GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:96
Tarih:20.05.2026

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Sayın Başkanım, çok değerli milletvekilleri; ben de Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Ali Mahir Bey tebrikleri kabul ettikten sonra devam edeceğim. Bitti mi Ali Mahir Bey? Tebrikleri aldınız. Bittiğine göre devam ediyorum.

19 Mayıs, bütün Türkiye için çok önemli bir gün. Samsun'da istiklal meşalesinin yakıldığı, Kurtuluş Savaşı'nın başladığı bir gün. Samsun ilimiz için de çok ama çok daha farklı bir anlam ifade ediyor. Başta Samsun olmak üzere Türkiye'de, pek çok yerde 19 Mayısın 107'nci yıl dönümü büyük bir coşkuyla kutlandı.

Tabii, ben böylesine özel günleri -özellikle bunu Ali Mahir Bey'e ifade etmek istiyorum- olumlu anlamda kullanmayı, değerlendirmeyi; burayı memleket için bir birleştirici unsur olarak ifade etmeyi çok anlamlı buluyorum. Yani önce girizgâhta bir olumlu cümle ama hemen akabinde bütün o olumlu cümleleri yerle yeksan eden bir üslupla konuşmayı 19 Mayısa, 23 Nisana, bizi birleştiren bu özel günlere bir haksızlık olarak görüyorum. Türkiye'nin birleştiği bugünlerde, biz de Türkiye Büyük Millet Meclisinde, en azından birkaç dakika olsun birleşebilmeliyiz diye düşünüyorum.

Ben de 19 Mayısı, bir kez daha, Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı kutluyorum. Gençlerimiz için de çok anlamlı bir gün. Gençler de her bir gencimiz kendi arzu ettiği şekilde bugünü kutlamış oldu. Biz de pek çok törenler, etkinlikler yaptık. Eğlence programları da elbette yapıldı, gençler bir araya geldi. Bugün yapılan konuşmalarda da zaten bunlar ifade edildi.

Şimdi, Sayın Uğur Poyraz bir konuşma yaptı Çanakkale'deki hâkimle alakalı olarak. Kendisi 5 Mayısta -Adalet Bakanlığından yeniden bilgileri aldım- açığa alındı. Çok hızlı bir soruşturma başlatıldı. Haberlerde okuduğumuz şeyler asla kabul edilemez. Böyle bir şey olması hâlinde, zaten Adalet Bakanlığı yapması gerekenleri çok hızlıca yaparak, hem soruşturma hem açığa alarak... Diğer olaylarda da bunun maalesef birkaç tane örneği oldu. Hatta kadın hâkim ve savcılarda oluyor olması, benim için ayrıca üzüntü verici bir olaydır. Böyle bakıldığı zaman, Bakanlığımız elinden geleni yapmıştır, aynı zamanda HSYK de devreye girmiş bu konuyla ilgili olarak.

Bu süreçler tamamlanacaktır ve alması gereken bir ceza varsa da -hâkim, savcı hiç fark etmez- suç işleyen her kimse muhakkak cezasını alacaktır ama burada da bunu genele şamil hâle getirmemek lazım yani ülkemizde hâkimlik, savcılık çok zor meslekler ve onurla, sabırla, büyük bir özveriyle çalışan çok değerli insanlar var. Daha dün Ankara'da görev yapan genç bir hâkim hanımefendiyle tesadüfen karşılaştım ve dinledim. Onları da ilzam etmemek lazım yani çok zor bir iş ifa ediyorlar.

Bu arada, tabii, sizi de şanslı buldum yani arabalı hukuk fakültesi öğrencisi statüsüne geçmek güzel bir şey öğrencilik yıllarında, o yüzden o heyecanı tahmin edebiliyorum diye düşünüyorum.

Bir diğer konu Mersin'deki hadise, bununla alakalı daha detaylı bilgi rica ettim İçişleri Bakanlığından. Tabii, burada Jandarma bölgesinde gerçekleşen bir olay var Ali Mahir Bey ve olayın da Jandarmaya intikalinde bir gecikme var ama nihayetinde bu konuyla alakalı elime geçen bilgiyi de gün içerisinde sizinle daha detaylı paylaşacağım.

