GENEL KURUL KONUŞMASI
Konu:
Yasama Yılı:4
Birleşim:95
Tarih:14.05.2026

İDRİS ŞAHİN (Ankara) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Arkadaşlarımızın vermiş olduğu önergede net bir şekilde Parlamentonun yetki alanına giren bir konunun Cumhurbaşkanlığına devrine ilişkin bir düzenleme var ki bu yasamanın uhdesinde olan bir yetkinin yürütmeye devri, hiçbir şekilde kabul edilebilir değil. Değerli milletvekilleri, defalarca buradan ifade ediyoruz, sonuç itibarıyla, eğer biz güçler ayrılığı kuramına inanıyorsak -ve inandığımızdan da eminiz çünkü mevcut anayasa bunu emrediyor- yasamanın yetkilerinin bir kısmının yürütmeye böyle keyfî bir şekilde, sınırsız yetki kullanımı şeklinde devrini doğru bulmadığımızı ifade etmek isterim.

Değerli milletvekilleri, bugün özü itibarıyla 6'ncı maddede konuşacaktım, bir milletvekili arkadaşımızın yerine şu an itibarıyla 5'inci maddede konuşuyorum ancak 6'ncı maddeye dair bir hususu burada zikretmek durumundayım. Bugün önümüze getirilen kanun teklifi, yorgun iktidarın her zaman yaptığı gibi spotlar altında makyajlı başlıklar ihtiva ediyor. Teklifin 6'ncı maddesi teknik bir yatırım düzenlemesi gibi sunuluyor, "Nitelikli hizmet merkezi." deniliyor, "Türkiye'yi bölgesel merkez yapacağız." deniliyor; kâğıdı parlak, sunumu cazip, gelin, o yaldızları bir bir sökelim. Bunun altında ne var 6'ncı maddede? Onu Genel Kurula açık bir şekilde paylaşalım. Maddenin içerisine konmuş 2 kelimelik Truva atına bakalım. "Hukuk danışmanlığı" ibaresi. Hukuk hizmeti teşvik paketine iliştirilecek bir gelir kalemi, sermayenin hizmet sepetine eklenecek bir ürün değildir değerli milletvekilleri. Savunma hakkının, adil yargılanma güvencesinin ve hukuk devletinin bizzat temas ettiği yegâne alandır.

Bu ülkede avukatlık 1136 sayılı Kanun uyarınca kanun koyucunun yani Meclisin açık iradesiyle yalnızca baroya kayıtlı avukatlar tarafından yerine getirilecek son derece önemli bir kamu hizmetidir. Aynı Avukatlık Kanunu avukatların bir araya gelmesini ticari bir şirket modeliyle değil, avukatlık ortaklığı rejimiyle düzenlemiştir çünkü amaç hissedar kârı değil, vatandaşın hakkını ve hukukunu savunmaktır. Şimdi ise ne yazık ki bu yapının arkasından dolanılıyor. Mütekabiliyet şartı, Avukatlık Kanunu'nun 35'inci maddesi, alan sınırlanması ve baro denetimi yerinde dururken bir torba teklifin faaliyet listesine hukuk danışmanlığı ekleniyor. İşte, bunun için diyoruz: Gelin, bir düzenleme yaparken konunun muhataplarıyla istişare edin. Barolar Birliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi komisyonundan geçinceye kadar bu maddeden haberi yok arkadaşlar. Demokraside sadece ve sadece seçilmişler eliyle yönetilen bir sistem değil, aynı zamanda sivil toplumun, kamu hizmeti gören kurumların da görüşü alınarak bu yasa tekliflerinin hazırlanması gerekir. Pek çok avukat arkadaşımız bu kanun teklifiyle bindiği dalı kestiğinin acaba farkında mı? Bakınız, verilen söz şu: Hukuk danışmanlığı ve bu hukuk danışmanlığı içerisinde yabancıların Türkiye'de dilediği gibi at oynatabileceği ancak 1136 sayılı Kanun'a tabi olan avukatların mağdur edileceği bir düzenleme... Beklentimiz şu: Elbette ki önümüzdeki süreç içerisinde 6'ncı maddede hiç olmazsa iktidar temsilcilerinin biraz daha makul bir öneriyle, iyi yazılmış bir cümleyle bunu düzeltmesini bekliyoruz. Bir önerge hazırlığı var, onu da sağlıklı hazırlamamışlar, onu da düzgün kaleme almamışlar çünkü acele ediyorlar arkadaşlar. Biraz önce de ifade ettik, bu kanunlar yapılırken sağlıklı bir irdelemeden geçilmeli, iyi düşünülmeli, tartışılmalı ve hatalı bir süreç Genel Kurulda değil, komisyonlarda düzeltilmeli. O yüzden, bir kez daha ifade ediyoruz ki bu yanlıştan bir an önce dönülmeli ve 6'ncı madde, avukatlara yönelik kısıt bir an önce sonlandırılmalı.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKAN - Tamamlayın lütfen.

İDRİS ŞAHİN (Devamla) - Bir diğer husus, bu kanunun tümüne baktığınızda, esnafımız açısından dükkânların ışığı sönerken plazalarda şenlik var arkadaşlar bu kanunla birlikte. Sokaktaki esnaf yüksek kira ve faturalar altında ezilip dükkân kapatırken bu kanunla sadece belirli bir zümrenin serveti güvence altına alınmakta. Helal kazanca engel, kirli paraya ödül var bu kanunla birlikte. Tarihin en yalnız dönemini yaşıyor esnaf. Kendisiyle alakalı düzenlemelerde iktidar en ufak bir şekilde adım atmazken adaletsiz vergi, vicdansız sistemle esnafımız ezim ezim eziliyor ve bunu bir deftere yazıyor. O defter inşallah en kısa süre içerisinde gelecek olan seçim sandığıdır diyoruz ve o gün esnaf sizinle hesaplaşacak.

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (YENİ YOL ve CHP sıralarından alkışlar)