| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 96 |
| Tarih: | 20.05.2026 |
CHP GRUBU ADINA AHMET VEHBİ BAKIRLIOĞLU (Manisa) - Saygıdeğer Başkan, değerli milletvekilleri; 270 sıra sayılı Teklif'in ikinci bölümü üzerine söz aldım. Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Kamuoyunda bu kanun teklifinin en çok tartışılan maddelerinden bir tanesi hiç şüphesiz ki 10'uncu madde yani varlık barışı. Bu 10'uncu maddeye göre, gerçek ve tüzel kişilere ait, yurt dışında bulunan para, döviz, altın, hisse senedi ve diğer menkul kıymetlerin ülkemize getirilmesi hâlinde, varlık barışına tabi tutulmasından bahsediyoruz. Aynı şekilde, yurt içinde gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olanların da Türkiye'de bulunan ancak kanuni defter ve kayıtlarda yer almayan tüm varlıkları da bu barış -tırnak içerisinde- kapsamına alınacak. Bu barıştan yararlanmak isteyenler 31 Temmuz 2027 tarihine kadar bildirimde bulunacaklar ve iki ay içerisinde de bankalara veya aracı kurumlara bu paraları, bu varlıkları yatırırlarsa şayet, bu barıştan faydalanmış olacaklar. Ne kadar vergi alınacak? Yüzde 5. Ancak bu varlıkların iç borçlanma senetlerinde tutulması durumunda vadeye göre, süreye göre bu oran yüzde 1'e kadar inecek. Daha önce de Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında defalarca varlık barışı uygulandı, bu 9'uncusu olacak. Peki, ülkeye ne kadar varlık geldi, ne kadar para geldi, ne kadar döviz geldi ve bunlardan ne kadar vergi alındı ve bu varlıkları kimler getirdi? Her zaman bu konu kamuoyunda da tartışıldı ancak bu soruların cevabı hiçbir zaman verilmedi. Plan ve Bütçe Komisyonunda da sorduk ancak adamakıllı bir cevap alamadık bu sorularımıza. Peki, kimler bu yasadan faydalanacaklar, kimler faydalanacak? Geçmişte kimler faydalandıysa gene onlar faydalanacaklar. Tecrübelerimizden, geçmişteki tecrübelerimizden yurt dışında ve içerisinde yasa dışı yollarla elde edilmiş geliri olanlar yani kara para sahibi olanlar faydalanmışlardı, önümüzdeki süreçte de onların faydalanacağını göreceğiz. Şimdi, biz bunu söyleyince Komisyon görüşmelerinde itirazlar oldu, bugün de çeşitli itirazlar oldu "Hayır, efendim, biz bu teklifte 'Mevzuat uyarınca alınması gereken tedbirler bu düzenlemeden etkilenmez.' ibaresini koyduk. MASAK var, bu şartlar altında kara para bu ülkeye giremez." diyen iktidar mensupları oldu. Değerli milletvekilleri, geçmişteki varlık barışları tekliflerindeki tartışmalara baktığımız zaman, komisyonlardaki tartışmalara baktığımız zaman -ki ben baktım, tutanakları tek tek okudum- her varlık barışında iktidar temsilcileri, teklif sahipleri aynı şeyleri söylemişler, demişler ki: "Bu ülkede MASAK var, kara para bu ülkeye giremez." Biz ne demişiz: "Önce kara para gelecek, uyuşturucu parası, bahis parası, yolsuzluktan elde edilen paralar bu ülkeye gelecek, sonra bu kara paranın da sahibi gelecek." demiştik ve dediğimiz çıktı. Bakın, size 2 tane örnek. Demiştik ya "Kimler parayı getirecek?" Mesela, kimmiş bu? Uyuşturucu baronu Çetin Gören, varlık barışından yararlanmış bu arkadaşımız. Bu arkadaş 2020 yılında Bataklık Operasyonu'nda tutuklanmış, Demiş ki bu Çetin Bey: "Cumhurbaşkanımız 'Yastık altı dövizimiz varsa serbestçe tasarruf edin.' deyince ona dayanarak Hollanda'dan paramı getirdim ve yatırım yaptım." demiş. Yani kimler yararlanıyor? İşte Çetin Bey gibi insanlar yararlanıyor. Mesela, uyuşturucu baronu Nenad Petrak... Bu arkadaşımız da varlık barışından faydalanmış, 2023 yılında Kartel-2 Operasyonu'nda tutuklanmış. Şunu söylüyor: "Türkiye'de 250 bin dolarlık daire satın aldım, Türkiye vatandaşı yapıldım. Ankara Etimesgut'ta kütüğüm kaydedildi." Yani önce kara parayı getirmiş daha sonra kendisi de ülkeye gelmiş. Yani dediğimiz gibi, biz haklı çıktık.
Değerli milletvekilleri, Komisyonda dediğim gibi "Kara para giremez." diyen arkadaşlarımız da oldu ama şaşkınlıkla izledik. "Kara para gelirse ne olur?" diyen milletvekili arkadaşlarımız da oldu. Cevap vereyim: Kara para gelirse ne oluyor? Daha önce olan oluyor, gri listeye giriyoruz. Eğer bu kara para bu varlık barışından sonra geldiği zaman gene aynı sonuç olacak, gri listeye gireceğiz. Şimdi, buraya sadece kara para da girmeyecek, vergiden kaçırılan, adına "gri para" denilen para da sisteme girecek. Bu gri para bu ülkeye getirenler yüzde 1, yüzde 2, yüzde 3 vergi verecek ve bunların paraları pirüpak olacak.
