| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 96 |
| Tarih: | 20.05.2026 |
ALİYE TİMİSİ ERSEVER (Ankara) - Sayın Başkan, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, yine aynı senaryo, yine aynı film. 8 kez buraya varlık barışı düzenlemesini getirdiniz, şimdi 9'uncusunu konuşuyoruz. Tek derdiniz para, para; kaynağı neymiş, nasıl gelmiş, hangi yolla kazanılmış, sizin için önemli değil.
Sürdürülebilir yüksek büyüme, daha adil gelir dağılımı, kalıcı refah artışı, hayat pahalılığıyla mücadele, çalışanların alım gücünü artırmak; bunlar, 2026 bütçesinde millete verdiğiniz sözlerdi. Yılın ilk çeyreği bitti, sonuç tam bir fiyasko. Piyasalarda yaprak kımıldamıyor, küçük ve orta girişimci artık çarkı çeviremiyor; ya kepenk kapatıyor ya da iflasın eşiğinde. Bu tablo karşısında tek çözümünüz var: Kaynağı belirsiz para. Böyle bir ekonomi yönetimi olmaz, memleket ne hâlde, vatandaş ne hâlde. (CHP sıralarından alkışlar) Sizlerle tek bir veriyi paylaşmak istiyorum: Takibe düşen tüketici ve ihtiyaç kredileri oranı bir önceki yıla göre yüzde 80 arttı. Bu vatandaş ne yapsın, hangi kapıyı çalsın?
Değerli milletvekilleri, yurt içi asgari kurumlar vergisi düzenlemesi yakın dönemde de Meclisten geçti. "Vergi adaleti sağlayacağız, vergi kaybını önleyeceğiz." dediniz, istisna ve muafiyetlerle oluşan vergi kayıplarını önlemeyi hedeflediniz. Yaptığınız bu düzenlemenin daha mürekkebi kurumadan şimdi delik deşik ediyorsunuz. İstanbul Finans Merkezinde faaliyet gösteren şirketlere yüzde 100'e varan kazanç istisnası getiriyorsunuz. Yönünüz de belli, yolunuz da belli; vergiyi vatandaşın sırtına yüklemek, büyük sermaye gruplarını ise teşviklerle, istisnalarla korumak. Bunu hem de ekonomik krizin toplumun her kesimini ağır şekilde etkilediği bir dönemde yapıyorsunuz. Yaptığınız üretimi değil rantı teşvik etmektir, reel sektörü değil belirli sermaye çevrelerini korumaktır, vergi tabanını genişletmek yerine, yükü yine dar gelirlinin omzuna yıkmaktır. Daha da vahimi, Cumhurbaşkanına verilen geniş yetkilerle vergi oranlarının sektörlere göre artırıp azaltılmasının önü açılmaktadır. Oysa vergi sistemi genel, objektif ve öngörülebilir kurallara dayanmalıdır. Siz politikalarınızla tüm bunları yok ediyorsunuz. Piyasaları büyük bir belirsizliğin içine itiyorsunuz, bedelini ise milyonlara ödetiyorsunuz. Daha cebine girmeden çalışanların maaşından vergisini kesiyorsunuz. Vatandaş markette KDV ödüyor; elektrikte, doğal gazda faturasının vergisini ödüyor; çiftçi mazota, gübreye vergi veriyor; esnaf daha kepengi açmadan kapısına vergi, sosyal güvenlik primi, stopaj dayanıyor. Peki, iş milyarlarca lira kazanan belirli sermaye çevrelerine gelince ne oluyor? Teşvik oluyor, indirim oluyor, istisna oluyor. "Türkiye'yi cazibe merkezi yapıyoruz." diyerek belli çevreler için vergi cennetine çeviriyorsunuz.
Değerli milletvekilleri, Türkiye'nin ihtiyacı ayrıcalıklı şirketlere yeni vergi avantajları sağlamak değildir. Ülkenin ihtiyacı adil, şeffaf ve herkesin kazancı oranında vergi ödediği bir sistemdir. Getirdiğiniz düzenleme kara paranın önünü açar, denetimi zayıflatır, bu görüntü ülkeyi zora sokar. Güven kaybının ve ekonomik istikrarsızlığın ülkemize nasıl ağır bedeller ödettiğini gördük. Şimdi, siz kaynağı belirsiz varlıklara yeniden sorgusuz sualsiz kapı açıyorsunuz, Türkiye'yi yeniden gri liste tartışmalarının içine çekiyorsunuz. Bir ülkenin ekonomisi denetimsiz, kara para akışıyla ayağa kalkmaz. Bir ülkenin ekonomisi nereden geldiği belli olmayan servete göz kırparak düzelmez. (CHP sıralarından alkışlar) Bu politikalarla üretimi bitirir, güveni yok edersiniz, temiz sermayeyi kaçırır, ülkeyi kara paraya mahkûm edersiniz. Artık iktidar ekonomiyi yönetemiyor, günü kurtarmaya çalışıyor ama bilin ki kara parayla ayakta duran ekonomi büyümez, çürür.
Saygıyla selamlıyorum, teşekkür ediyorum. (CHP, İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)