| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 96 |
| Tarih: | 20.05.2026 |
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Hatay) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; madde vergi indirimini öngörüyor. Elhak, vergi indirimi yapılmalı ama herkese yapılmalı. Aslında bu yasadaki ilgili madde bütün hukuksuzluğun temelini oluşturuyor. "Neden?" derseniz, düşünün ki Ankara Ostim'de bir şirket, Konya Organize Sanayi Bölgesinde bir şirket, Diyarbakır Organize Sanayisinde bir şirket indirimden yararlanamaz ama İstanbul Finans Merkezinde varsa yararlanır; bunu anlamak, mantıkla çözmek mümkün değil. Yasada aynı zamanda "Zenginler, gelir grubu sahipleri vergiden muaf; küçük esnaf, KOBİ'ler vergi ödeyecek." Bunların haksızlığı sadece dirilere değil, ölülere de var. Miras, normal bir garibanın mal varlığı eğer öldükten sonra artmışsa devlet vergi keser ama bu çıkan yasayla bu zenginlerin miraslarından kesilecek kesinti de eksiliyor. Sadece ölü, diri de değil; patrona, çalışana da aynı şekilde. Düşünün ki 2 genç, 2'si de ODTÜ mezunu, aynı sırada beraber okudu. Biri Diyarbakır Organize Sanayi Bölgesi'nde çalışıyor, diğeri İstanbul Finans Merkezi'nde, İstanbul Finans Merkezi'nde çalışan eleman da daha az vergi ödeyecek. Bu, tam olarak yeni bir Hint kast sistemidir değerli milletvekilleri. Biz, herhâlde, bugüne kadar haksızlık yapıyormuşuz, yasalar siparişle sağdan soldan geliyor diyorduk, içerden gelse yine iyi; demek ki, dışarıdan İngiliz bankerlerden gelen yasalar, ne yazık ki, burada görüşülüyor. Esnafa taksit yap "Borcunu 36 yerine 72 ayda öde." zengine gelince borcunu tamamen sil. Ödemeyeni ödüllendir, ödeyeni enayi yerine koy. Burada mademki bir muafiyet getiriliyor, zamanında ödeyenlere de "Siz geçmişte iyi ödediniz." diyerek ek indirim yapılmalı, ne yazık ki yok.
Değerli milletvekilleri, TÜİK'i sadece biz değil, AK PARTİ de yalancı bir kurum gibi görüyor çünkü TÜİK diyor ki: "Enflasyon yüzde 27." ama kamu alacaklarına iktidar yüzde 44 faiz uyguluyor. Zaten adam borcunu ödeyemediği için faize düşmüş, adilseniz, diyeceksiniz ki -düşene bir tekme de biz vuralım- "Sen zamanında ödeyemedin, faizi normalden daha yüksek öde." ve bu yasa teklifinde nitelikli personele indirim geliyor ama asgari ücretliye hiçbir indirim yok.
Yasa teklifinin devamı 10'uncu madde, inceleme muafiyeti. Devlet diyor ki: "Ben yokum, ben zengin karşısında, İngiliz bankerler karşısında, dışarıdan gelen sermaye karşısında kendimi âdeta yok sayıyorum." Değerli milletvekilleri, imar barışı bu ülkede ne kadar can kaybına neden olduysa, ne kadar büyük ihanetse varlık barışı da memleketin iktisadi yapısına o kadar büyük ihanettir. Bakın, biz beklerdik ki bu yasa içerisinde KDV'lerle ilgili sorunlar çözülsün; döviz dönüşüm desteği yüzde 3, mutlaka yüzde 8'e çıkarılmalı çünkü siz baskıyla kuru yerinde tutuyorsunuz, ihracatçı mağdur. Mağdur olduğu için en azından bu şekilde bunun çözülmesi gerekirdi.
Değerli milletvekilleri, öyle sorunlarla karşı karşıyayız ki herhangi bir işletme bankadan kredi kullanacak, devlet bankaya ceza yazıyor fazla kredi kullandırırsan enflasyon azar diye. Onun için de bugün "leaseback" diye bir hadise çıktı. Şirket götürüp bankaya teslim olacak, al-verle kendini aldatacak. Bu aslında resmen ülkenin iflasının, şirketlerin iflasının net olarak göstergesidir.
Özetle, biz bu yasaya köküne kadar karşıyız. Niye karşıyız? Bu yasa yabancıya kıyak yasası olduğu için karşıyız; kayıt dışını, kaçakçıyı aklama yasası olduğu için karşıyız; defolu yasa olduğu için karşıyız. Daha yasa görüşülürken ek maddeler, ek önergelerle şu getirdikleri teklifi düzeltmek zorunda kalıyorlar. Nasıl çalışma yaptıkları işte ortada.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Buyurun, devam edin.
NECMETTİN ÇALIŞKAN (Devamla) - Tamam Başkanım.
Biz esnafa zulmeden, faize boğan ama tefeciyi savunan bu yasaya sonuna kadar karşıyız. Evet, ne yazık ki TMSF'yle, BDDK'yle, Merkez Bankasıyla, Varlık Fonuyla, vergi müfettişleriyle milletin canına okudunuz, okudunuz; yetmedi, son vuruşlar da bugün ne yazık ki burada bu yasayla gerçekleşiyor. Özü şu: Bir adamın 3 gelini var; birisini köyden almış, ikincisini akrabasından almış, üçüncü çapkın oğlan İngiliz gelin getirmiş; ilk iki geline diyorsun ki: "Sen köylüsünün, sen akrabasın, iş yap." Yabancıya gelince de diyorsun ki: "Sen yabancısın, sana muafiyet." Tam olarak yaşanan bu.
Son olarak da dubleks mağdurlarına mutlaka sahip çıkmalı. Dürüst davranıp zamanında evini bölmeyenler cezalandırılıyor bütün işlerde yapıldığı gibi. Bu açıdan bu yasa gerçekten şu bayram arasında getirilecek bir yasa değil. (YENİ YOL ve İYİ Parti sıralarından alkışlar)