ALİ MAHİR BAŞARIR (Mersin) - Çok sevinirim.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Çok üzüntü verici bir hadise. Tekirdağ'da da böyle çok benzer bir olay yaşandı, orada da 2 polisimiz şehit oldu. Bunları yan yana koyduğumuzda sadece "Akıl sağlığı yerindedir." deyip geçilemeyecek bir mesele, her anlamda bunu değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Bireysel silahlanmayla ilgili olarak da daha sıkı bir şey yapmamız gerektiği kanaatindeyim yani başta milletvekilleri olmak üzere ben de bireysel silahlanmaya karşı olan insanlardan biriyim. Milletvekillerimize de sormak lazım yani kaç vekil arkadaşımızın kaçar tane silahı var, bu da önemli. Eğer bir şey yapacaksak önce kendimizden başlamamız lazım.

Şimdi, olumlu da bir şey söyleyeceğim ama ona gelmeden önce Ali Mahir Bey'in şu "Sata sata memleketi yirmi beş yıl yönetmişler." ifadesine geleceğim. "Yirmi beş yılı kutlayacak mısınız?" dediniz. Doğrusu, memleketi kaç yıldır yönettiğimizin en iyi sizin farkında olmanız lazım çünkü bu, sata sata falan olan bir iş değil, bu tek tek oy toplaya toplaya oluyor. Yirmi beş sene kapıları çalıyorsunuz, tek tek kendinizi anlatıyorsunuz ekranlarda, çarşıda, pazarda. Bu böyle küçümsenebilecek bir şey değil yani bu olağanüstü bir şey, yani dünyada örneği çok az olan, neredeyse hiç yok yani, yirmi beş yıldır fasılasız iktidar olmak çok ama çok tarifi zor bir iş.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın, buyurun.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Eğer siz bunu küçümsüyorsanız bence bize rey veren, bizi iktidara getiren vatandaşları küçümsüyorsunuz demektir.

YÜKSEL TAŞKIN (İzmir) - Bence siz küçümsüyorsunuz, diploma iptal ediyorsunuz o yüzden. Siz küçümsüyorsunuz, Ekrem Bey'in diplomasıyla oynamayın.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Siz küçümsüyorsunuz bunu maalesef ve hiç bununla alakası yok konunun. Lütfen laf atmayın, zaten gerekirse Ali Başkanınız...

YÜKSEL TAŞKIN (İzmir) - Çok var, çok var.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Laf atmamanızı rica ediyorum, ben ifademi tamamlayayım.

Velhasılıkelam, bu konu küçümsenecek bir konu değildir. Biz tek tek oylarımızı alıyoruz. Ha, siz kendiniz bilemiyorum yani yaptığınız kongrelerde satın alarak bazı şeyleri yaptığınız iddiası var, buradan yola çıkarak böyle düşünüyorsanız bilemem yani, onu bilemem ama bizim oyumuz helaldir. Vatandaşımız, bize oyunu helal ederek sandığa gelmiş, vermiştir ve çok muazzam bir iş başarmıştır AK PARTİ bugüne kadar Sayın Cumhurbaşkanımızla beraber, bunu da bir kez daha ifade etmek istiyorum.

Şimdi, geleceğim, bir tane de kendi gündemimde olumlu bir şey ifade etmek istiyorum: Bu hafta aynı zamanda...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - Müze meselesini çok önemseyenlerdenim, kendi vekillik yaptığım illerde de müzeleri ayrıca yakından takip etmeye çalışıyorum. Gittiğim farklı ülkelerde de her zaman ilgimi çeken bir konu olmuştur. Türkiye'de müzecilik faaliyetinde muazzam bir gelişim yaşandı son yirmi beş yılda. Daha evvel 7 milyon ziyaretçi sayısı 33 milyona geldi. Geceleri artık müzeleri ziyaret etmek mümkün. Gece ziyaretleri 600 bin insana ulaştı ve böyle baktığımız zaman, yurt dışına kaçırılan eserlerin getirilmesinde de büyük bir özveri var: 13 bin eser tekrar Türkiye'ye getirildi ve aynı zamanda UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki varlık sayımız da 22'ye çıktı, bunu da ifade etmek istiyorum.

Yarın birçok milletvekili arkadaşımız -Grubumuzdan da, diğer siyasi partilerden de milletvekili arkadaşlarımız- hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklara gidecekler. İslam âlemi için çok önemli bir hafta ve devamında da işte, Kurban Bayramı geliyor, ben bu anlamda arkadaşlarımızın...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Buyurun, tamamlayın.

ÖZLEM ZENGİN (İstanbul) - ...selametle gidip gelmeleri için tüm vatandaşlarımızla beraber dua ediyorum ve şimdiden insanlarımızın, vatandaşlarımızın Kurban Bayramı'nı tebrik ediyorum.

Teşekkür ederim.