| Konu: | |
| Yasama Yılı: | 4 |
| Birleşim: | 95 |
| Tarih: | 14.05.2026 |
AYKUT KAYA (Antalya) - Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulumuzu ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.
Teklifin 3'üncü maddesiyle teknogirişim şirketlerinde çalışan personele verilen pay senetlerine ilişkin gelir vergisi istisnasının kapsamı genişletilmektedir. İlk bakışta teşvik gibi görünen bu düzenleme, çalışanlar arasında vergi avantajı bakımından yeni bir ayrım yaratma riski taşımaktadır. Ücret gelirleri üzerinden tanınan bir vergi istisnasının yalnızca belirli çalışan grupları için uygulanması, ücret gelirlerinin vergilendirilmesinde benzer durumda olan çalışanlar bakımından eşitlik ilkesini zedeleyebilir. Bu yönüyle düzenlemenin Anayasa’nın 10'uncu maddesinde güvence altına alınan eşitlik ilkesi bakımından yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Bugün yine bir torba yasayla birçok konuyu konuşuyoruz ama vatandaşın yıllardır çözüm bekleyen gerçek sorunları hâlâ gündeme gelmiyor. Bakın, Serik ilçemizde yıllardır bekleyen ciddi mülkiyet ve tapu sorunları var. Deniztepesi, Bilginler, Gebiz ve Akbaş Mahallelerimizde vatandaşlarımız sarı alan sorunu nedeniyle atalarından beri yaşadıkları yerlerde tapu alamıyorlar. Serik'in merkezindeki Cumhuriyet Mahalle'mizde ise yıllardır çözülemeyen zilliyet parselleri sorunu var. Vatandaşlarımız tapu alamadığı için satışları noter ya da muhtar üzerinden yapmak zorunda kalıyorlar; evlerini büyütemiyorlar, arsalarını bölemiyorlar. Mahallede sağlık ocağı yok, okul yok, banka şubesi yok; mağduriyete bakın. Orta Mahalle, Yeni Mahalle ve Akçaalan Mahallelerimizde ise 1950'lerden beri süren mülkiyet sorunu hâlâ çözülebilmiş değil. Vatandaşlarımız yıllardır kullandıkları yerlerin tapusunu alamıyor, sürekli dava süreçleriyle karşı karşıya kalıyorlar.
İktidara çağrıda bulunuyorum: Serik'te yıllardır çözülemeyen bu tapu ve mülkiyet sorunlarını bir torba yasanın içine koyun, vatandaşımızın hakkını koruyacak şekilde bu sorunları çözelim. Cumhuriyet Halk Partisi olarak da biz de desteğimizi verelim. Yeter ki Serikli hemşehrilerimiz daha fazla mağdur olmasın. (CHP sıralarından alkışlar)
Manavgat yeni devlet hastanesi inşaatı üç senedir temelden çıkamamış durumda. Yanlış yer seçimi nedeniyle projede ciddi zemin iyileştirme maliyetleri oluştu. Hastane anahtar teslim ihale bedeli 864 milyon TL. İddia ediyorum, bugün bu paranın neredeyse tamamı temel ve zemin iyileştirme çalışmalarına harcanmış durumda. Ciddi bir kamu zararı var. Hastanenin bitmesi iki yılı bulacaktır. Bu gecikmenin bedelini ise Manavgatlı hemşehrilerimiz sağlıklarıyla ödüyorlar. Mevcut hastanenin durumu ise içler acısı. Cildiye gibi kritik branşlarda randevu bulunamıyor. Acil yoğun bakım yetersiz, acil anjiyo yapılamıyor, stent takılamıyor. Vatandaşlarımız özel hastaneleri mahkûm olmuş durumda. İleri tedavi gereken durumlarda Antalya yollarında perişan oluyorlar. Mevcut hastane mutlaka güçlendirilmelidir. Sağlık Bakanlığından Manavgat'ımıza acilen anjiyo ünitesinin ve kalp damar cerrahi bölümünün kurulmasını, eksik branş ve hekimlerin tamamlanmasını, onkoloji merkezinin açılmasını, ileri düzey yenidoğan yoğun bakım ünitesini talep ediyoruz. Bu hastane bitse bile yeterli olmayacaktır. Bu nedenle bölgemize tam teşekküllü bir eğitim ve araştırma hastanesinin kazandırılmasını talep ediyoruz.
Geçtiğimiz hafta Alanya'mızda esnafımızı ziyaret ettim. Taksicisinden manavına, restorantçısından butikçisine, emlakçısından inşaatçısına kadar birçok esnafımız bir gecede getirilen ikamet kısıtlaması nedeniyle zor duruma düşmüştür. Antalya ve Alanya bölgesi bu uygulamalar nedeniyle milyarlarca dolar döviz kaybetmiştir. Sayın Mehmet Şimşek yeni yatırımcı çekmeye çalışırken biz elimizin altında ki nitelikli yabancı yatırımcıyı kaybettik. Mehmet Şimşek'e soruyorum: İstanbul Finans Merkezi Türkiye'ye katkı sağlayacak da Alanya başka ülkeye mi katkı sağlayacak? Geçtiğimiz kasım ayında bölgedeki sivil toplum kuruluşlarını Ankara'da topladınız, söz verdiniz, umut verdiniz ama sorun hâlâ çözülmedi. İkamet için ev alım bedeli 100 bin dolara düşürülmeli, mahalle bazlı kota kaldırılarak ilçe bazlı sisteme geçilmelidir. İktidarı bu sorunu çözmek için ivedilikle göreve davet ediyoruz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKAN - Tamamlayın, lütfen.
AYKUT KAYA (Devamla) - Bıçak kemiğe dayandı; bekleyecek zaman, sebep de kalmadı. Biz de bu sorunun çözümü için atılacak adımlara sonuna kadar destek vermeye hazırız. Bugün emekli vatandaşlarımız geçim sıkıntısıyla, hayat pahalılığıyla amansız bir mücadele veriyor. Kurban Bayramı yaklaşıyor ama emeklimizin evinde bayram sevinci değil, fatura, kira ve geçim kaygısı var. 2018'de bayram ikramiyesiyle kurban kesebilen emeklimiz bugün aldığı ikramiyeyle faturasını zor ödüyor, 2 poşeti zor dolduruyor, torununa harçlık veremiyor. Emeklimiz çarşıya pazara çıkamaz hâle gelmiştir. Emeklimiz etin tadını unutmuştur. Bir milletvekili olarak benim itirazım Avrupalı emekliler dinlenirken, dünyayı dolaşırken benim emeklim, benim emekli vatandaşım hayat mücadelesi vermektedir. Emeklilerimize müjde diye duyurulan 4 bin liralık bayram ikramiyesini kabul etmiyoruz. En az bir asgari ücret kadar ikramiye verilmelidir.
Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından "Bravo" sesleri, alkışlar)