Şimdi, ülkede vergi adaletsizliğinden bahsediyoruz. Dolaylı vergiler, ÖTV, KDV vatandaşın sırtına binmiş, vatandaş nefes alamıyor; toplanan vergilerin yüzde 65'i dolaylı vergilerden alınıyorken, şimdi diyorsunuz ki siz vergi kaçıranlara: "Getir paranı yüzde 1, yüzde 2; biz senden hesap sormayacağız." Güzel de bir isim bulmuşsunuz buna "varlık barışı".
Şimdi, değerli arkadaşlar, bakın "akpden.com". Bu, Türkiye'de mütevazı bir araç, bunun değeri normalde 1,2 milyon lira ama ÖTV, KDV, TRT bandrolü; toplam vergi 1 milyon 557 bin lira. Ne oluyor toplamı; 2,7 milyon lira. Yani bugün ülkemizdeki bir memur vatandaşımız 1,2 milyon liralık arabaya 1,5 milyon liralık vergi vererek 2,7 milyon liraya almak durumunda kalıyor; bu kadar büyük bir vergi yükü içerisinde. Biz bu insanlardan vergi alıyoruz ama vergi kaçıranlara diyoruz ki getir paranı kardeşim, hiçbir şeye sormayacağız. Adaletsizlik işte buradan başlıyor.
Şimdi, 9'uncu defa varlık barışı çıkardınız, bu 9'uncusu. AKP iktidarı varlıklılarla barışmakta çok mahir. 9 defa, bu 9'uncu olacak, varlıklılarla barışacaksınız Ya, bir kere de bu ülkenin gariban insanlarıyla barışın. Hani diyorsunuz ya "Bu ülkede garip gurebalar var, bize oy veriyor." Ya, bir kere de bu insanlarla barışın. Bu ülkenin yoksul vatandaşlarıyla, asgari ücretlileriyle bir kere barışmayı deneyin. Her seferinde böyle varlıklı insanlarla mı barışacaksınız? Bugün, bu ülkede, emekli 20 bin lirayla geçim mücadelesi veriyor ve biz bu emekliye 4 bin liralık bayram ikramiyesi veriyoruz. Bayram ikramiyesinin verildiği yıl bir sürü arkadaşımız söyledi, bayram ikramiyesiyle 1 tane kurbanlık koç alan emekli vatandaşımız bu sene aldığı zaman bayram ikramiyesini kasaba giderse 5 kilogram kıyma alamayacak. Bakın önümüz bayram, varlıklılarla barışacağınıza emekliyle, emeklilerimizle barışmanız gerekmez mi? Allah aşkına, bayram öncesi son Genel Kurulda çalışmaktayız şu anda. Milyonlarca emekli bir umut ikramiyesinin artmasını bekliyor bizden yani Meclis olarak bizden en büyük beklentileri bu. Yani öyle biz asgari ücret kadar olsun, 28 bin lira olsun diyoruz ama onlar onu da beklemiyorlar, "Birazcık daha artsın." diyorlar. Ancak her seferinde şöyle bir bahaneyle karşılarına çıkıyorsunuz, diyorsunuz ki: "Kaynak yok." Yani emekliye gelince kaynak yok, emekliye gelince bu devlet o kadar pinti ama iş varlıklı insanlara, kara paracılara, vergi kaçıranlara geldiği zaman onları bağışlayacak, affedecek kadar da lütufkâr. İşte biz bu düzene kara düzen diyoruz, gittiğimiz her yerde bunu anlatıyoruz. Nedir bu kara düzen? Bir tarafta tüp alırken ÖTV, KDV ödeyen, yoksullukla, açlıkla savaşan emekli, diğer tarafta milyonlarca dolarını aklayan kara para sahipleri. İşte kara düzen tam olarak bu. Bir de vergisini veremeyen veyahut da vermeyen yurttaşların her sene listesini yayınlıyorsunuz çarşaf çarşaf. Bunun içinde belediye iştirakleri de var, bunları yayınlıyorsunuz. Peki neden bu varlık barışından faydalananların listesini yayınlamıyorsunuz? Türk halkının bu insanları bilmeye hakkı yok mu? Kim ne kadar para getirmiş, nereden getirmiş, bunları bilmeye hakkı yok mu? Bu konuda bir önerge verdik Plan ve Bütçe Komisyonunda, kabul etmediniz ancak bu konuda ısrarcıyız. Madem bu gelen, bunların getirmiş oldukları paralar ekonomiye iyi gelecek madem sıkıntılı bir şey yok, utanılacak bir şey yok, o zaman yayımlayın bu listeyi, Türkiye'deki tüm vatandaşlarımız da bu listeyi görsünler.
Önümüz bayram; ben, buradan -bayramdan önce yapmış olduğumuz son konuşma- bu vesileyle tüm Türk halkının mübarek Kurban Bayramı'nı tebrik ediyorum.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)