevap vermek zorundasınız.

Merkez Bankası rezervlerinin içi boşaltılırken "Döviz girişi sağlıyoruz." dediniz, hangi döviz girişi? Swap anlaşmalarıyla kozmetik yapılan, gerçekte borç olan rezervler mi yoksa varlık barışıyla içeri sokulan, kaynağı sorgulanmayan paralar mı? Bu milletin tasarruflarını, bu milletin enflasyonla eritilen alım gücünü rehin aldınız ve karşılığında seçim öncesi suni bir ekonomik canlanma yarattınız, fatura ise her seferinde halka kesildi. Vatandaş marketin önünde döviz kurunu hesaplarken siz seçim bütçesi yapıyordunuz. Bu yasalar yalnızca kayıt dışı serveti affetmedi, bu yasalar bu ülkeden servetini kaçıran, Türkiye'ye vergiyi vermemiş, bu devlete borcunu hiç ödememiş kesimleri de affetti. Onları kucakladınız, onlara kırmızı halı serdiniz ve onları affederken milyonlarca asgari ücretliye, milyonlarca emekliye, her ay fatura ödemekte zorlanan vatandaşa "Sabret." dediniz. Bu eşitsizlik, bu ikiyüzlülük bu ülkenin en büyük siyasi ayıplarından biridir. Vergi kaçıran affedildi, vergisini düzenli ödeyen cezalandırıldı; adalet bu mudur? Şimdi de seçim dolayısıyla 1 trilyon doların Türkiye'ye getirileceği kulaktan kulağa söyleniyor, 1 trilyon doların. Peki, bu doğru mu? Doğru ise bu para kimden gelecek? Hangi ülkeden, hangi hesaptan? Ve daha da önemlisi, Türkiye'ye geldikten sonra nereye, hangi hesaplara aktarılacak? Geleceği söylenen bu meblağ söylendiği gibi seçim için mi kullanılacak? Bunu bu kürsüden açıklamak zorundasınız.

Sayın milletvekilleri, bu kürsü hesap sorma kürsüsüdür, bu millet her şeyi görüyor ve hesap günü sandıkta gelecektir.

Sözlerime son verirken büyük Kafkas sürgünü ve soykırımının yıl dönümünde vatanlarından koparılan acı dolu yürekleri ve kaybettiğimiz tüm soydaşlarımızı rahmetle ve saygıyla anıyorum. Çerkez halkının dinmeyen bu büyük acısını yürekten paylaşıyor, tarihin bu karanlık sayfasını asla unutmayacağımızı bir kez daha ilan ediyor, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti sıralarından alkışlar)