GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:96
Tarih:20.05.2026

VEZİR COŞKUN PARLAK (Hakkâri) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, değerli halklarımız; cezaevinde bulunan bütün arkadaşlarımızın bayramını barış dolu, özgürlük dolu dileklerimle kutluyorum.

Bu madde âdeta, AKP iktidarının çeyrek asırlık ekonomi anlayışını özetliyor. Zaten yıllardır herkes AKP'nin sermayeye kâr alanı açmaya çalıştığını ve sermayenin hizmetinde olduğunu biliyor. Bu sermayenin ayrıca yerli veya yabancı olması AKP için hiç fark etmiyor, yeter ki sermaye olsun. Eleştirdiğimizde çıkıp "Ülkemizdeki yatırımları arttırmak ve ekonomiyi kalkındırmak için yapıyoruz." diyorsunuz, yıllardır izlediğiniz ekonomi politikalarıyla halkın kalkındığını görmedik. Halkın her geçen gün nasıl yoksullaştığını yaşayarak görmeye devam ediyoruz. Sizin döneminizde kalkınan sadece sermayeniz oldu. Batan geminin malları misali Kanada'dan Çin'e kadar dünyanın her yerinden şirketler talana ortak olmak için Türkiye'ye akın etmeye devam ediyorlar.

Değerli milletvekilleri, Türkiye'yi yönetenler dışarıdan gelecek sermaye konusunda gayet anlayışlı davranıyor fakat aynı yönetim aklı dış politika yaparken eski kodları bir türlü aşamıyor. Şu gerçeği de artık herkes iyi bilmelidir: Kürtler hangi ülkede yaşarsa yaşasın onların doğuştan gelen bireysel ve kolektif hakları vardır. Bu haklar tanınmadan ne Kürt sorunu çözülebilir ne de Kürtlerin yaşadıkları ülkeler demokratikleşebilir. Bölgedeki Kürt gerçekliğini siyasi ve hukuki zeminde ele almak burada yürüyen sürece de katkı sağlayacaktır. Kürt sorununa yanlış yaklaşımlar Türkiye'nin bölgesel politikalarına da zarar verir. Her bölgesel kriz de Kürtlerin olası kazanımlar elde edecek olması Türkiye'yi kaygılandırmamalıdır. Bu kaygılar tarihsel travmalardan ve çeşitli paranoyalardan kaynaklanıyor olabilir fakat geldiğimiz noktada güvenlikçi ezberlere son vermek Türkiye'ye kazandırır, güvenlikçi ezberde ısrar etmekse bölgesel güçler karşısında Türkiye'nin güç kaybetmesine neden olur. Değerli milletvekilleri, Kürtler nerede yaşıyorlar ise yaşasınlar Türkiye için bir tehdit değildirler. Kürtler dünyanın her yerinde Türkiye'de başlayan süreci destekliyorlar, sürecin sekteye uğramaması için de ellerinden geleni yapıyorlar. İran Kürtleri toplumsal ilişkileri dinamitleyebilecek her türlü girişimlerden uzak duruyor. Yakın bir zamanda buna hepimiz şahitlik ettik. Kürdistan federe bölgesinde yaşayan Kürtlerin Türkiye'yle kurduğu dostane ilişkiler herkes tarafından bilinmektedir. Suriye Demokratik Güçleri Genel Komutanı Mazlum Abdi daha birkaç gün önce verdiği bir mülakatta Türkiye'yle dostane ilişkiler kurmak istediklerini açıkça ifade ettiler. Bu gerçeklik orta yerde dururken Kürtlere yönelik hasmane politikalar izlemek, tamamen irrasyonel bir karar olacaktır. Yüz yıldan fazla bir süredir devam eden bir sorunu kısa bir sürede çözmenin mümkün olmadığının farkındayız.

Diğer taraftan, Türkiye'nin geleceğini belirleyecek bu denli önemli bir süreç, bir oyalama ve sürünceme anlayışına da terk edilmemelidir. Zira süreç uzadıkça ve sürüncemede bırakıldıkça sabotajlara ve provokasyonlara daha açık hâle gelmektedir. Elli yıldır süren çatışmalardan siyasi ve ekonomik çıkar elde eden birçok çevrenin olduğunu biliyoruz. Bu kesimler sürecin sona ermesi için pusuda bekliyorlar, hatta en küçük pürüzü bile büyük bir krize çevirmek için fırsat kolluyorlar. Bu nedenle süreci sağlam bir hukuki zemin üzerinde hızlandırmak şarttır.

Değerli milletvekilleri, barış ve demokratik toplum süreci bir bitiş değil; yeni bir başlangıç, demokratik cumhuriyeti inşa sürecidir. Bu süreci "tasfiye" ve "teslimiyet" gibi olumsuz çağrışıma sahip kavramlar üzerinden ilerletmeye çalışmak doğru değildir. Bu süreci hep birlikte demokratikleşme ve demokratik siyaseti büyütme süreci olarak görmeliyiz. Sayın Öcalan'ın 27 Şubat 2025'te yaptığı barış ve demokratik toplum çağrısının özü, demokratik siyaset alanının gelişmesidir. 5-7 Mayıs 2025'te gösterilen irade, 11 Temmuz 2025'te gösterilen irade demokratik siyasete katılım iradesidir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

VEZİR COŞKUN PARLAK (Devamla) - Demokratik siyasete katılmak isteyen insanları kriminalize edecek ve demokratik entegrasyonun gerçekleşmesini zorlaştıracak söylemlerden uzak durmak gerekir.

Bu sürece dair bazı kaygıları olsa da her zaman barışın yanında duran ve süreci ilerletme yönünde irade gösteren tüm halkımıza ve tüm aktörlere buradan teşekkür ediyoruz. Herkesin de bayramını buradan kutluyoruz. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)