| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 95 |
| Tarih: | 14.05.2026 |
BURAK DALGIN (Balıkesir) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Şu fotoğrafı herhâlde hatırlıyorsunuz diye düşünüyorum. Bu, 2 Mayıs 2021 gününden bir fotoğraf; bir vatandaşımız denize girdiği için ceza yiyor Covid günlerinde. Savunması da şu: "İleride 3 tane yabancı denize giriyor, onlara ceza kesmiyorsunuz." diyor. Jandarmalar da diyor ki: "Yabancılara serbest, Türk vatandaşlarına yasak." Vatandaşımıza ceza kesiliyor, sonranda Allah'tan ceza iptal edildi. Şimdi, bu beş sene önceki fotoğrafı niye gösteriyorum? Bu elimizdeki kanun teklifi bu fotoğrafın aynısı. Yani yabancıya mübah olan şeyin, yabancıya uygun olan şeyin Türk vatandaşına yasak olmasının kanunuyla karşı karşıyayız.
Şimdi, değerli arkadaşlar, ekonomide riski ya öngörülebilirlikle, güvenle düşürürsünüz ya da düşüremiyorsanız 3 şeyden 1'ini yaparsınız; beraber tabloya bir bakalım. Ya yüksek faiz verirsiniz, ya "Nerede olursa olsun parayı getir." dersiniz veyahut da kapitülasyon verirsiniz. Maalesef, ekonomideki beceriksizliğin bedelini her 3'ünü de yapılarak karşılıyor karşımızdaki Hükûmet. Kurban Bayramı yaklaşıyor -faizle başlayalım- sadece üç haftalık faiz parasıyla emeklilerimize ve hak sahiplerimize, dullara, yetimlere 14 bin liralık ikramiye verebilirdi bu Hükûmet. Üç haftalık faiz parasıyla en azından vatandaşımız iki bayramda bir asgari ücret kadar ikramiye almış olurdu, kurbanın en azından büyük bir kısmını ödemiş olurdu. Bu tercih edilmedi, yüksek faiz tercih edildi.
İkincisi: Kaynağı belirsiz sermayeye "Ne olursan ol gel." deniyor maalesef, bu kanun da bunu söylüyor. Yani diyor ki: "Sen bir narkoterör örgütünün lideriysen, oranın parasını yönetiyorsan da getir parayı, sormayacağım; sen Epstein'sen de getir parayı sormayacağım; kim olursan ol getir parayı sormayacağım." diyor; karşımızdaki mekanizma bu.
Şimdi, burada çok temel bir mesele var, İstanbul'un finans merkezi olması konuşuluyor. Değerli arkadaşlar, finansın en temel kuralıdır: Kötü para, iyi parayı kovar. Biz Türkiye'ye kaynağı belirsiz parayı, sistem dışı parayı boca edersek buraya gelmesi düşünülen kurumsal para da zaten gelemez. Yani o anlamda İstanbul Finans Merkezi'nin de ayağına kurşun sıkan bir yasayla karşı karşıyayız. En önemlisi, kapitülasyonlarla karşı karşıyayız. Ülkemiz bunun acısını yüz elli sene önce, yüz sene önce çekti; âdeta bir dünya savaşı ve bir İstiklal Harbi neticesinde bundan kurtuldu, tıpkı Suudi yatırımcılara verilen güneş enerjisindeki imtiyaz gibi bu kanunda da belli yabancı yatırımcılara imtiyazlar veriliyor. Yerli yatırımcı olmak enayilik değil arkadaşlar. Niye bu işler sadece yabancı yatırımcılara veriliyor? Neden yirmi yıl süreli vergi teşvikleri sadece yeni gelen yabancılara veriliyor? Türkiye'de hâlihazırda iş yapmak, Türkiye'de yerli olmak o kadar kötü bir şey değil yani. Sayın Mehmet Şimşek "Local people." deyip bu kesimi aşağılıyor, "Vergi versinler ve sussunlar." diyor da o iş o kadar kolay değil, o orta direğin güvencesi olan, sözcüsü olan biz varız karşınızda.
Değerli arkadaşlar, şimdi, bu yabancı yatırımcıya avantaj meselesi iki hafta önce gazetede yayımlandı, uyuduk uyandık komisyona geldi, uyuduk uyandık bir baktık Genel Kurulda. Şimdi, Allah aşkına, madem bu işler bu kadar hızlı yürüyebiliyor, ben size 5 tane kısa vadeli adım söylüyorum. Bakın, kırk sekiz saatte çözülür, memlekete de nefes aldırmış olursunuz, hükûmetin de hanesine yazar yani bir siyasi görüşle de söylemiyorum bunu. Birincisi, KOBİ'lerin KDV alacağını ödeyin, insanların parasını devletin kasasında tutmayın, ödeyin. Her ay yüzde 5 fonlama maliyetiyle o parayı insanlar ödüyorlar. İkincisi, esnafa makul taksitli, bir yıl ön ödemesiz düşük faizli ya da faizsiz bir yapılandırma sunun, SGK ve vergi yapılandırması yapın ama bugüne kadar borcunu tam ve zamanında ödeyen esnafa da bir "bonus" verin ki kanuna uymak cezalandırılmasın. Üçüncüsü, teknoloji girişimcilerinin teşvikleri gecikiyor, onu ödeyin. Dördüncüsü, çiftçiden ve şehir içi ulaşımdan alınan KDV ve ÖTV'yi benzinde ve mazotta sıfırlayın çünkü enflasyonda bir hareket etme etkisi yaratıyor. Beşincisi, gelir vergisi dilimlerini güncelleyin, orta direğin cebinde daha fazla para kalsın. Bunların hepsi kırk sekiz saatte yapılır, ipe un sermeye gerek yok. Meclis gerekiyorsa Meclis çalışır, gerekmiyorsa Sayın Cumhurbaşkanı kararnameyle bunları yapabilir. Bunun sevabı da hükûmete yazar. Buradan bu çağrıyı net bir şekilde yapıyorum.
Değerli arkadaşlar, elbette yabancı yatırımcı da gelsin, biz bunu isteriz ama vatandaşımız enayi yerine konmasın. Bu program sadece New York için değil Balıkesir için de çalışsın, sadece Londra için değil Konya için de çalışsın, sadece Dubai için değil Diyarbakır için de çalışsın. Bunu yapmak mümkündür, yeter ki şu tabloyu yaşamayalım.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (İYİ Parti ve YENİ YOL sıralarından alkışlar)