| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 96 |
| Tarih: | 20.05.2026 |
DEM PARTİ GRUBU ADINA CEYLAN AKÇA CUPOLO (Diyarbakır) - Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.
Yakın zamanda, 25 Nisan 2026 tarihinde Adalet Bakanı Akın Gürlek bir açıklama yaptı ve dedi ki: "Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığıyla kadın ve çocuk cinayetleri başta olmak üzere toplum vicdanını yaralayan tüm dosyaları yeniden mercek altına alacağız." Şimdi, bu açıklamanın hemen altında bir de sayı verdi, dedi ki: "75 ilde 638 dosya ve 693 maktulün ölümüne bakacağız, bunları inceleyeceğiz." Ancak bu sayılarda bir sorun var çünkü zamanın Diyarbakır Özel Yetkili Savcılığında 10 bine yakın faili meçhul ve bini aşkın da kayıp dosyası bulunmakta yani Adalet Bakanlığının bünyesinde bulunan 638 kişilik dosya eksiktir.
Bu hafta, bildiğiniz gibi, Kayıplar Haftası. 100 ayrı kayıp dosyasına dair bugün bu Parlamentoya önerge verdim. Bu 100 ayrı kayıp dosyasında yüzlerce kayıp insan var ve orada 100 sorudan biri olarak da 25 Eylül 1994 tarihinde Dersim'de Tuğgeneral Yavuz Ertürk komutasındaki Bolu Dağ Komando Tugayının gözaltına aldığı ve en küçüğü 3 yaşında Dilek, annesi Gülizar, babası Düzali, komşuları 25 yaşındaki Hatun Işık, 20 yaşındaki Elif, 18 yaşındaki Yeter, 60 yaşındaki Haydar ve 23 yaşındaki Ali ile daha sonra onları aramak için gelen ve cesedi çıplak bir şekilde, başı ezilmiş şekilde bulunan başka bir yakınlarının akıbetini bu Meclise sordum. Şimdi, yetkililer o zamanın bu kayıplarını, en son gözaltına alınan ve bir daha görülmeyen bu insanların, bu 8 kişinin akıbetini araştırmadı, araştırmadığı gibi bunun hesabını soranlara da "Örgüt aldı götürdü." dedi. "Örgüt aldı götürdü." söylemi bize çok yabancı değil; Gülistan Doku kaybedildiği zaman, ortadan kaybolduğu zaman bu Parlamentoda hemen solumda bulunan sıralarda "Biz nereden bilelim? Örgüt aldı götürdü, siz götürdünüz, bulun." denmişti. Bugün öğrendik ki devletin valisi, devletin polisi, devletin her tür makamında bulunan kişiler aslında Gülistan Doku'nun kaybedilmesinde parmağı olan insanlarmış. Şimdi eğer ki bayrama gidiyorsak ve bu bayramda insanlar mezar başlarına gideceklerse Sayın Akın Gürlek'e sormak isterim: Yavuz Ertürk, Levent Ersöz ve Cemal Temizöz gibi savaş suçlusu kişileri korumaya devam edecek misiniz, yoksa bu korumadan vazgeçip bu bayramda ailelere adalet ve kayıplara da bir mezar taşı verebilecek misiniz? (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)