GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:96
Tarih:20.05.2026

ADNAN ŞEFİK ÇİRKİN (Hatay) - Sayın Başkan, zatıalinizi ve yüce Meclisi saygıyla selamlarım.

Öncelikle, bu kanunun yerli veya yabancı yatırımcı arasında, yerli yatırımcı aleyhine bir kısım sonuçlar doğuracağı için bu kanuna İYİ Parti olarak muhalefet ediyoruz.

Sayın milletvekilleri, benim bu konuşmaya hazırlık yaptığım gün Dünya Çiftçiler Günü'ydü. O gün bizim maddeye gelince oturum kapandı, Dünya Çiftçiler Günü'nü kutlayacaktım. Bu vesileyle, yüksek müsaadelerinizle, çiftçilerimizin gecikmeli de olsa Dünya Çiftçiler Günü'nü kutluyorum ve yine izninizle, çiftçimizin bazı sıkıntılarından burada bahsetmek istiyorum.

Sayın milletvekilleri, çiftçimiz kendisine yasal hak olarak tayin edilen, bütçenin yüzde 1'lik kesimini alan, bunun tutarı yaklaşık 772 milyar. Çiftçiye ne veriyorsunuz? 168 milyar. Aradaki fark ne kadar? 634 milyar. Bunun yanı sıra, çiftçimizin 2021 yılına göre banka borçları neredeyse 10 kat artmış ve 1 trilyon 288 milyara yükselmiş. Şimdi, böyle bir durumda bu çiftçinin içinde bulunduğu darboğazdan nasıl çıkacağını bir değerli milletvekili ya da bir Hükûmet mensubu çıksın, bu kürsüden bize izah etsin, bu nasıl mümkün olacak? 2022'de ihtiyacımız olan pamuğun -ki pamuk ihracatın da bel kemiğidir, tekstilin bel kemiğidir- yüzde 75'ini Türk çiftçisi üretiyormuş yani biz üretiyoruz. Geldiğimiz 2026 yılında ihtiyacımız olan pamuğun yüzde 75'ini ithal ediyoruz ya, yüzde 75'ini üretirken yüzde 75'ini ithal eder hâle gelmişiz. Çiftçi artık pamuk ekmiyor sayın milletvekilleri; bu yıl biz ekmedik, Amik Ovası'nda birçok çiftçi ekmedi. Ondan sonra da "varlık barışı" adı altında Hükûmet yurt dışından kaynağı ne olduğu önemli olmamak kaydıyla para dileniyor. Biz bunu ithal ediyoruz, bu pahalıya mal oluyor ve tekstil fabrikaları da bir bir kapanıyor. Türkiye'nin gündemi bu olmalı, Türkiye bunlarla uğraşmalı. Türkiye her gün kısır siyasi tartışmaların ve çekişmelerin sahnesi olmamalı. Çiftçi yanmış, batmış. Çiftçinin derdine bir derman olmalı, onu da bu Meclis ve Hükûmet bulmalı. Emin olun, çiftçisini batıran, çiftçisinin para kazanmadığı, çiftçisinin köylerini boşaltıp şehirlere yerleştiği hiçbir ülke bağımsızlığını muhafaza edememiştir. Çiftçilik en stratejik alandır, sahadır. Birçok şeyden mahrum yaşayabilirsiniz ama gıdadan mahrum yaşayamazsınız. Pamuktan bahsediyoruz, yaşadığımız Orta Doğu coğrafyasında, bu ateşli coğrafyada, yangın yerine dönmüş bu coğrafyada pamuk başta barut olmak üzere birçok şeyin ham maddesidir ya ve giderek düşüyor. Oturalım bunun çarelerine bakalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, devam edin.

ADNAN ŞEFİK ÇİRKİN (Devamla) - Teşekkür ediyorum Sayın Başkanım.

Oturalım, çiftçinin derdine ram olacak kanunları çıkaralım sayın milletvekilleri. Bu, bu şekilde yürümez, yürümüyor zaten. İşin bu tarafıyla ilgilenen yok. Tarımla ilgisi, alakası olmayan bir Tarım Bakanıyla yönetiliyoruz. Yani benim Sayın Bakanın şahsına elbette ki saygım var ama bir gün tarımda çalışmamış, bir tek gün tarımla ilgili bir alanda iştigal etmemiş, pamuğu belki eczaneden başka bir yerde görmemiş bir Tarım Bakanıyla çalışırsanız çiftçinin sonu da bu olur.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)